Makaleler

Cümle Türleri Nelerdir?

Yazar: Diba Bahadıroğlu

Türkçede, cümleler, yüklemlerine, ögelerin dizilişlerine gibi pek çok unsurun ayırımıyla çeşitli türlere ayrılır.

Cümle Türleri Nelerdir?

Müfredatımızda olan cümle türleri, bir nevi özet olarak incelenmiştir. Aslen cümle türleri dört ana başlıktan daha fazladır. Lakin, temel konu dört tane olarak belirlenmiştir. Biz, bu konuyu çekirdekten inceleyeceğiz, cümle türlerini açıklayacağız ve daha sonra başlıkların altına konuyla ilgili alıştırmalar yapıp en sona da karışık alıştırmalar yapıp konuyu bitireceğiz. Konu bitiminde alıştırmaların cevaplarını da vereceğiz. 

Cümle Nedir?

Cümle, muhataba bir mesaj iletmek ya da onu harekete geçirmek amacıyla kurulan, anlamlı söz yığınıdır. Cümleyi anlamlı kılan yüklemlerdir. Yüklem olmazsa cümle olmaz. Bu bakımdan her yüklem bir cümledir.

Örneğin:

1. Eve erken gel demiştim sana.

Bu cümlede iki yüklem vardır: GEL ve DEMİŞTİM. Bu bakımdan yukarıda iki adet cümle vardır. Peki, GEL ve DEMİŞTİM cümlelerin yüklem olduğunu nasıl anlarız?

Cümlede Yüklem Nasıl Bulunur?

Yüklem olmazsa cümle olmaz. Aynı mantıkla her yüklem de bir cümle sayılır. Bu bakımdan cümlenin olmazsa olmazı yüklemdir. Zaten yüklem yargı bildiren yegane ögedir.

Yüklemin bu özelliklerinden ötürü, kendisini cümle içinde bulmak oldukça kolaydır. Şöyle ki,

  • Yargı olabilecek ögeyi keşfet. 
  • O sözcüğü cümleden çıkar. Eğer cümle hala varsa o zaman o çıkardığın sözcük cümle değildir. Ama cümle ortadan kalkıyorsa o kaldırılan öge yüklemdir. 

Burada dikkat edilmesi gereken ise kelime gruplarını fark etmek. Örneğin bir isim tamlamasındaki tüm ögeleri çıkarmak lazım. Tamlamanın bir ögesini çıkarırsak yine anlam kaybolur. Ama siz kelime gruplarını karıştırıyorsanız kelime gruplarını fark edemiyorsanız direkt cümle var mı yok mu ona bakmalısınız. Yani yüklem olduğundan şüphe ettiğiniz sözcü cümleden çıkardığınız cümlenin anlamlı olup olmadığına değil cümlenin anlamsız olsa bile bir yargı bildirip bildirmediğine dikkat ediniz. Durumu, örnekle yeniden izah etmeye çalışalım:

Örnek: Törpü, dün gece mamasını bir çırpıda bitirmiş.

Bu örnekte sırasıyla ögeleri çıkarıp yüklemi bulmaya çalışalım:

Törpü, gece mamasını bir çırpıda bitirmiş > Cümle hala var.

Törpü, mamasını bir çırpıda bitirmiş > Cümle hala bir yargı bildiriyor.

Törpü, dün mamasını bir çırpıda bitirmiş > Cümle hala yargı bildiriyor.

Gece mamasını bir çırpıda bitirmiş. > Cümle hala yargı bildiriyor.

Bitirmiş. > Cümle hala var.

Törpü, dün gece mamasını bir çırpıda > Şu an cümle kalmadı. O halde bu cümlenin yüklemi BİTİRMİŞ sözüdür.

Cümle türlerini tespit için yüklemi bulmak çok önemlidir. En önemlisi, cümlenin basit mi yoksa karmaşık mı olduğunu ancak yüklem sayısına göre anlarız.

Cümle türleri, literatürde farklı görüşlerin sayesinde onlarca dala ayrılmıştır. Yalnız biz, müfredat dışına çıkmadan konuyu anlatacağız.

CÜMLE TÜRLERİ

Temel olarak cümle türleri aşağıdaki gibi ayrılmakta. Biz de bu temel ayrım üzerinden konuyu detaylandıracağız.


1. Yüklemin Türüne Göre Cümleler

Yüklemin türüne göre cümleler iki başlık altında incelenir: İsim cümleleri ve fiil cümleler. Bu cümleler en basit tanımıyla yüklemi isim ya da fiil olan cümleler olarak açıklayabiliriz. Peki bir cümledeki yüklemin isim mi fiil mi olduğunu nereden anlıyoruz? Ya da cümlede yüklemi nasıl anlarız?

