Makaleler

Totalitarizm Nedir?

Yazar: Hakan Kutluay

Totalitarizm, bireysel özgürlüklerin tamamen kısıtlandığı, devlete itaatin şart olduğu, tüm yetkilerin merkezileştirildiği bir yönetim şeklidir. Totaliter bir yönetimin olduğu ülkelerde, tek bir partinin egemenliği vardır, muhalefet baskı altındadır ve siyasi, ekonomik ve toplumsal faaliyetlerin tümü devlet tarafından yürütülmektedir. 

Kökeni Latince’den gelen kelime, tüm, bütün anlamlarına gelen totus kelimesinden türetilmiştir. İlk kez, 1920’lerde İtalya’da geçerli olan faşist yönetimini ifade etmek amaçlı olarak İtalyan diktatör Benito Mussolini tarafından kullanılmıştır. Aslında, Hitler dönemi Almanya’yı, Mussolini dönemi İtalya’yı ve Stalin dönemi Rusya’da uygulanan siyasi rejimlerin ortak özelliklerini tanımlamak amaçlı kullanılmaktadır. 

Totalitarizmin en önemli özelliği toplumun, siyasal olarak tümden bir kontrolünün sağlanmasıdır. Totalitarizm, devlet ve toplumu bir ve bütünlük içerisinde birbirine bağlayan, birbiriyle uyumlulaştıran ve ortak bir dünya görüşünü topluma dayatan bir siyasal sistemdir. Totaliter sistemde toplum bir ideolojik kontrol içerisinde plan ve programa tabi kılınarak kontrol altına alınır.

Bu kontrolün tam olarak içerdikleri de şöyledir;

  • Ekonomi tek bir merkezden yönetilir ve denetime tabi tutulur,
  • İletişim araçlarında tekelcilik söz konusudur,
  • Ütopik bir gelecek vaadiyle güçlendirilen bütünsel bir ideoloji vardır,
  • Tek bir kişi tarafından yönetilen kitle partisi vardır,
  • Güçlü bir ordu ve silahlanma mantığı hakimdir, silahlanmada da tekelcilik vardır,
  • Sistemli terör uygulama söz konusudur.

Bireysellik bu rejimde tamamen göz ardı edilmiştir, devlet bir sistemdir ve bireyler sadece bu sistemin yürütülmesi sırasında aktif olabilirler. Birey tek olduğu şimdiki zamanda var kabul edilmez, gelecekte sistemle birlikte var olacaktır.

Totaliter iktidar büyük ölçüde dilin ve simgelerin aracılığıyla siyasal ve toplumsal hayatta yer eder. Totaliter devletler kendi yasalarını topluma kabul ettirebilmek için sembollerden, simgelerden ve dilden faydalanırlar. Kullanılan dil ve semboller, dünya görüşü içinde yer alan ve çok önemli toplumsal fonksiyon yerine getiren unsurlardır. İnsanın etrafında olup biten her şeyi anlamasına yarayan bu görüş, bir kültür bütünü olarak karşımıza çıkar. Simgeler, topluma iki alanda rehberlik eder. Birincisi, bilgilerin tam olarak yerleşmesini mümkün kılan bilişsel çerçeveyi sağlar. İkincisi, iyi-kötü gibi ahlaki ve duygusal hayata bir düzen verir. Her simge, her sembol, her kelime siyasal ve toplumsal alanda bir düşünsel ve değersel çağrışımlar yaparak toplumda ortak bir kültür ve bilinç yaratır.

Almanya’da Hitler, İtalya’da Mussolini, Rusya’da Stalin, Libya’da Muammer Kaddafi, Yugoslavya’da Miloseviç gibi liderler, totaliter yönetimden yana olmuş, totaliter rejimin parlak zamanlar geçirdiği geçtiğimiz yüzyılda ülkelerinde bu yönetimi uygulamıştır.

Yorumunuzu Paylaşın