Makaleler

İcra Takibinde Harçlar

Yazar: Alperen Zeyli

Bu yazımızda bir icra takibi sırasında alınan, alınması mümkün olunan harçlardan ve harçtan muafiyet durumlarından bahsedeceğiz.

İcra Takibinde Harçlar

Başvuru Harcı ve Peşin Harç

Bir takip başlatıldığı zaman bazı harçların ödenmesi gerekir. Öncelikle başvuru harcı ödenir. Bu harç takibin konusunun ne olduğu önemli olmaksızın alınır. Başvuru harcı maktudur, yani sabit bir miktardır (şu an 31,40 TL). Başvuru harcı yatırılmazsa takip başlatılamaz. Harç ödenmedikçe müteakip işlem başlatılamaz. Bunun dışında da ödenen diğer bir harç ise peşin harçtır. Bu da ‰5 oranında alınan bir harçtır ve Harçlar Kanunu madde 29’da düzenlenmiştir. Bu harç Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda (yani medeni yargıda) karar ve ilam harcının karşılığıdır ama karar ve ilam harcında oran ‰68’dir.

Peşin harç hangi durumlarda alınır?

Takipler ilamlı ve ilamsız icra takibi olmak üzere ikiye ayrılırlar. İlamsız icra takibinin konusu para ve teminat alacağıdır ve bu takiplerde binde 5 oranında peşin harç alınır. İlamlı icra takibinde ise peşin harç alınmaz. Çünkü ilamlı icra takibi yapılabilmesi için kural olarak kişinin elinde bir ilam (mahkeme kararı) olması gerekir ve zaten bu kararın alınabilmesi için önceden karar ve ilam harcı ödenmiş durumdadır. Dolayısıyla karar ve ilam harcının karşılığı olan peşin harç bu sefer alınmaz.

Bazı ilam niteliğinde belgeler vardır ve bu belgelerle icra takibi yapılıyor olabilir. Bu belgeye örnek olarak düzenleme şeklindeki noter senedi gösterilebilir. Bu belge ile yine ilamlı icra takibi yapılabilir ancak bu sefer peşin harcın ödenmesi gerekir. Çünkü bu belgenin öncesinde karar ve ilam harcına bağlı bir durum yoktur, bu yüzden peşin harç alınır.

İlam niteliğindeki belgelerden bir diğeri de mahkemede yapılan sulhlerdir. Sulh yapılınca hakim davanın konusuz kalmasına karar verir ve hakim sulh olunduğuna karar verir. Dolayısıyla yine karar ve ilam harcı alınacaktır, bu yüzden sulh ile birlikte ilamlı icra takibi açılacağı sırada yine peşin harç yatırılmasına gerek yoktur.

Davalarda karar ve ilam harcı binde 68’dir ama onun 1/4’ü peşin ödenir, 3/4’ü sonradan ödenir. Takip başlatıldıktan sonra üç gün içinde ödeme emri gönderilir ve borçlu yedi gün içinde itiraz ederse alacaklının itirazın geçici kaldırılması, itirazın kesin kaldırılması, itirazın iptali olmak üzere gidebileceği üç çeşit yol vardır ve burada şöyle bir durum vardır: İlamsız icra takibinde takip itirazla durursa ve alacaklı itirazın iptali davası açarsa ve bu davada alacaklı karar ve ilam harcı ödeneceği zaman önceden ödenen peşin harç karar ve ilam harcından mahsup edilir. Eğer karar ve ilam harcı ayrı olarak alınırsa icra dairesinden peşin harç geri istenebilir.

