Makaleler

Deniz Gurbetçileri Romanının Özeti ve Tahlili

Yazar: Zülal Külekci
Deniz Gurbetçileri Romanının Özeti ve Tahlili

Deniz Gurbetçileri romanı, Cevat Şakir Kabaağaçlı’nın yazın dünyasında bilinen adı ile Halikarnas Balıkçısı’nın eserlerinden biridir. Cevat Şakir, sürgün edildiği Bodrum’da cezayı ödüle çevirmeyi başarır ve hayatının geri kalan her dakikasında huzurla yaşayacağı Bodrum’da Bodrum için yaşamaya başlar. Çok sevdiği Bodrum’u eserlerinde anlatmakla kalmaz. Bodrum’un eski adını kendi adı haline getirir ki günümüzde de Cevat Şakir Kabaağaçlı yerine bu ad ile anılmaya devam eder. Halikarnas Balıkçısı’nın bütün hikaye ve romanlarında Bodrum’u görmek mümkündür. Deniz Gurbetçileri adlı romanında da Bodrumlu sünger avcılarının hikayesini anlatır. Halikarnas Balıkçısı ile detaylı bilgiyi Halikarnas Balıkçısı, Hayatı ve Eserleri başlıklı yazımızdan öğrenebilirsiniz. Biz bu yazımızda Deniz Gurbetçileri romanının özeti ve tahlilini sizlere sunacağız.

Deniz Gurbetçileri Adlı Romanın Konusu

Bodrumlu sünger avcılarının çıktıkları bir seferi konu alır Deniz Gurbetçileri romanı. Ana hikaye bu olsa da eser içinde birbirinden farklı hayat hikayeleri var. Ateşoğlu ve tayfasının daha önceki seferlerinde keşfettikleri sünger yatağına gitmek için yola çıkan balıkçılar Deniz Ağası olan Karakulak Tevfik ve onun gibi emek hırsızı para göz kişilerden ayrı çalışabilmek ve emeklerinin karşılığını alabilmek için çabalarlar. Romanda ana hikaye dolaylı yollardan anlatılır. Türk sularında sünger avcılığının yabancılara verilmesi ve Karakulak Tevfik’e bu işten pay veriliyor olması Karakulağı harekete geçirir. Bodrum’da Karakulağa muhalif olabilecek tek grup Ateşoğlu ve tayfası olduğu için sünger avcıları gidecekleri yere varamadan Karakulak Tevfik tarafından öldürülür. Tayfadan sadece Ateşoğlu hayatta kalır. Ateşoğlu’da kafasına aldığı darbe yüzünden akli dengesini kaybeder. Arkadaşlarının yanına gideceği zamana kadar balıkçılık yaparak kendi halinde geçinir. Roman genel olarak zenginin fakiri ezmesi ve fakirin çilelerini anlatmasıyla tam bir geçim sıkıntısını konu alıyor.

Deniz Gurbetçileri Adlı Romanda Ana Düşünce

Bodrum’un dili olan Halikarnas Balıkçısı, diğer eserlerinde olduğu gibi okuyucuya Bodrum’u ve Bodrum’da olanları anlatmayı amaçlar. Bu romanında sünger avcılarını ele alır. Onların çektikleri çile, yaşadıkları zorluklar ve geçim sıkıntısı gibi konular okuyuculara sünger avlamanın ne kadar zor olduğu hakkında bilgi verir. Yazar bu romanı ile okuyucuya sünger avcılarının dünyasının kapılarını açar.

Deniz Gurbetçileri Adlı Romanın Bölümleri

Haydi Sefere!..

Eminoğlu Aliş

Karakulak Tevfik Reis

Balıkçı Salih

Çakır Ayşe ve Balıkçı Hamza

Sünger Kesadı

Gizli Sığ

Küçük Alış ve Çağanoz İdris

Çavdarlılı Selim, Sarraç Öksüz İmdat, Cennet Kız

Deniz Gurbetçileri Adlı Romanın Özeti

“Haydi Sefere!..” diye başlar Deniz Gurbetçileri romanı. Ateşoğlu ve tayfası, aileleri için bir lokma ekmek parası olsun kazanabilmek uğruna çıkarlar sünger avcılığına. Bu kez yolculuğa önceki seferler gibi bir umut çıkmıyorlar. Ateşoğlu ve tayfası bu yolculuklarında elleri boş dönmeyeceklerinden kesinlikle eminler. Çünkü sünger avlayabilecekleri gizli bir sığları var. Bölümlerden oluşan romanda Daha çok kahramanların hayat hikayeleri anlatılırken ana konu yavaş yavaş ilerler.

