Makaleler

Franz Kafka Kimdir? (Hayatı, Kitapları ve Milena)

Yazar: Uğur Eskier

Dünya edebiyatının en önemli isimlerinden Kafka, modernist, bağımsız ve bir o kadar yalnız bir yazardır. Âşklarını mektuplarda yaşayan karamsar bir âşık...

Franz Kafka Kimdir? (Hayatı, Kitapları ve Milena)

Franz Kafka, karamsar, ikonik ve özgün bir yazar. 41 yıllık hayatında yaşadıklarını, ailesi ile ilişkilerini ve aşklarını kitaplarına kendine özgü bir tarzda yansıtan Alman edebiyatının önemli bir ismi… Orta Avrupa’da dünyaya gelen ve 1. Dünya Savaşı’nın olumsuz etkilerini iliklerine kadar hissederek eserlerinde savaşın çirkin yüzünü edebi bir dille tasvir eden yalnız adam. Ölmeden önce aramadığı ve bulamadığı şöhreti öldükten sonra bulmuş içine kapanık âşık… Öyküleri, romanları ve sevgililerine yazdığı mektupları ile şahsına münhasır bir yazar olan Kafka’yı anlatmak için kelimeler yetersiz olabilir. Adına kitaplar yazılan ve filmler çekilen bu ender yazarın dünyasına misafir olalım!


Kafka Kimdir?

Kafka, 3 Temmuz 1883 yılında Prag’da dünyaya geldi. Bugünkü Çek Cumhuriyeti’nin başkenti olan Prag, Kafka doğduğunda Avusturya-Macaristan İmparatorluğu’nun bir parçası olan Bohemya Krallığı’ndaki Çeklerin yaşadığı bir şehirdi. 1. Dünya Savaşı’ndan sonra Çekoslovakya’nın bir parçası olan Prag’da Yahudi bir ailenin ilk çocuğu olarak dünyaya geldi. Annesi Julie Kafka, Alman Yahudilerinden zengin bir ailenin üyesi... Babası da zengin bir tüccar olan Hermann Kafka’dır. Toplam 6 kardeştiler. Ancak kendisinden sonra doğan George ve Heinrich adlı iki erkek kardeşi bebekken hayatlarını kaybetti. Daha sonra Elli, Valli ve Ottla isminde üç kız kardeşi dünyaya geldi. Kız kardeşleri de Hitler’in Nazi Almanya’sında Yahudi soykırımında hayatlarını kaybettiler. Kafka ailesinin ana dili Almancaydı; ancak Çek dilini de konuşabiliyorlardı. Almanca konuştuklarında Çeklerin, Çekçe konuştuklarında ise Almanların tepkisini çekerlerdi.

Kafka, Alman okullarında eğitim hayatına başladı. Fransa’ya merakı sebebiyle Fransızca öğretmeninden çok etkilendi. Sekiz yaşında Avusturya lisesinden mezun oldu. Mezuniyet hediyesi olarak ailesi Norderney ve Helgoland seyahatine çıktı. Ardından babasının baskısı sonucu Karl-Ferdinand Üniversitesi’nde hukuk eğitimi aldı. Üniversite eğitimi sırasında hukuk dışında Alman edebiyatı ve sanat tarihi derslerine de ilgi gösterdi. Bu dönemde ilk eseri olan “Bir Savaş Betimlemesi” adlı kitabını 1904 yılında kaleme aldı. 1906 yılında üniversite eğitimini tamamlayarak ceza hukukçusu Albert Weber’in yanında staj yaptı. Bir yıl sonra ünlü sigorta şirketi Assicurazioni Generali şirketinde çalışmaya başladı. Bir yandan da edebiyatla ilgilenen Kafka, işe başladıktan birkaç yıl sonra siyaset ve toplumsal olaylara ilgi duymaya başladı.

Üniversitede tanıştığı Max Bord ile çalıştığı dönemde çok yakın arkadaşlıklar kurdu. Bord’un aracılığı ile Rowohlt adlı bir yayınevi ile anlaşarak 1912 yılında “Gözlem” adlı ilk kitabını bastırdı.

Gündüz sigorta şirketinde, gece de kitap yazarak kendisi için “sıradan” bir hayat yaşamaya başladı. Gece yazmasını “derin bir uyku” olarak tanımlardı. 1. Dünya Savaşı’na giden süreçte Avrupa ülkelerinin içleri burkan karanlığını eserlerindeki satır aralarında bulmak mümkün. Şato, Amerika ve Dava gibi öyküleri, insanlar için beslediği umudu yitirmenin acısı ile hep bir arayış içinde yazdı. Bitmeyen romanları da bu arayışın sona ermediğini ortaya koyuyor. Kitapları genellikle özgürlük, yabancılaşma ve suç gibi temalar içerir. Arkadaşları arasında neşeli ve sosyal biri olarak tanınan Kafka, iç dünyasında yapayalnızdı.

