Makaleler

Yağmur Suyunu İçme Suyuna Dönüştürme Yöntemleri

Yazar: Uğur Eskier

Yağmur suyunu dezenfekte ederek içebilirsiniz. Evde veya doğada kullanabileceğiniz basit yöntemlerle sudan tasarruf edebilirsiniz.

Yağmur Suyunu İçme Suyuna Dönüştürme Yöntemleri

Küçükken çoğumuz yağmur damlalarını yutma mücadelesi yapmışızdır. Ağzımızı gökyüzüne açarak damlaları yakalama yarışını bir oyun haline getirmişliğiniz vardır. Veya birikmiş yağmur sularının veya kar tanelerinin tadına bakmışızdır. Aslında anormal görünmüyor. Gökten su damlaları yere düşüyor ve içiyorsunuz. İçme suyu kadar lezzetli olmasa da su ihtiyacını gidermek için yağmur suyunu tercih edenler vardır. Bazen de su içmeye mecbur kalanlar yağmur suyu ile susuzluğunu yatıştırmanın yollarını arar.

Gökyüzünden gelen damlalar, havada yakalanıp içilebilir. Bunda sorun yok! Ancak herhangi bir yerde biriken yağmur sularının dezenfekte edilmeden içilmesi sağlık açısından riskler içeriyor. Havadaki toksik gazlar ve asitler yağmur damlaları ile yere düşebilir. Bu tehdide karşı basit dezenfeksiyon yöntemleri ile gayet temiz bir içme suyu elde etmek mümkün. Herhangi bir alanda kamp yaparken veya ıssız bir ormana yolunuz düştüğünde suyunuz biterse alternatif olarak yağmur suyunu içme suyu haline getirebilirsiniz. Aynı yöntemleri kar suyu için de uygulayabilirsiniz. Dezenfekte uygulamaları ile su tasarrufu da yapmış olursunuz. Maceralı bir yolculuğa çıkarsanız bu makalemize göz atmanızı tavsiye ederiz.

Yağmur Suyunu Neden Dezenfekte Etmeliyiz?

Yağmur suyunu dezenfekte etmenin temel amacı; içeriğindeki hastalıklara yol açabilecek organizmalar (patojen), bakteriler, mantarlar ve yosunlardır. Aslında saf yağmur suyu için dezenfekte gerekmeyebilir. Normal içme sularından daha fazla mikrop içermez. Hatta yeraltı sularından ve yüzey sularından daha temiz olduğunu söyleyebiliriz. Çünkü günümüzde yeraltı veya yer üstü sularını arıtmadan içemiyoruz. Temiz bir kaba biriken yağmur suyu da temiz olabilir. Bu su, içmek için veya farklı amaçlarla kullanılabilir.

Yağmur suyuna herhangi bir dezenfekte işlemi uygulanmadan kullananlar var. Yağmur suyunun mikrop içeriği, temas ettiği yüzeylerdeki toksik maddelerden daha az tehdit oluşturur. Bu sebeple yağmur suyunun temas ettiği alan, kap, bölgenin toksik madde içerip içermediği büyük önem taşıyor. Dezenfekte ihtiyacı bu noktada başlıyor. Bazı sular için normal dezenfekte yöntemleri yeterli olmayabilir. Özel filtreleme veya arıtma işlemi de gerekebilir. Saf yağmur suyunu teknik olarak dezenfekte etmeyebilirsiniz. Tabi sağlığını düşünenler hastalık risklerini de göz önünde bulundurmalı.

Yağmur Suyunu Hızlı Dezenfekte Etme Yöntemleri

Yağmur suyunu dezenfekte için basit ve birçok yerde uygulayabileceğiniz yöntemler var. Herhangi bir yerde veya kapta birikmiş yağmur suyunu mikroplardan veya organizmalardan arındırmak için ilk olarak “yoğuşma kaynaması” (buharlaşma ısısına yakın) ile suyun kaynatılması gerekiyor. Bulunduğunuz yer 2000 rakımdan yüksek bir noktadaysa kaynatma işlemi 1 ila 3 dakika arasında sürdürülmeli. Bunun sebebi, suyun kaynama noktasının yüksekliğe göre değişen atmosfer basıncına bağlı olmasıdır. Suyun kaynama noktası 1 atmosfer basıncında (deniz seviyesi) 100 derecedir. Yükseklik veya rakım arttıkça su daha düşük bir sıcaklıkta kaynar. Suyun kaynama noktası saflığına da bağlıdır. Kaynatılmış su, daha önce sıcak su ile sterilize edilmiş ve sızdırmaz kaplarda muhafaza edilmelidir. Bu şekilde çok uzun süre güvenli bir ortamda suyu saklayabilirsiniz.

Yağmur suyunu dezenfekte etmek için diğer bir yöntem de, bir tür kimyasal tuz olan “sodyum hipoklorit” kullanmaktır. Çamaşır suyunun kimyasal adı olan sodyum hipoklorit, çok iyi bir dezenfektan maddesidir. Kuvvetli bir klor kokusu verir. Bin galon (3785 litre) suya 2,3 sıvı ons (0,07 litre) oranında sodyum hipoklorit kullanılabilir. Kimyasal tepkime için yaklaşık yarım saat beklenmesi gerekiyor. Ancak bu işlemde çeşitli parfüm kokuları içeren kimyasallar kullanılmamasına dikkat edilmeli. Ağartıcı dozajı, suyun sıcaklığına ve pH değerine göre ayarlanabilir. Bu noktada akla hemen bir soru gelebilir; çamaşır suyu içme suyuna katılır mı? Dozaj aşılmadığı sürece düşük konsantrasyonlar sağlık için tehlikeli görülmüyor.