Ateşoğlu ve tayfası ilk çıktıkları seferde elleri boş dönmek üzeredirler. Bütün umutlarının tükendiği ve eve dönüş yolunu tuttukları zamanda Yaşlı bir balıkçı olan Salih Reis’in yanına uğrama kararı alırlar. Denizcilerin, ana olarak gördüğü Çakır Ayşe’nin yanına uğradıktan sonra Salih Reis’in denize bakan mağarasına doğru yola koyulurlar. Salih Reis’e kendi kumpanyalarından armağan ederler. Sünger avcıları, biraz sohbet etikten sonra durumlarını Salih Reis’e anlatırlar. Salih Reis, avcıların kurtarıcısı olacak gizli sığı anlatır. Salih Reis, bu sığı balık tutmak için denize açıldığı bir gün keşfeder. Salih Reis, balık tutarken uykuya dalar ve dalgalar kayığını onun bilmediği bir yere sürükler. Oltasına takılan balıkla uyanan Salih Reis, yakaladığı balığı gördüğünde sürüklendiğini fark eder. Kayığının altında daha önce hiçbir insanoğlunun dokunmadığı bir sığ olduğunu anlayan Salih Reis, bu bölgeyi denizcilere has yöntemle işaretler. Sünger Avcılarının kötü durumunu duyduğunda onlara bu sığdan bahseder. Aldıkları haber ile yüzleri gülmeye başlayan tayfa, Salih Reis ve Çakır Ayşe’yi şans tılsımı olarak yanlarına alırlar. Gizli sığa gün bitmek üzere olduğu için sadece deneme dalışları yaparlar ki bu dalışlarda bile bol bol sünger avlarlar. Gizli sığ sayesinde depolarını ağzına kadar doldururlar.

Bu yolculuklarında yine gizli sığın yolunu tutarlar ancak Karakulak Tevfik’in peşlerine takıldıklarını anladıklarında yollarını değiştirerek bir fırtınaya dalarlar ve fırtına sayesinde izlerini kaybettirirler. Ateşoğlu ve tayfası Karakulak Tevfik’ten tamamen kurtulabilmek için birkaç gün farklı yerlerde oyalanma kararı alır. Karakulak Tevfik gizli sığın yerini öğrenirse o sığı kurutmadan durmayacağını bütün mürettebat adı gibi bilir. Boş durmamak için sünger avlamaya başlayan tayfa, aralarına yeni katılan ve çocuk yaşta olan Aliş’e dalış eğitimi verirler. Alış, denizci olma aşkı ile yanan bir çocuktur. Bu oyalanma sürecinde tayfaya yeni kişiler katılır. Romanda bu kişilerin hayat hikayeleri büyük yer kaplar. Ancak ana hikayeye pek katkıları olmaz. (Yukarıda bahsedilen roman bölümlerine dikkat edildiğinde çoğunluğunun kişi isimleri olduğunu göreceksiniz. Bu bölümler isimlerini taşıdığı kişilerin başından geçenleri anlatıyor. Bu bakımdan hikayenin bu kısımlarına fazla değinmeyeceğim)