Tahsil Harcı

Bu harçlarla birlikte birde tahsil harcı vardır. Diğer adıyla icranın yerine getirilmesi harcıdır. Tahsil konusu para olan durumlarda söz konusu olan bir harçtır. Dolayısıyla bir çocuğun vekaletinden dolayı icra takibi başlatıldıysa çocuk tahsil edilemeyeceği için tahsil harcı söz konusu olmaz. Başka bir örnek olarak kiracının evden çıkarılması diye bir tahsil yoktur. Bunlar icranın yerine getirilmesidir. Dolayısıyla icranın yerine getirilmesi harcı alınır. Tahsil harcı konun para ve teminat olduğu durumlarda alınır. İcranın yerine getirilme harcı maktu (sabit), tahsil harcı ise nispidir. Yani tahsil harcı alacak miktarına göre değişkenlik gösterir. Bu harçlardan en nihayetinde haksız çıkan borçlu veya haksız çıkan alacaklı konumundaki kişi sorumlu olacaktır. Tahsil harcında ödendiği zamana göre değişen bir oran mevcuttur. Tahsil harcı tebliğden sonra hacizden önce ödenirse %4.55, hacizden sonra satıştan önce ödenirse %9.10, satıştan sonra ödenirse %11.38 oranında ödenir. Bu tahsil harcından sorumlu olan borçlunun kendisidir. Yani haciz yapılıp mallar paraya çevrilip ödeme yapıldığında devlet bu harcı bu paranın içinden kesmez. Satış parası alacaklıya doğrudan verilir, bunu ödeme sorumluluğu alacaklıdadır. Eğer borçludan alacağın tamamı tahsil edilemezse devlet kendi harç alacağını borçludan tahsil edilen kısım üzerinden alır geriye kalanı alacaklıya verir. Alacaklı açık kalan kısım için ileride her zaman takip açıp alacağını alabilir. Bu şekilde devlet kendi alacağını güvence altına almış olur. Eskiden uygulama bu şekilde değildi, önce alacaklının parasını verip sonra kendi alacağını takip ediyordu. Nispi harç her halükarda tahsil edildiğinde yerine getirilir ama icranın yerine getirilmesi harcı kural olarak devlet tarafından peşin olarak alınmaktadır.

Feragat Harcı

Tahsil harcına çok yakın görülen bir diğer harç ise feragat harcıdır. Tabir caizse borçlular bazı durumlarda tamamen köşeye sıkıştıklarını fark ettiklerinde harç ödemekten kaçınmak için alacaklıyla anlaşır ve parayı alacaklıya icra vasıtası olmadan elden öder ve alacaklıdan takibi geri çekmesini ister. Alacaklı takibi geri çekmek istediğinde ise feragat harcı ödemesi gerekecektir. Eğer feragat ödeme emrinden önce yapılırsa harç ödenmez, ödeme emrinin tebliğinden sonra fakat paraya çevirmeden önce feragat yapılırsa tahsil harcı miktarının yarısı kadar feragat harcı ödenmesi gerekir. Hangi oranda tahsil harcı ödeneceği bulunulan aşamaya bakılarak karar verilir. Yani bu durumda feragat harcı tahsil harcının yerine geçer. Eğer paraya çevirdikten sonra feragat yapılırsa bu durumda normalde alınacak olan tahsil harcının tamamı miktarında feragat harcı alınır. Yerine getirme harcında da aynı durum söz konusudur. Eğer feragat gerçekleşirse yerine getirme harcının yarısı kadar feragat harcı alınır ama bu harç devlet tarafından peşin alındığı için diğer yarısının alınması için devlete başvurmak gerekir. Başka bir şekilde yola çıkılacak olursa, alacaklı ile borçlu anlaştıktan sonra borçlu parayı elden ödediğinde alacaklı feragat harcı ödememek için hiçbir işlem yapmazsa ortaya hiçbir sonuç çıkmaz. Dosya icra dairesinde hep aynı şekilde kalır. Bu durumun gelişmesi şu şekilde olabilir: Mevcutta haciz vardır ve alacaklı satış istemediği için bir süre sonra haczin kaldırılması ara kararı alınabilir ama takibin iptali şeklinde bir ara kararın alınması mümkün olmayacaktır.

Cezaevi Harcı

Bir diğer harç ise cezaevi harcıdır. Bu harç için öncelikle konu para ve teminat mı yoksa diğerleri mi şeklinde bakılır. Yerine getirme harcının yarısı kadar ya da değeri belli olan durumlarda takip konusu olan şeyin %2’si kadar cezaevi harcı alınır. Bu harç cezaevlerine yardım manasında alınan bir harçtır ve bunu alacaklı öder, borçludan bu harç alınmaz. Borçlu haksız da çıksa bu harç miktarı sadece alacaklının cebinden çıkar.