Bu yöntemde dikkat edilmesi gereken önemli bir husus var; suyun bulutlardan geldiğini düşündüğümüzde yağmur damlaları havada asılı duran asitlere, çeşitli toksik gazlara maruz kalmış olabilir. Sudaki toksik gaz partikülleri, ağartıcı ile reaksiyona girebilir. Bu sebeple yağmur suyunun mümkün olduğu kadar berrak olması önemli!


Dezenfekte Yöntemlerinin Dezavantajları

Yukarıda da bahsettiğimiz gibi en basit dezenfekte yöntemleri için kaynatma ve kimyasal maddeler kullanılabilir. Ancak bu yöntemlerin yeterli olmadığı durumlar da var. Kaynatma çok pratik ve iyi bir dezenfekte yöntemi. Bazı organizmaları kaynatma yöntemi ile yok edebilirsiniz. Ancak ağır metalleri, nitratları, diğer zararlı kimyasal maddeleri yok etmek için kaynatma yeterli olmaz.

Klor, iyot ve ozon da diğer bazı kimyasal yöntemler… Klor, potansiyel bir toksik maddedir. Suda minerallere zarar verebilir. Ayrıca bütün mikropları veya zararlı organizmaları öldürmez. İyotlama da etkili bir yöntem. Ancak suyun tadını yok eder. Hamileler veya trioid hastalığı bulunanlara bu yöntem tavsiye edilmiyor. Ozonla dezenfeksiyon ise etkili ancak pratik ve yaygın bir uygulama değil.

Son yıllarda kullanılmaya başlanan mikro filtreleme ve ışınlama teknikleri ise, diğer yöntemlere oranla daha hijyenik ve etkili bir alternatif sunuyor. Tabi dezavantajları da yok değil. Işınlama; morötesi ışınlarla veya güçlü ultraviyole ışınlarla uygulanıyor. Suya uygulanan ışınlama yöntemi, bakteri ve virüsleri öldürebilir; ancak yosunları yok edemez. Bu yöntemde su mümkün olduğunca berrak olmalı, ışınlar yeteri kadar parlak olmalı ve uzun süre uygulanmalı. Yani, henüz tavsiye edilebilecek nitelikte pratik ve yaygın bir yöntem değil.

Mikro filtreleme yöntemi ise, filtrenin gözeneklerinin boyutuna bağlı olarak etkili olan bir yöntem. Gözenek boyutu ne kadar küçükse o kadar iyi arıtma yapılmış olur. Ancak daha yavaş artıma yapılabilir. Dezenfekte yöntemleri arasında en etkili yöntem bu diyebiliriz. Çünkü bütün mikropları ve organizmaları öldürür. Tek dezavantajı da pahalı olması.

Elektroliz, nano-alümina filtreleme ve LED ışınlama yöntemleri de giderek yaygınlaşan diğer dezenfekte yöntemleridir; ancak yaygın yöntemler değil.

İlginç Dezenfekte Yöntemleri

Yağmur suyunu içebilmek için kullanabileceğiniz olağandışı yöntemler de var. Örneğin, her evde ecza dolaplarında bulunan tentürdiyot bir dezenfekte ürünü olabilir. Bakterilere karşı iyot dezenfeksiyonu olan tentürdiyot, bir litre suya iki damla katılırsa bu su içilebilir. Ancak her tür patojene karşı etkili olduğu söylenemez.

Güçlü bir oksidan maddesi olan potasyum permanganat, 1 litre suya yarım gram katıldığında içilebilecek su elde edebiliriz. Kloramin ise, klor ve amonyakla elde edilen bir dezenfektan ürünüdür. Tablet halinde temin edilebilir. Bir litre suya, suyun içeriğine göre 1 veya 2 tablet katılarak yarım saat bekletilmesi yeterli.

Kalsiyum hipoklorit (kireç kaymağı), yüzde 35 oranında klor içeren bir maddedir. Bir litre suya 40 gram veya 2 çorba kaşığı katılarak dezenfeksiyon sağlayabilir. Yarım saat dinlendirildiğinde kabın dibinde bir çökelti oluşur. Üstte kalan su, klorludur. Üstteki su alınır. Bu suya “ana eriyik” denir. Bir şişe veya kapta iki hafta süreyle kullanılabilir. Bu eriyikten 1 litre suya 3 damla damlatılarak klorlama sağlanabilir.

Hazır klor tabletleri, pratik ve kolay dezenfekte maddesidir. Solüsyon haline getirilen klor, 1 litre suya 3 damla katılır ve su yarım saat bekletilir.

Ozon jeneratörü vasıtası ile kullanılan ozon dezenfeksiyonu, 1 metreküp suya 1-1,5 gram ozon katılarak uygulanır. Pahalı bir yöntemdir, ancak bütün patojeni yok eder.

Deiyonizasyon yöntemi de, suda uygulanan bir saflaştırma yöntemidir. İşlem görmemiş tüm sularda uygulanabilir. Bu sulardaki çözünmüş mineral tuzlarının su içindeki iyon miktarları en düşük seviyeye indirilerek uygulanan saflaştırma işlemidir.

Son yıllarda yaygınlaşmaya başlayan yağmur sularını toplama sistemleri, hem içme suyu hem de kullanma suyu elde etmenin daha gelişmiş yöntemleridir. “Yeşil bina” olarak tabir edilen çevreci yapılaşmalarda kullanılan sistemlerdir.

Yorumunuzu Paylaşın