Aralarına en son katılan kişi Hırsız Selim olur. Hırsız Selim, Ateşoğlu ve tayfasına Karakulak Tevfik’in peşlerini bırakıp Bodrum’a döndüğünü haber verir. Karakulak’ın bu hareketinden kuşkulansalar da bir anlam veremezler. Üst kademelerdeki bir takım kişilerin Ege’de sünger avcılığı haklarının tamamını Yunanlılara vermesi (Satması) Karakulak Tevfik’in Bodrum’a dönmesine sebep olur. Karakulak o bölgenin güçlü ve varlıklı kişilerinden olduğu için bu anlaşmadan ona da pay verilir. Karakulak Tevfik bu anlaşmaya çomak sokacaklarını düşünerek Ateşoğlu ve tayfasını ortadan kaldırmanın planlarını yapar. Bu sırada Ateşoğlu ve tayfasının gemisi arızalanır ve arızalı parçanın tamir edilmesi için Ateşoğlu yola çıkar. Karakulak Tevfik, engel olarak gördüğü Ateşoğlu ve tayfasını ortadan kaldırmak için hazırladığı planı uygulamaya başlar. Yanına yandaşlarını alarak Ateşoğlu’nun gemisinin demir attığı yere varır. Gece karanlığından faydalanarak geminin altına bomba yerleştirir ve bu bombayı patlatarak gece uykuda olan bütün tayfayı öldürür. Geminin arızalanan parçası için yola çıkan Ateşoğlu bu sırada gelir. Geminin havaya uçtuğunu gören Ateşoğlu Karakulak Tevfik ile karşılaşınca her şeyi anlar. Karakulak Tevfik’in üzerine yürüdüğü sırada Karakulak Tevfik’in adamlarından biri Ateşoğlu’nun kafasına bir taşla vurarak onu etkisiz hale getirir. Ateşoğlu’nu öldü sanarak denizin dalgalarına bırakırlar. Dalgalar Ateşoğlu’nu bir kıyıya sürükler. Burada yaşayan köylüler Ateşoğlu’nun hayatta olduğunu anladıklarında ona yardım eder ve iyileştirirler. Ancak Ateşoğlu kafasına aldığı darbe yüzünden hiçbir şeyi doğru düzgün hatırlamaz.. Geri kalan ömrünü bir sandal ile balık tutarak geçirir. Denize açıldığı bir gün ölüm ona arkadaşları ile gelir. Ateşoğlu’da arkadaşları gibi gökyüzü gemisine katılır ve ufuklarda kaybolur.

Yunanlıların Ege’de elde ettikleri haklara biri karşı çıkar. Bu kişinin adı Latif’tir. Latif, üst mevkilerdeki kişiler ile görüşerek Ege’deki durumu anlatır. Bu olaydan sonra her şey değişir ve Latif Bey sayesinde Türk denizciler haklarına geri kavuşurlar.

Deniz Gurbetçileri Adlı Romanın Kahramanları

Deniz Gurbetçileri romanının kahraman kadrosu oldukça geniştir ve hikaye ilerledikçe bu kahramanlar artış gösterir. Romanın ilk olarak gazetede tefrika edildiğini düşünürsek bu durum anlaşılır hale gelir. Deniz Gurbetçileri romanında kullanılan isimler yazarın diğer romanlarında da geçmektedir. Bu başlık altında romanda yazarın çokça üzerinde durduğu ve ana olaylara etki eden kahramanlardan bahsedeceğiz.

Ateşoğlu: Denizciliğe yıllarını veren ve denizin her türlü halinden anlayan deneyimli bir denizcidir. Herkesin saygı ve sevgisini kazanan Ateşoğlu, Karakulak Tevfik’ in adını bile duymak istemez. Karakulak Tevfik’e duyduğu nefretin sebebi romanda açıklanmaz. Ateşoğlu, Halikarnas Balıkçısı’nın Aganta Aganta Burinata adlı romanında da yer alır. Kahramanın benzer bir yönü iki romanda da hayatının son zamanlarında akli sorunlarının olmasıdır.

Aliş: Denizci olma aşkıyla yanan küçük bir çocuk. Ailesinin erkekleri denizde öldüğü için babaannesi Aliş’i denizden uzak tutmaya çalışır. Ancak Alış denizden vazgeçmez. Önce Karakulak Tevfik’in gemisine miço yazılacakken Aliş’in babasının arkadaşları olan Ateşoğlu ve yanındakiler Aliş’i Karakulak Tevfik’in elinden kurtarırlar.

Çakır Ayşe: Çocukluğunu doğayla iç içe geçiren Çakır Ayşe, yerinde durmayan bir kız çocuğudur. Annesi ve dayısı ile birlikte yaşar. Sahile yüzmeye gittiği bir gün Balıkçı Hasan ile tanışır ve birbirlerine aşık olurlar. Ayşe, Hasan ile evlenmek için evden kaçar ve evlenirler. Hasan’ın ölümü çoğu denizci gibi denizde olur. Çakır Ayşe, Hasandan sonra kimse ile evlenmez. Hasan’ın hayatta kalan tek akrabası olan Salih Reis’i babası yerine koyar. Tüm denizcileri ise evladı gibi görür. Bu yüzden denizcilerde Çakır Ayşe’yi anaları gibi severler.