  • Cümlede yüklemi nasıl anlarız?

Bu konuda daha ayrıntılı bilgi için “Cümlenin Ögeleri” adlı yazımızı okumanızı tavsiye ederiz. Ama daha özet bir bilgi verebiliriz. Yüklem, cümlenin yargısıdır. Yargı olmazsa cümle olmaz. Bu bakımdan cümleden yargıyı çıkardığınızda cümle ortadan kalkar. Tam da bu yüzden yüklemi anlamak, en azından anlam açısından, çok kolaydır.

Cümleden, yüklem olduğundan şüphe ettiğimiz sözcüğü cümleden çıkardığımızda cümle ortadan kalkarsa o zaman çıkarılan sözcük cümledir. Cümle, bize bir yargı bildiren, bir hüküm veren sözcük bütünüdür. Yüklem olmazsa, cümle bu işlevlerini yerine getiremez.

Örnek

Törpü, yataktan aşağıya düştü.

Bu cümlede sırasıyla sözcükleri çıkaralım:

Yataktan aşağıya düştü. >> Cümle var.

Törpü aşağıya düştü. >> Cümle var.

Törpü yataktan düştü. >> Cümle var.

Düştü. >> Cümle var.

Törpü, yataktan aşağıya düştü. >> Cümle ortadan kaybolur. O halde DÜŞTÜ yüklemdir.

• Cümledeki yüklemin isim mi fiil mi olduğunu nasıl anlarız?

Bunun iki yolu vardır aslında. Birisi anlam birisi de biçim bakımdan anlamaktır. Anlam bakımından eğer cümle bir eylemi anlatıyorsa cümle fiil cümlesidir, bir durumu anlatıyorsa isim cümlesidir. Biçim bakımından, yüklem FİİL +ZAMAN + KİŞİ şeklinde çekimlenmişse fiil cümlesi; yüklem İSİM +EK FİİL + KİŞİ şeklinde çekimlenmişse isim cümlesidir.

1. Örnek: Hava güneşliydi.

1. Örneğin açıklaması : Havanın durumunu bildirdiği ve yüklem bir eylem bildirmediği için bu cümlenin yüklemi olan GÜNEŞLİYDİ de bir isim olduğu için bu cümlede bir İSİM CÜMLESİDİR.

2. Örnek : Zülal, güneşleniyordu.

3. Örneğin açıklaması : Cümlenin yüklemi “GÜNEŞLENİYORDU” olarak görünüyor. Sözcükten zaman ve kişi eklerini çıkardığımızda geriye kalan GÜNEŞLENMEK eylemidir. Yüklem, fiil olduğu için bu cümle fiil cümlesidir.

1.1. İsim Cümlesi Nedir?

İsim cümlesi, yüklemi isim olan cümlelerdir. Yalnız isimler, kendi arasında 6 kola ayrıldığı için bu kolların hepsi yüklem olabilir. Yani yüklem, sıfattan, zarftan, zamirden, ünlemden ve isimden oluşabilir. Ayrıntılı bilgi için “Sözcük Türleri” adlı yazımızı okuyabilirsiniz.

İsim cümlesinde çekim İSİM +ZAMAN (EK FİİL)+ ZAMAN şeklinde olur. Normal şartlarda dört zaman ve dört dilek kipi yani sekiz adet kip varken isimler yalnızca bunlardan dört tanesini alır. Buna da ek fiil denir.

  • Ek Fiil Nedir?

Ek fiil, Türkçede iki görevi üstlenir:

1. İsmi yüklem haline getirir.

2. Hâlihazırda çekimli bir fiili, yani bir tek zamanlı olan fiili, başka bir zaman ekiyle çekimleyip başka bir anlam ortaya çıkarmak.

Bizi ilgilendiren, ismi yüklem yapma durumu. İsmi yüklem yapan da fiili çift zamanla ifade eden ek fiil, sadece dört zamanı içerir:

a. Görülen Geçmiş Zaman ( - dı, - di, -du, -dü, -tı, - tu, -tü, -ti ): idi

b. Öğrenilen Geçmiş Zaman ( -mış, -miş, -muş, -müş ) : imiş

c. Ek Fiilin Şartı ( -sa, -se) : ise

d. Ek Fiilin Geniş Zamanı ( -dır, -dir, - dur, -dür, -tır, - tir, - tur, -tür): Bu ek her zaman biçim olarak görülmez.