Yenileme Harcı

Başka bir harç ise yenileme harcıdır. Bu harç dosya yenilendiğinde söz konusu olur. Burada da hangi durumlarda yenilendiğinde yenileme harcı söz konusu olur sorusu çıkar. Takip başlatıldıktan sonra ödeme emri gönderilir ve 7 gün içerisinde itiraz edilmezse takip kesinleşir. Haciz isteme süresi 1 yıldır. Bu bir yıllık sürenin başlangıcı kesinleşme anı değil, takibin başlatıldığı andır. Bir yıllık haciz isteme süresinde haciz istenmezse dosya işlemden kaldırılır. Bu durumda dosyayı yeniden işleme alabilmek için yenileme dilekçesi verilir, yenileme harcı ödenir. Kanunda yenileme harcı ile ilgili düzenleme yoktur, bu Yargıtay’da bahsi geçen bir konudur. Yargıtay’a göre yenileme harcı, başvuru harcı ve peşin harçtan oluşur. Yenileme harcı her halükarda alacaklıya aittir.

Giderler

Davalarda gider avansı ile birlikte bütün masraflar peşinen ödenir. İcrada durum bu şekilde seyretmez. İcrada masraf, yapılacağı zaman verilir. Masraf verilirse işlem yapılır, verilmezse yapılmaz. Mesela takip başlatıldığında masraf olarak tebligat ücreti verilir, borçlu itiraz ederse geri dönmesine ilişkin masraf ödenir. Tebligat ücreti ödenmezse ödeme emrinin tebliği olmaz. İleride haciz istenirse haciz ile ilgili ortaya çıkabilecek bütün masraflar peşinen ödenir. Gitmek için harcanan masraf, icra memuru dışarı çıkarıldığı için onun günlük masrafı ödenir. Haciz yapılacağı zaman tapuya yazı yazılması istenir ve bu yazı tebliğ edileceği zaman onun da masrafının verilmesi gerekir. Mallar haczedildiğinde muhafaza tedbiri uygulanmak istenirse yediemin deposu ücretinin de peşin olarak ödenmesi gerekir. Eşyaların taşınması için araç ve hamal tutulması gerekir, bunların paralarının da peşin olarak ödenmesi gerekir. Satış yapılacağı zaman gazetede verilen ilanın parası da bu masraflara dahildir. Fakat bu giderler daha sonra haksız çıkan borçludan alınır. Gider peşin ödenirse işlem yapılır. Bunun tek istisnası vardır, o da vekalet ücretidir. Alacaklı alacağını tahsil etmek için avukat tuttuysa buradaki vekalet ücreti önceden ödenen bir gider değildir. vekalet ücretinin miktarı alacaklı ile borçlu arasında yapılan sözleşmeye bakılmaksızın, icra müdürü tarafından avukatlık ücret tarifesine göre hesaplanır.

Bazı işlemler harçtan muaftır. Bununla ilgili Harçlar Kanunu’nun 13 ve 13/a maddeleri vardır, bununla birlikte özel kanunlarda düzenlemeler vardır. Kanunun belirlemesine göre alacak miktarı 50 TL’ye kadarsa takip başlatıldığında devlet alacaklıdan harç alamaz. Ticari senetler bu durumun dışındadır. İşçi icra takibinde bulunursa ondan harç alınmaz. Nafaka takip bedeli 100 TL’nin altındaysa harç bedeli alınmaz. İcra mahkemelerinin de bakmış olduğu bazı işlemlerde harç alınmaz. Örnek verilirse, şikayetin işlem düzeltilsin, işlem iptal edilsin, işlem yapılsın şeklinde üç türü vardır. İşlem iptal edilsin veya düzeltilsin şeklinde şikayette bulunulursa karar ve ilam harcı söz konusu olmayacaktır, sadece başvuru harcı söz konusu olacaktır. Eğer adli yardım mevcutsa buradaki harç geçici muafiyettedir. Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun, tüketici dava açarsa harçtan muaftır şeklinde bahseder ama kanun dava açarsa şeklinde belirtmiştir, takip durumunun bahsi geçmemektedir. Bu durumda takip harçlarından muaf olunmayacaktır.

Kaynaklar

İcra İflas Kanunu
Harçlar Kanunu
Pekcanıtez, Atalay, Sungurtekin Özkan, Özekes; İcra İflas Hukuku. İstanbul: Vedat Kitapçılık, 2017

Yorumunuzu Paylaşın