Makaleler

Monarşi Nedir?

Yazar: Hakan Kutluay

Monarşi hâkimiyetin kaynağının tek bir kişide olduğu, çeşitli isimlerle anılan hükümdarların yönetimde olduğu devlet yönetim biçimlerinden biridir. Dilimize Fransızca Monarchie kelimesinden geçen monarşinin başında, her ülkede farklı isimlerle anılan bir hükümdar bulunmaktadır. Ülkemizde saltanat olarak da anılan bu yönetim biçimine Türkçede padişah, kral, prens, emir, şahlar, kont, oymakbeyi olarak anılan hükümdarlar hakim olmuştur.

Monarşiyi diğer yönetim biçimlerinde kesin çizgilerle ayıran özellik, yönetimin başındaki hükümdarın, bu yetkiyi tüm hayatı boyunca elinde tutmasıdır.

Monarşinin Temel Özellikleri

  • Yönetim babadan oğula geçer.
  • Yönetim aynı haneden üyeleri tarafından yapılır.
  • Karar verme yetkisi tek bir kişinin elindedir.

Eskiçağlarda devletlerin monarşi ile yönetildiği sıklıkla görülmüştür. Tüm halklar, tarihlerinin bir bölümünde bu yönetim biçimiyle yönetilmişlerdir. Monarşide, devlet başkanını Tanrı’nın ya da birden fazla tanrının seçtiği, veyahut doğruca Tanrı olarak kabul edildiği için devletin her yönü dinsel bir atmosfere sahip olmuştur. Monarşideki bu dine fazlasıyla yakınlık, yönetim biçiminin ortadan kalkmasından sonra bile uzun zaman geçerliliğini sürdürmüştür. 

Monarşi Türleri

Mutlak Monarşi: Bu monarşi türünde iktidar kayıtsız şartsız devlet başkanına aittir. Çoğu monarşide başkanın bu iktidarı Tanrı’dan aldığına inanıldığı için, kendisi hiçbir sınırlamaya bağlı olmaksızın lider olarak kabul edilmiştir. Mutlak monarşinin kurucusu da Babil kralı Hammurabi olarak kabul edilmiştir. 

Öncelerinde Mısır ve Babil gibi monarşilere verilen bu isim, zaman içinde Batı monarşilerinden Fransız ve İspanyol monarşileri için de kullanılmaya başlamıştır. Osmanlı da uzun bir dönem boyunca mutlak monarşi ile yönetilmiştir.

Meşruti Monarşi: Meşruti monarşi, iktidarın ve yetkilerinin belirlenen bir anayasa ile sınırlandığı, hükümdarların belli yetkilerinin olduğu yönetim biçimidir. 18. yy sonlarında doğan meşruti monarşi, parlementer de olabilir ve demokrasiye en yakın yönetim biçimlerinden biri olmuştur. Buna göre, kral ya da hükümdar, devletin simgesi olarak kalmaya devam ederken yürütme yetkisi kurulan bir hükümet tarafından devam ettirilir. 

Mutlak kraliyet rejiminden parlementer yönetime geçişin kökleri 1215 yılında İngiltere’de kabul edilen Magna Carta’ya kadar uzanmaktadır. İngiliz soyluların önayak olmasıyla kabul edilen bu fermana göre kralın halk onayı almadan vergi toplaması, kanuni dayanak olmadan kimsenin tutuklanmaması, hapis edilmemesi, ve sürgüne gönderilmemesi, ülkeye giriş çıkışların ve ticaretin serbest bırakılması sağlanmıştır. 

Parlementer yönetim bazen işletilerek bazen askıya alınarak günümüze kadar gelmeyi başarmıştır. Osmanlı’da da 1830’da anayasa ve parlementer rejim tartışmaları başlamış, 1876 yılında Meşrutiyet ilan edilmiştir. Meşrutiyet yönetimi de Osmanlı Devleti’nin sona ermesine kadar geçerliliğini sürdürmüştür. 

Günümüzde de monarji ile yönetilen ülkeler vardır, Belçika, Belize, Danimarka, Hollanda, Japonya, İspanya, Kanada, Nepal, Norveç, Tayland, Umman, İsveç, Fas, Büyük Britanya gibi ülkeler meşruti monarjiyle yönetilmektedir.

Yorumunuzu Paylaşın