İsimlerin yüklem olması için yardımcı fiil gereklidir. Yardımcı fiiller Türkçede etmek, kılmak, olmak gibi eklerin yanında, eskiden kullanılmış ama şimdi kalıplaşmış i-mek fiiliyle de yapılır. İşte, İDİ, İMİŞ eklerindeki İ, bu fiildir. Ama kalıplaştığı için artık bunu farkına varmayız.

Örnekler

- Dün arkadaşlarımla birlikte kütüphanedeydim. > KÜTÜPHANEDEYDİM; Görülen Geçmiş Zaman

- Dün arkadaşlarımla birlikte kütüphanede idim. > KÜTÜPHANEDE İDİM.

- Dün arkadaşlarıyla birlikte kütüphanedeymiş. > KÜTÜPHANEDEYMİŞ; Öğrenilen Geçmiş Zaman

- Dün arkadaşlarıyla birlikte kütüphanede imiş. > KÜTÜPHANEDEY İMİŞ.

- Dün arkadaşlarınla birlikte kütüphanedeysen bugün buraya gelen kimdi? > KÜTÜPHANEDEYSEN; Şart Kipi

- Dün arkadaşlarınla birlikte kütüphanede isen bugün buraya gelen kimdi? > KÜTÜPHANEDE İSEN

- Kesin, arkadaşlarıyla birlikte kütüphanededir. > KÜTÜPHANEDEDİR; Geniş Zaman

- Arkadaşlarıyla birlikte kütüphanede. > KÜTÜPHANEDE.

İsim Cümlelerinde Anlam Nedir?

İsim cümlelerinin yüklemi, ZARF, ZAMİR, SIFAT, ÜNLEM, SIFAT TAMLAMASI, İSİM TAMLAMASI olabilir. Bu bakımdan bu cümleler bir eylemi değil bir durumu anlatırlar. Bu cümlelerde yine yargı vardır. Bu yargı da ek fiil ve kişi eki alan isimde toplanır. Dikkat edilmesi gereken nokta, ismin yüklem olduğu durumlarda yüklemin birden fazla ögeden oluşabileceğidir.

İsim cümlesiyle ilgili örnekler

a. Sevgi emektir.

b. Hayatta tek bir emel vardır, o da çalışmaktır.

c. Gördüğüm en güzel kızsın sen.

d. Üretmeyen tüm ülkeler, köle kalmaya mahkûmdur.


1.2. Fiil cümlesi

Yüklemi, fiil olan cümlelerdir. Cümle, bir eylem bildirir. Bu eylem, ek fiil de alabilir. Ama bu ek fiil, isim cümlesinde olduğu gibi tek bir zaman anlamı taşımaz. Çift katmanlı bir eylem oluşur. Bu eylem de yalnızca zaman bildirmez. Başka anlamlar da verir. Bu duruma dikkat etmek gerekir.

Örnekler

• Aramızda iyi şeyler olabilirdi.

Yormasaydık gönlümüzü karanlıkla.

• Doğruyu söylemelisin.

• Hiç mi mutlu olmadık seninle?

• İçimizde çiçekler açabilirdi.

Geldim, gördüm, gidiyorum.

Fiil cümlelerinde, bazen deyimler ya da kalıp sözler yargı olabilir. Bu durumda, fiil cümlesi de olsa yargı bir söz grubundan oluşmuş olur. Bu duruma dikkat etmeliyiz.

Örnekler

• Ben asla bunları hak etmedim.

• Her ne kadar dinlemek istemesem de söylediklerine kulak misafiri oldum.

• Yaptıkların için çok teşekkür ederim.

• Yine düşünceler dalmıştık.

• Bana yalan söylediğini öğrenince küplere bindim.

Uyarı: Her iki cümle türünde de sesteş dediğimiz, yazılışları aynı ama anlamları farklı sözcüklere dikkat etmek gerekir. Anlama bakmadan, bu cümlelerdeki sesteş yargının isim mi fiil mi olduğunu anlamak imkansızdır.

2. Yüklemin Yerine Göre Cümleler

Her yüklem bir yargı, yani cümlenin temelini oluşturan ve cümleden çıkarılınca cümlenin kaybolduğu ögelerdir. Ama yargı yani yüklem, her zaman cümlenin sonunda olmaz. Başında ya da ortasında olduğu gibi cümlede yüklem hiç olmayabilir de. Yüklemin yerine göre cümleler adlı başlık da bu konuyu işlemektedir. Bu konuyu farklı kaynaklarda ögelerin dizilişine göre cümleler diye de görmekteyiz.