(Soldan sağa: Franz Kafka, babası Hermann Kafka , annesi Julie Kafka, kızkardeşleri Valli, Elli, Ottla Kafka...)

Babası ve Böcek Samsa 

Babası Hermann Kafka, moda eşyaları dükkânı işletirdi. Franz Kafka’nın babası ile ilişkileri hiç iyi olmadı. Babasının diktatör ve despot tavırları hayatını çok etkiledi. Onunla hiç anlaşamadı ve nefret ediyordu. Bu sebeple diktatörlük ve otoriteden nefret ederdi. Kitaplarında da babasından bahsederken her zaman nefret dolu ifadeler kullanmıştır. Babasının baskısına boyun eğen annesi ise Kafka’ya gerekli şefkati göstermemiş, o da oğlu gibi içine kapanmış. Aile bireyleri arasında en iyi anlaştığı en küçük kardeşi Ottlie’dir.

Kitaplarında da sıkça bahsettiği babası için Kafka “bir böcek”ti. Önemli kitaplarından olan ve başyapıt sayılan Değişim’de bahsettiği “hamamböceği”, aslında kendini anlattığı bir tasvirdi. Yalnız ve pis bir hayatı olan ‘Böcek Samsa’ gibi kitaplarındaki birçok hayvan tasvirinde komplekslerini, korkularını görmek mümkün. Babasının tavırları sebebiyle sürekli içine kapanık yaşadı. Babasının diktatörlüğü yanında heybetli ve devasa gövdesi de Kafka’nın hep korku ve eziklik yaşamasına sebep oldu, özgüven sorunlarına yol açtı.

Kendisini “hiçbir şey”, “bir odun parçası” gibi hissetmesine sebep olan babasının otoritesi, Kafka ve kız kardeşleri üzerinde hayatları boyu peşlerini bırakmayan izler bıraktı. Karamsarlık, aşağılık kompleksi, bedeninden hoşnutsuzluk gibi birçok karmaşık ve içinden çıkılması güç duygunun pençesinde yaşadı. Babasındaki olumsuz etkiler Kafka’da o kadar çok iz bıraktı ki, eserlerini bile bir hiç olarak görüyordu ve öldükten sonra yakılmasını vasiyet etmişti.

Amiyane tabirle kendisini “sıfırlamış” bir yazardı; hatta eserlerini bile... En güvendiği ve en yakın arkadaşı Max Brod’dan öldükten sonra kitaplarını yakmasını istedi. Ancak Brod, bu değerli kitaplara kıyamadı. 1939 yılından Alman orduları Prag’ı işgal etmeden kitapları ülke dışına çıkaran Brod, dünya edebiyatında önemli eserlerin yer almasını sağlamıştır.

Franz Kafka, 2. Dünya Savaşı’ndan sonra dünya çapında tanınan bir yazar oldu. 1950’lerde Almanya’da bütün eserleri yayınlandı. Memleketi Çek Cumhuriyeti’nde (Çekoslovakya) ise daha sonraki yıllarda basılabildi. Savaşın yol açtığı yıkım, umutsuzluk, karamsarlık ve korku Kafka’nın eserlerinde de bol bol bulunuyordu. Belki de bu sebeple Kafka’nın kitaplarında insanlar kendilerini buluyordu. Yaşadığı dönemde tanınmayan yazar öldükten sonra kıymeti bilinen ve ünlenen yazarlar sayfasına adını yazdırdı.


Kafka ve Milena’ya Mektuplar 

Babasından uzaklaşarak “kendine özgü” bir hayat kurmak, âşık olmak, evlenmek istedi. Ancak karamsarlığı, içine kapanıklığı ve komplekslerini içinden sökmeden bu imkânsızdı. Ama Kafka bunları aşmak yerine kadınlara mektup yazmayı tercih etti. Kendisinden 4 yaş küçük Felice Bauer, ilk aşkıydı. 1912 yılında tanıştığı Bauer ile iki kez nişanlandı ve mektuplaşarak başlayan aşkları “mektuplaşmadan” öteye geçemedi. Yakın dostu Max Brod, Kafka’nın ayrıldığı gün Felice’yi Berlin trenine bindirerek uğurladığını ve bürosuna gelerek dakikalarca hıçkırıklarla ağladığını anlatır.

