Makaleler

Gebelikte Üçüncü Trimester Dönemi

Yazar: Çisem Soylu
Gebelikte Üçüncü Trimester Dönemi

Gebelik süreci ortalama olarak 40 hafta boyunca devam eder. Bu 40 hafta 3’er aylık 3 farklı döneme ayrılmıştır ve her bir dönem trimester olarak adlandırılır. Trimester Latince kökenli bir kelimedir ve gebeliğin üç ayrı dönemde ele alınması anlamına gelir. Bu dönemler:

Birinci trimester: 1. ve 13. haftalar arası dönemi kapsar.

İkinci trimester: 14. ve 26. haftalar arası dönemi kapsar

Üçüncü trimester: 27. ve 40. haftalar arası dönemi kapsar.

Birinci trimester ile ilgili yazıya ulaşmak için tıklayınız.

İkinci trimester ile ilgili yazıya ulaşmak için tıklayınız.

Şimdi kaldığımız yerden devam edebilir ve üçüncü trimestera hafta hafta göz atabiliriz.

27. Hafta: Bu hafta bebeğinizin eski büyüme eğrisinden çıkıp yeni bir büyüme eğrisine girdiği döneme giriyorsunuz. Boyu artık kafadan popoya kadar değil tepeden tırnağa tam olarak ölçülebiliyor. Üstelik boyu neredeyse 40 cm. civarında. Kilosu da artmaya devam ediyor ve bu haftada 1 kilonun üzerine çıkıyor. 27. hafta itibariyle ilginç bir bilgi de bebeğinizin ağzında doğumda ve sonrasında olandan daha fazla tat alma tomurcuğu olması. Bu sayede de bebeğiniz yalnızca siz farklı yiyecekler yediğinizde amniyon sıvısındaki tat değişikliğini algılamakla kalmayıp bunlara tepki verebilir hale de geliyor. Bazı bebekler tatlı, bazı bebekler baharatlı bazıları ise tuzlu yiyeceklere tepki verebilirler, bu genellikle hıçkırarak olur ya da tekme atabilirler.

28. Hafta: Bebeğiniz hızla büyümeye devam ediyor. Yaklaşık 1 kilo 300 gram civarına ulaştı. Boyu 40 cm civarlarında. Bu haftaki yeteneği ise göz kırpmak. Emmek, hıçkırmak, nefes alma denemesi yapmak, öksürmek gibi yetenek geliştirme çalışmalarına göz kırpmayı da ekliyor. Bebeğinizin rüyalarınıza girmesi oldukça normal bir durum ancak şaşırtıcı olan artık siz de onun rüyalarına giriyor olabilirsiniz. Çünkü o artık REM uykusu uyumaya başladı. Bu kadar yetenekli olması doğmaya hazır olduğu anlamına gelmiyor elbette. Ciğerleri neredeyse olgunlaşmış olsa bile hala büyümesi ve olgunlaşması gerekiyor.

29. Hafta: Bebeğinizin boyu bu hafta itibariyle yaklaşık 43 cm. Doğacağı boya neredeyse gelmiş durumda. 7-8 cm kadar bir uzama yolu kaldı. Boy olarak gelişimini tamamlamak üzere olsa da kilo olarak alması gereken çok yol var. Bu haftadan sonra kalan 11 haftada şimdiki kilosunun iki katına, hatta üç katına çıkacak. Bebeğiniz kilo aldıkça rahimde hareket edeceği yer azalacağından tekmelerini şimdiki kadar sert hissedemeyeceksiniz. Ancak dirsek ve dizleriyle dürttüğünü rahatça hissedebilirsiniz.

30. Hafta: Göbeğinizdeki büyümeye bakarak bebeğinizin ne kadar hızlı büyüdüğünü görebilirsiniz. Kilosuyla, boyuyla birlikte büyüyen bir diğer şey ise onu rahminizin dışındaki dünyada yaşamaya hazırlayan beyni. Bu hafta itibariyle bebeğinizin beynindeki girinti ve kıvrımlar daha karakteristik hale gelerek gerçek bir beyine benzemeye başlıyor. Bu kıvrım ve girintiler sayesinde bebeğiniz gelecekte ne yapacağını bilemez bir yenidoğandan tepki verebilen bir bebeğe, konuşan bir çocuğa, meraklı bir öğrenciye doğru yol alırken gelişmeye devam edecek. Bebeğinizin beyni artık vücut sıcaklığını düzenleme görevini de üstleniyor olacak. Beyin artık ısı ayarını düzenleyip arttırabildiği için bebeğiniz onu şimdiye dek sıcak tutan tüy tabakasını (lanugoyu) üzerinden atmaya başlayacak. Bu sürecin başlamasındaki bir diğer etken de yağ depolarının giderek artması olacak.