2.1. Kurallı ( Düz ) Cümleler

Bu cümleler, klasik, özne – tümleç – yüklem dizilimindeki cümlelerdir. Yani yüklem sonda olur.

Örnekler

• Bugün sana geleceğiz.

• Seninle birlikte olmaktan keyif alıyorum.

• Yazı yazmaktan sıkıldım.

• Burası tıklım tıklım doluydu.

• Yediği her şey abur cuburdu.

• Yarın doğum günümü mü kutlayacaksınız?

2.2. Devrik ( Kuralsız ) Cümleler

Bu cümlelerde, yüklem sonda olmaz. Başta ya da ortada olabilir.

Örnekler

• En güzel kadınsın gördüğüm sen.

( Sen, gördüğüm en güzel kadınsın)

• Garip bir his, dans etmek.

 ( Dans etmek garip bir his)

• Yok, yerim yurdum

 ( Yerim yurdum yok.)

• Yine sevebilirim seni.

( Seni, yine sevebilirim)

• Gördün mü olanları?

( Olanları gördün mü?)

• Korkma ! Sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak.

( Korkma! Bu şafaklarda yüzen al sancak sönmez)

2.3. Eksiltili Cümleler

 Bu cümlelerde, cümleyi cümle yapan unsur olan yargı yoktur. Cümlenin bağlamından yüklem var gibi algılanabilir ama somut olan yani gözle görülen bir yüklem yoktur. Ayrıca eksiltili cümlelerin sonuna üç nokta (…) konur. İki nokta (..) konmaz ki zaten Türkçede bu şekilde bir işaret yoktur.

Eksiltili cümleler, genelde şiir dilinde ve edebî eserlerde görülür.

Örnekler

• Gün sonu yorgunluğumuz için…

• Ne dert ne keder…

• İşte âşık olmak, işte sevmek, işte aşk için deli olmak…

• Yüreğimin getirdiği her şey…

3. Anlamına Göre Cümleler

Burada, cümlelerin öge dizilişlerinin bir önemi yoktur. Bu durum, cümledeki duyguya ve yargıya göre bir sıralamadır. Bu şartlar doğrultusunda anlamına göre cümleler beş başlıkta incelenir. Aslen, bu başlıklar çok daha fazladır lakin lise ve dengi okullarla konular bu başlıklarla sınırlandırılmıştır.

3.1. Olumlu Cümleler

Bu cümlelerde, cümlenin temeli olan yüklem yani yargı, gösterdiği işi gerçekleştirmiştir. Ek bazında –ma, -me ve –maz ile –mez eklerini; “yok” ve “değil” olumsuzlaştırıcılarını almaz.

Uyarı: Yargı, cümlenin temelidir. Yani yüklemdir. Yüklem, isimse farklı fiilse farklı olumsuzlaştırıcı ekler / sözcükler alır.

Olumlu cümlede, eylemin gerçekleşip gerçekleşmediğine bakarız. Ahlakî açıdan eylemin doğru olup olmadığına bakmayız. Örneğin “Hırsızlık yaptı” cümlesi olumlu bir cümle, “Hırsızlık yapmadı” cümlesi olumsuz cümledir. Aynı keza yüklemin devrik ya da düz olması da cümleyi olumlu veya olumsuz yapmaz.

Örnekler

• Üretmek güçtür.

• Evde, herkes sağlıklı beslenmeye, spor yapmaya başladı.

• Türk askeri cesurdur.

• Sanatsız kalan toplumun hayat damarlarından birisi kopmuştur. ( M.Kemal Atatürk)

3.2. Olumsuz Cümleler

Olumsuz cümlenin tersine, yargı gerçekleşmemiştir. Ek bazında –ma, -me ve –maz ile –mez eklerini alır. Eğer yargı isimse “değil” ve “yok” olumsuzlaştırıcılarını alır.

Uyarı : Bir cümlede iki tane olumsuzlaştırıcı varsa o cümle anlamca olumludur. Bu bakımdan bahsi geçen olumsuzlaştırıcılar bir tane olmalıdır.

Örnekler

- Buraya gelme

- Kalemim yoktu.

- Benim seçtiğim model bu değildi.

- Fazla bekleme, bu saatten sonra buraya gelmez; soğuk alma daha fazla.

Uyarı : Bir cümlede iki adet olumsuzlaştırıcı ek ya da sözcük varsa, o cümle yapı bakımından olumsuz ama anlam bakımından olumludur.