Mektuplaştığı dört kadın vardı. Bu kadınlardan biri olan Milena Jesenska’ya âşık oldu. Ancak bir sorun vardı; Milena evliydi. 1920 yılında tanıştığı Milena, gazeteci, çevirmen, köşe yazarı ve aktivist bir kadındı. Onunla 3 yıl mektuplaştılar, birkaç kez görüştüler. Farklı bir şehirde yaşayan evli bir kadına âşık olmanın verdiği içinden çıkılmaz durum, babasının diktatörlüğünün izlerini üzerinden atamayan Kafka’yı çok daha derin acılara sürükledi. Milena’ya olan aşkı Kafka’nın edebi bakış açısını değiştirdi ve nadide eserlerden biri olan “Milena’ya Mektuplar” kitabını yazdı. “Şato” adlı romanındaki baş aktörün de Milena olduğu yönünde iddialar var. Kavuşamadığı aşkı Milena, Almanya’daki toplama kampında 1944 yılında hayatını kaybetmeden 5 yıl önce mektupları yayınlaması için yakın arkadaşı Willy Hass’a verdi. Kafka, hayatının son dönemlerinde Polonyalı Dora Diamant adlı bir çocuk bakıcısı kadına âşık oldu.


Hastalıkların Pençesinde Yedi Yıl

Ruhundaki derin acılardan kurtulamayan Kafka, hayatının son 7 yılını verem başta olmak üzere bazı hastalıklarının acıları ile yaşamak zorunda kaldı. 1917 yılı yaz aylarında kanlı öksürüklerle başlayan hastalığının verem olduğunu anlamak uzun sürmedi. 1918 yılı sonlarında İspanyol gribi ile mücadele etti. 1923 yılında Berlin’de bulundu. Bu yıllarda gırtlak kanserine yakalandı. Kanser, boğazını sardı ve yemek yiyemeyecek duruma geldi, konuşamadı. 3 Haziran 1924 tarihinde Klosterneuburg’daki bir sanatoryumda 41 yaşında hayata gözlerini yumdu. Bazı doktorlar ölüm sebebinin kalp yetmezliği olduğunu iddia etti.


Kafka’nın Kitapları

Kafka’nın dikkat çeken kitaplarından biraz bahsedelim. Kitaplarında insanlardaki gizli korkular, burjuva hayatı yaşayan zengin ailelerin sahte aile ve dost ilişkileri, çileden çıkaran bürokrasi gibi konulara dikkat çekti. Ruh halini de çok iyi yansıtan kitaplarında imkansız aşklarını da bulmak mümkün.

Kafka’nın ölümünden önce ve sonra yayımlanan tüm eserleri şunlardır;

En çok bilinen eserleri:

Roman; Dava (1925), Şato (1926), Kayıp (Amerika) (1927)

Hikâye; Değişim (1915), Bir Savaşın Tasviri, Taşrada Düğün Hazırlıkları, Şarkıcı Josefine ya da Fare Ulusu, Ceza Sömürgesi (1919), Çin Seddi, Bir Akademiye Rapor

Mektuplar; Milena'ya Mektuplar, Babaya Mektup

Günlükler; Günlük 1-2, Aforizmalar

Kafka'nın yaşadığı dönemde yayımlanan tüm eserleri:

1909 - Ein Damenbrevier

1909 - Gespräch mit dem Beter (Dua Eden Adamla Sohbet)

1909 - Gespräch mit dem Betrunkenen (Sarhoşlarla Sohbet)

1909 - Die Aeroplane in Brescia (Brescia'daki Uçaklar)

1912 - Großer Lärm (Büyük Gürültü)

1913 - Betrachtung (Gözlem)

1913 - Das Urteil (Yargı)

1913 - Der Heizer (Ateşçi) Amerika olarak bilinen romanın ilk bölümü

1915 - Die Verwandlung (Dönüşüm)

1915 - Vor dem Gesetz (Yasanın Önünde) Dava adlı romanın bir bölümü

1918 - Der Mord (Cinayet); Kardeş Katili öyküsünün ilk hali (1919)

1918 - Ein Landarzt (Bir Köy Hekimi) 13 öyküden oluşan bir kitap; aralarında On Bir Oğul ve Bir Akademiye Rapor öyküleri de bulunmaktadır

1919 - In der Strafkolonie (Ceza Sömürgesi)

1921 - Der Kübelreiter

1924 - Ein Hungerkünstler (Açlık Sanatçısı)

Kafka'nın ölümünden sonra yayımlanan tüm eserleri:

1904-1905 - Beschreibung eines Kampfes (Bir Savaşın Tasfiri)

1907-1908 - Hochzeitsvorbereitungen auf dem Lande (Taşrada Düğün Hazırlıkları)

1914 - Erinnerungen an die Kaldabahn (Kaldabahn Hatıraları)

1914-1915 - Der Dorfschullehrer (Köy Öğretmeni)

1915 - Blumfeld, ein älterer Junggeselle

1916-1917 - Der Gruftwächter

1916-1917 - Die Brücke (Köprü) Brod'un Başlığı

1917 - Eine Kreuzung

1917 - Der Schlag ans Hoftor (Çiftlik Kapısına Vuruş) Brod'un Başlığı

1917 - Der Jäger Gracchus (Avcı Gracchus) Brod'un Başlığı

1917 - Beim Bau der Chinesischen Mauer (Çin Seddi'nin İnşaasında)

1917 - Eine alltägliche Verwirrung Brod'un Başlığı

1917 - Der Nachbar (Komşu) Brod'un Başlığı

1919 - Brief an den Vater (Babaya Mektup)

1920 - Heimkehr Brod'un Başlığı

1920 - Die Abweisung (Geri Çevrilme)

1920 - Zur Frage der Gesetze (Yasalar Sorunu Üzerine)

1920 - Das Stadtwappen (Kent Arması) Brod'un Başlığı

1920 - Kleine Fabel (Küçük Fabl) Brod'un Başlığı

1920 - Die Truppenaushebung

1922 - Forschungen eines Hundes (Bir Köpeğin Araştırmaları) Brod'un Başlığı

1922 - Das Ehepaar

1922 - Der Aufbruch (Gezinti)

1922 - Gibs auf Brod'un Başlığı

1923-1924 - Der Bau Brod'un Başlığı

1925 - Der Prozess (Dava)

1926 - Das Schloss (Şato)

1927 - Der Verschollene (Amerika) İlk olarak 1912 yılında Kayıp olarak tasarlandı, fakat Brod tarafından Amerika olarak yayımlandı.


Kafka’nın Kitaplarından Alıntılar

  • “Yanımda yürüyordun Milena. Düşünsene, yanımda yürümüştün…”
  • “Ah Milena! Denize düşmüşüz sanki, elimizde olmadan oradan oraya sürükleniyoruz. Boğulmuyorsak, bu da kötülük olsun diyedir.”
  • “Koca deniz, dibindeki küçücük taşı nasıl sararsa, benim de sevgim öylesine yığılıyor senin üstüne…”
  • “Bir dayanak olmaktan çıkınca özgürleşir ruh ancak…”
  • “Sadece bilgi ağacının yemişlerini yediğimiz için değil, hayat ağacının yemişlerinden hala yemediğimiz için günahkârız.”
  • “Her insan kendi içinde bir oda taşır.”
  • “İnsanların tüm kusurları sabırsızlık, yaptıkları işte usule vaktinden önce son veriş ve sözde bir sorunu sözde bir çit içine almaktır.”
  • “Bastığın yerin iki ayağının kapladığından daha büyük olamayacağını anlamak ne büyük bir mutluluktur.”
  • “Ölümü arzulamaya başlamanız, bazı şeyleri anladığınızın ilk işaretidir.”
  • “Düşünceleri arasında sıkışıp kalmış bir eylemci o durağanlıktan çıkmadan asla mutlu olamaz.”

Kafka’yla İlgili Çalışmalar

Kafka’nın hayatını anlatan, kitaplarından uyarlanan bazı film ve belgeseller var. Biyografi görsellerinden kısa filmlere kadar baş aktörün Kafka olduğu birçok çalışmadan en önemlileri şunlar;

Şato; yönetmen Haneke’nin Kafka’nın ‘Şato’ adlı romanından birebir uyarladığı film.

Kafka; yönetmen Steven Soderbergh’in Şato romanından da uyarladığı biyografi filmi. Kafka’yı canlandıran aktör Jeremy İrons.

Dava (The Trail); yönetmen Orson Welles’in estetik ve Kafka uyarlaması.

Kafka: A Country Doctor; Koji Yamamura’nın yönetmenliğini yaptığı 2007 yapımı kısa film.

Kentler ve Gölgeler – Prag: Kafka’nın da anlatıldığı önemli bir belgesel.

Kaynaklar

https://www.turkedebiyati.org/franz-kafka.html

Yorumlar
Cavid 2017-05-28 01:36:33

elinize sağlık, güzel paylaşım olmuş.

Yorumunuzu Paylaşın