31. Hafta: Bebeğinizin doğuma kadar 1300 gram ile 2300 gram aralığında kilo alması gerekiyor ve bu hafta itibariyle neredeyse 1.5 kilo ağırlığıyla etkileyici bir kütleye sahip. Boyu 45. cm civarında. Elbette büyüme hızları bebekten bebeğe değişebileceği için boy ve kilo miktarları biraz değişiklik gösterebilir. Bu günlerde fiziksel gelişimi hızlı bir şekilde devam ediyor ve bunun beraberinde beyin bağlantıları da aynı hızla gelişmeye devam ediyor. Bu çok iyi bir gelişme çünkü beyin bağlantılarından trilyonlarca gerekiyor. Bu bağlantı ağı çok karmaşık olsa da bebeğiniz çok rahat bir şekilde yararlanıyor. Beş duyusundan gelen sinyalleri algılamaya ve ışığı takip etmeye başlıyor. Akıllı olduğu kadar uykucu bir bebeğe sahipsiniz çünkü giderek daha uzun süre boyunca uyuyor üstelik uykularının çoğu REM uykusunda geçiyor. Siz de bebeğinizin uykuda ve uyanıkken geçirdiği süreyi rahatlıkla ayırt edebiliyorsunuz.

32. Hafta: Bu haftada itibariyle 8. Aya girdiniz ve bebeğiniz yaklaşık 1800 gram ve 48 cm boyuna ulaşmış durumda, hızla büyümeye de devam ediyor. Yaptığı tek şey de büyümek değil elbette, siz onu kollarınıza alacağınız an için hazırlık yaparken o da boş durmuyor ve o büyük ana hazırlanıyor. Son birkaç haftada tüm zamanını nefes almaya, yutmaya, emmeye kısacası rahimden çıktığı anda hayatta kalmasını sağlayacak fonksiyonları geliştirmeye harcıyor. Üstelik bir süredir parmağını emebiliyor. Bu hafta itibariyle bebeğinizin teni artık şeffaf değil. Derisinin altında zaman geçtikçe daha fazla yağ birikiyor ve onu şeffaflıktan uzaklaştırıyor.

33. Hafta: Bebeğiniz bu dönemde neredeyse sizin kadar hızlı kilo alıyor. Ortalama olarak 2 kilonun üzerinde. Buna rağmen biraz daha büyümeye ihtiyacı var. Bebeğiniz bu kadar büyümüşken rahminizdeki amniyotik sıvı miktarı da zirveye ulaşmış durumda. Yani artık daha fazla sıvı için yer yok. Artık bebeğin darbelerine karşı tampon görevi görecek sıvı miktarı az olduğu için onun darbelerini daha rahat hissediyorsunuz. Bu dürtmeler zaman zaman rahatsız edici olabilirler. Bebeğinizin bağışıklık sistemi gelişmeye devam ederken antikorlar sizden ona geçiyor. Bu antikorlar dış dünyada mikrop kapmaması için çok işine yarayacak.

34. Hafta: Bu haftada bebeğinizin boyu yaklaşık 50 cm.’e ulaşmış durumda. Kilosu da yaklaşık 2200 gram civarında. Eğer erkek bir bebeğe sahipseniz testisleri bu hafta karnından olması gereken yer, testis kılıfına inip yerleşmiş durumda. Erkek bebeklerin bir kısmı testisleri yerine oturmamış olarak doğabilir ancak bu korkulacak bir durum değildir zira çoğunlukla ilk doğum günlerine gelmeden olması gereken yere ulaşmış olurlar. Bebeğinizin gelişimiyle ilgili bir diğer haber ise doğduktan sonra hızla uzayacak tırnaklarının artık yerlerine ulaşmış olması.


35. Hafta: Bebeğiniz bu hafta itibariyle yaklaşık 2.5 kiloya ulaşmış olabilir. Boyunun uzaması artık yavaşlıyor. Vaktinde doğan bebeklerin boy ortalamaları yaklaşık 50 cm olduğu için muhtemelen bu boya ulaşmış durumda. Boy uzamasının yavaşlamasının aksine doğacağı ana kadar kilo almaya devam edecek. Beyin gelişimi şaşırtıcı bir hızla devam ediyor ve kafa büyümesi de hızlanıyor. Bu arada bebeğinizin kafası artık aşağıya doğru yol almış olabilir. Birçok bebek bu haftada aşağıya doğru dönmüş olurlar. Dönmeyenler de yakın zamanda dönüyor olurlar. Bebeğin kafasının aşağı doğru olması normal doğuma imkân tanıyan etmenlerden biridir. Büyük olması sizi korkutmasın çünkü halâ yumuşak ve bu sayede doğum kanalından rahatlıkla geçebiliyor olacak.