Örnekler

• Seni fark etmiyor değilim. ( Seni fark ediyorum anlamına gelir.)

• Sana iyi haberlerim yok değil. ( Sana iyi haberlerim var anlamına geliyor)

• Bu zamana kadar yaptıkların görmüyor değiliz. ( Görüyoruz anlamına gelmektedir)

Uyarı : Bir cümlede hiçbir olumsuzlaştırıcı olmadan sadece bağlaçlarla anlam olumsuz olabilir. Bu tür cümlelere yapı bakımından olumlu anlam bakımından olumsuz cümleler denir. En çok “ne …. ne” bağlacı kullanılır.

Örnekler

- Ne yardan ne serden geçerim.

- Ne sen sor ne de ben söyleyeyim.

3.3. Şart Cümlesi

Bir cümlede iki adet yargı vardır. Fakat, bir yargının oluşumu, diğer bir yargının gerçekleşme şartına bağlanmıştır. Bazen, cümlelerde, şart bildiren kısım tek bir sözcükten oluşan sözcükler de olabilir.

Şart kipi olan –sa / -se eki isme de gelse fiile de gelsen şart anlamı verir. Şart cümlelerinde de iki adet yargı olduğu için bu yargılardan birisi şart kipini alır ve cümlenin şart kısmını oluşturur; diğer kısım ise sonuç kısmını teşkil eder.

Örnekler

• Buraya gelirsen / anlaşabilirsiniz. > 1. Cümle Şart, 2. Cümle Sonuç

• Eğer o sensen / başımıza çok büyük çorap ördün demektir. > 1. Cümle Şart, 2.Cümle Sonuç

• Hemen karar verirdin /eğer yerimde olsaydın. > 1. Cümle Sonuç / 2. Cümle Şart

• Bunu sen yaptıysan / söyle. > 1. Cümle Şart, 2. Cümle Sonuç

3.4. Ünlem Cümlesi

Duygu bildiren cümlelerin sonuna ünlem işareti konur. Heyecan, şaşkınlık, kızgınlık, tedirginlik, seslenme… bildiren cümleler hem ünlem cümlesidir hem de bu cümlelerin sonuna nokta değil, ünlem işareti konur.

Örnekler

- Buraya neden geldin ki !

- Okuduğum en etkileyici kitaptı !

- Seni gördüğüme çok sevindim !

- Ey Türk Gençliği ! Birinci vazifen Türk istiklalini ve cumhuriyetini ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir.

3.5. Soru Cümlesi

Soru cümleleri, muhataptan yani cümleyi ilettiğimiz kişiden bir dönüt yani cevap beklediğimiz cümlelerdir. Bu bakımdan sonuna soru işareti konur. Soru cümlelerinde bazen soru anlamlı olan ama cevap beklenemeyen sözde soru cümleleri olabilir. Sözde soru cümlelerinin sonuna nokta, ünlem ya da soru işareti konulur.

Örnekler

- Bunu yaparken beni hiç mi düşünmedin? ( Sözde soru cümlesi, amaç cevap almak değil)

- Buraya nasıl geldin? ( Gerçek soru cümlesi)

- Güzel mi güzel bir kız geldi bugün buraya. ( Sözde soru cümlesi, amaç cevap almak değil)

- Burada oturan yaşlı adamı görüyor musun? ( Gerçek soru cümlesi)

4. Yapısına Göre Cümleler

Bu başlık altında incelenecek cümleler, yargılarına göre sınıflanacaktır. Yargı, cümlede alıcıya iletmek istediğimiz asıl mesajdır. Ama her cümlede bir tane yargı olacak diye bir kural yoktur. Bir cümlede birden fazla yargı olabilir. Bunun yanı sıra bir cümlede tam olarak yargı bildirmeyen, yargıcık ya da cümlecik adı verilen fiilimsiler olabilir. Bu başlıkta, bu tür cümleleri sınıflandırıp inceleyeceğiz.

Yalnız dikkat edilmesi gereken önemli bir durum var: Bir cümlenin uzun ya da kısa olması o cümlenin basit, karmaşık ya da birleşik olduğunu göstermez. Mutlaka, cümlede kaç yargı olduğuna bakılmalı ve fiilimsi olup olmadığı kontrol edilmelidir.

4.1. Basit Cümleler

Bu cümlelerin yapısında fiilimsi ya da birden fazla yargı yoktur. Bir yargıdan oluşan cümlelerdir.

Örnekler

- Buraya otobüsle geldim.

- Yarın okullar açılıyor.

- Evde yemek kalmamış.

- Türkiye’de, her yerde üniversite açılıyor.

4.2. Birleşik Cümleler

Bir cümlenin birleşik olmasının iki şartı bulunur: “Cümlede fiilimsi olması” ve “Cümlede iki adet yargı barındırması”. Başlıklar, bu şartlara göre sınıflandırılır.

4.2.1. Girişik Birleşik Cümleler

Bu cümlelerin içinde bir yargı olmasına rağmen fiilimsi vardır. Filimsiler, cümlede ufak da olsa yargı sağladıkları için içinde fiilimsi olan cümleler, birleşik cümle kategorisine girer. Kaç tane fiilimsi olduğunun bir önemi yoktur. Bir tane de olsa birde fazla da olsa hepsini girişik birleşik cümle başlığı altında değerlendiririz.

Örnekler

• Gülerek, eğlenerek geçer bu hayat.

• Okumak, kendinize yapacağınız en önemli iyiliktir.

• Çalışmaktan daha önemli bir işin mi var?

4.2.2. Sıralı Birleşik Cümleler

 Bu cümlelerde, iki yargı bulunur. Bu iki yargı ise birbirine virgül ya da noktalı virgül ile bağlanmaktadır.

Örnekler

• Geldim, gördüm, gidiyorum.

• At ölür, meydan kalır; yiğit ölür, şanı kalır.

• Evde bir şey kalmamıştı, ben de markete gittim.

4.2.3. Bağlı Birleşik Cümleler

Burada da tıpkı sıralı birleşik cümlede olduğu gibi iki ya da daha fazla yargı vardır. Ama bu yargılar bağlaçlarla birbirlerine bağlanırlar.

Örnekler

• Geldim de görebildim.

• Seni özledim ve seni artık daha fazla özlemek istemiyorum.

• Bilsen de bilmesen de yara bere içinde bu yollardan geçeceksin.

4.2.4. Ki’li Birleşik Birleşik Cümleler

Bu cümlelerde, Farsçadan dilimize geçen “ki” bağlacı, iki yargıyı birbirine bağlamak için bağlama görevinde kullanılacaktır.

Uyarı : Türkçede üç adet “ki” vardır. Bunlardan bir tanesi bağlaç, kalan ikisi de ektir. Ek olanlar şunlardır :

- Sıfat Yapan “ki” : İsimleri sıfat yaparak sıfat tamlaması oluştururlar.

- Aitlik Anlamı Veren “ki” : İsimlere ya da zamirlere gelerek onlara aitlik anlamı verirler.

Örnekler

- Öndeki arabayı takip et. ( Sıfat Yapan “ki” olarak kullanılmış. Burada da sıfat tamlaması “öndeki araba”

- Seninkiler gelmiş ama benimkiler hala gelmedi. Çok acıktım. ( Buradaki “ki” ekleri, “sipariş” isminin yerine geçerek aitlik anlamı veren “ki” görevinde kullanılmışlardır. “ki” atılmak istense cümle şu şekilde olmak zorundadır : Senin siparişlerin gelmiş ama benim siparişlerim hala gelmedi. Çok acıktım )

 Örnekler

• Gördüm ki gitmek istiyorsun.

• Özgür ol ki hayatın altın kafesten daha değerli olduğunu anla.

• Bir baktım ki babam evden çıkmış.

4.2.5. İç İçe Geçmiş Birleşik Cümle

Bu tür cümleler, doğrudan aktarma cümlelerinde görülür. Yani, bir kişinin söylediği cümleyi, bir başkasına aynen aktardığımız cümlelerdir. Bu tür cümlelerde, aktarılan konuşma ya tırnak işareti içinde gösterilir ya da konuşmanın bittiği yere virgül konur. Aktarma cümlelerinde iki ya da daha fazla yargı bulunur. Genelde “dedim, dedi, diyor, söyledi, söyleyecek” gibi söylemek ve demek fiilinin çekimleri yargılardan bir tanesini oluşturur.

Örnekler

• Annem “Yemek yemedim daha” dedi.

• Tamircimiz bu araba adam olmaz, dedi.

• Söyledim sana “Benden adam olmaz” diye.

Kaynaklar

Mehmet Korkmaz – Türkçenin Söz Dizimi
Zeynep Korkmaz – Türkiye Türkçesi Grameri
Leyla Karahan – Türkçede Söz Dizimi

Yorumunuzu Paylaşın