36. Hafta: Bu hafta itibariyle dokuzuncu aya adım attınız ve bebeğiniz yaklaşık 2750 gram ağırlığında. Artık neredeyse kucağınıza almaya hazır durumda. Bebeğinizin dolaşım sisteminden kas ve iskelet sistemine kadar neredeyse tüm sistemleri dışarıda yaşamaya hazır durumda. Şu ana dek alıştırma yapmak için pek fırsatı olmasa da sindirim sistemi de çalışmaya hazır. Bu zamana kadar sindirime pek ihtiyacı olması çünkü beslenmesi hep göbek bağından gerçekleşti. Bebeğiniz sütünüzden ilk damlayı aldığı anda sindirim sistemi harekete geçiyor olacak.

37. Hafta: Bu haftada bebeğinizin size muhteşem bir haberi var; 40. haftayı beklemeden şu anda doğsa artık erken doğmuş değil zamanında doğmuş olarak sayılacak. Ancak bu büyümesinin tamamlandığı ya da dışarıda yaşamaya tamamen hazır olduğunu anlamına gelmiyor. Halâ haftada yaklaşık 200-225 gram alıyor. Yağ depoları birikmeye devam ediyor ve doğduğunda parmaklarında, ellerinde, ayaklarında, diz ve dirseklerinde öpmeye doyamayacağınız boğumları oluşturuyor. Ciğerleri ilk nefes hazırlığını yapıyor ve amniyon sıvısını çekip boşaltıyor, baş parmağını emiyor, gözlerini kırpıştırıyor ve karnınızda bir yandan diğer yana kayıyor. O minik poposunu dün sağ tarafta hissederken bugün sol tarafınızda hissetmeniz oldukça normal.

38. Hafta: Bu hafta itibariyle bebeğiniz yaklaşık 3 kilo ağırlığa ulaştı. Artık o kadar da ufak sayılmaz. Rahminizde geçireceği zaman artık 2 ya da en fazla 4 haftaya düştü. Hemen hemen tüm vücut sistemleri hazır durumda. Doğuma hazır olması için gerçekleşmesi gereken birkaç ufak ayrıntı var. Bunlardan biri onu koruyan verniks tabakasından, ince tüylerden (lanugo) tamamen kurtulmak ve nefes almaya başladığında hava keseciklerinin birbirlerine yapışmaması için daha fazla sürfaktan üretmek gibi.

39. Hafta: Sabırsızlandığınızı biliyoruz ancak çok az kaldı. Gerilmiş cildinizden de anlayacağınız gibi bebeğiniz neredeyse olması gerektiği kadar büyüdü ve bu hafta itibariyle kilo alımı da yavaşlıyor. 39. Haftalık bir bebek ortalama 3150 – 3600 gram ağırlığa ve 48 – 53 cm. arasında boya sahiptir. Beyni çok hızlı bir şekilde gelişmeye devam ediyor ve bu hız 3 yaşına kadar devam edecek. Pembe derisi artık beyaza dönmüş durumda. Bebeğinizin kafasının aşağıya inmiş olması size de daha rahat nefes alma şansı tanıyor.

40. Hafta: Artık mutlu sona yaklaştınız. Bebeğiniz dışarı çıktığında fetüs olarak geçirdiği günler geride kalmış olsa da pozisyonunun halâ büzülmüş olduğunu görebilirsiniz. Korkmanıza gerek yok çünkü bunun tek sebebi alışkanlık. Bu zamana kadar giderek büyüyüp rahim içerisinde geniş geniş yatamamış olmasından ötürü bu pozisyonda kalmaya alışık. Henüz rahat rahat gerinebileceği bir alanda olduğunu fark etmemiş olabilir. Onunla ilk defa yüz yüze geldiğinizde anne ve babasının sesini tanıyabiliyor olacak. Bu yüzden onunla bol bol sohbet etmeyi ihmal etmeyin.

41. ve 42. Haftalar: 40 haftayı doldurmuş olmanıza rağmen halâ bebeğinizle kucaklaşamamış olmaktan dolayı biraz stresli olabilirsiniz. Bebeğiniz rahminizde oldukça rahat olacak ki dışarı çıkmaya pek acelesi yok gibi görünüyor. Gününü geçirdikten sonra doğan bir bebeğin cildi kırışmış, kurumuş ya da sarkmış olabilir ancak bunların hepsi geçici etkilerdir. Sebebi ise koruyucu verniks tabakasının doğum zamanı yaklaştıkça kendini yok etmesidir. Doktorunuz bu süreçte düzenli NST kontrolü ve amniyo sıvısının kontrolü ile uygun doğum anını bekleyip planlayabilir.


Kaynaklar

Görsel 1: http://www.newhealthadvisor.com/images/1HT00306/signs-of-labor.jpg
Görsel 2: https://www.sargassoshoes.com/wp-content/uploads/2015/01/Pregnant-Heart.jpg
Heidi E. Murkoff & Sharon Mazel - What to Expect When You're Expecting

Yorumunuzu Paylaşın