Salih Reis: Denizciliğe yıllarını vermiş bir denizcidir. Birçok yerde çalıştıktan sonra oturduğu yerde kimsesi kalmayınca kardeşinin köyüne yerleşir. Burada mağaradan bozma bir evde yaşar. Kardeşi ve kardeşinin oğlu Hasan öldüğünde Çakır Ayşe’den başka kimsesi kalmaz. Ateşoğlu ve tayfasına gizli sığ’ın yerini Salih Reis gösterir. Yaşamının son anlarını denizi seyrederek geçirmek istese de evinin bulunduğu yeri almak isteyen bir toprak ağası Salih Reis’i zorla hastaneye yatırtır. Salih Reis, onu hastaneye götürmeye gelen jandarmalara yalvarır, yerlere kapanır. Ancak jandarmalar aldıkları emirleri yerine getirmek için Salih Reis’i zorla hastaneye götürürler. Hastanede de evine dönmek için ağlamaya devam eder. Doktorlardan Salih Reis’in geceyi çıkaramayacağını duyan hasta bakıcı kız, Salih Reis’e evine gidebileceği ile ilgili yalan söyler. O gece Salih Reis, mutlu bir şekilde hayata gözlerini yumar.

Karakulak Tevfik: Bodrum’un sayılı zenginlerinden biri. Ufak tefek işler ile iş hayatına atılan Karakulak Tevfik’in bir takım dolandırıcılıklar ile zengin olduğu söylenmektedir. Deniz Gurbetçileri romanında kötü adam olan Karakulak Tevfik, denizcileri kendine borçlu hale getirerek onları ölümüne çalıştırır. Para için yapmayacağı hiçbir şey yoktur. Mavi Sürgün, Halikarnas Balıkçısı, Bilgi Yayınevi, Ankara, 21.basımMavi Sürgün, Halikarnas Balıkçısı, Bilgi Yayınevi, Ankara, 21.basım: Romanın sonunda hikayeye dahil olan kahraman, Türk denizcilerinin Ege’deki avlanma yasağının kaldırılması için mücadele verir. Bu kahraman, Deniz Gurbetçileri romanının yazarı olan Halikarnas Balıkçısı’ndan başkası değildir. 

Deniz Gurbetçileri Adlı Romanda Mekanlar

Halikarnas Balıkçısı’nın tüm eserlerinde Bodrum’u görmek olası bir durum. Deniz Gurbetçileri romanının esas hikayesinde mekan Ateşoğlu’nun gemisidir. Akdeniz ve Ege’yi romanın geçtiği mekanların başında sayabiliriz. Çakır Ayşe’nin evi ve Salih Reis’in evi romanın geçtiği iç mekanlar arasındadır. Esas hikayenin dışında karakterlerin hayat hikayelerinin anlatıldığı bölümlerde farklı mekanlardan da bahsedilir. Yazar, Deniz Gurbetçileri romanında mekan unsuru üzerinde fazla durmaz.

Deniz Gurbetçileri Adlı Romanın Tahlili

Halikarnas Balıkçısı, eserlerinde sıkça işlediği Bodrum’u Deniz Gurbetçileri romanında da kullanır. Deniz Gurbetçileri romanı Halikarnas Balıkçısı’nın toplumsal konulara en fazla değindiği romanıdır. Romanda denizcilerin geçim sıkıntılarını ve bu sıkıntılardan kurtulabilmek için ölüme nasıl meydan okuduklarını yaşamış birinden dinlermişçesine okuyoruz. Halikarnas Balıkçısı’nın Bodrum’a sürgün edildikten sonra yazarlık dışında balıkçılık ve sünger avcılığı gibi işler ile uğraştığını düşünürsek romanlarında anlattıklarını birinci ağızdan kaleme aldığını söyleyebiliriz.

Halikarnas Balıkçısı yazdığı eserlerde Bodrum’u ve Bodrumlu insanları anlatır. Durum böyle olunca yazarın romanları arasında benzerlikler olabiliyor. Bir romanda geçen karakter başka bir romanda da geçebiliyor. (Bu karakter benzerliklerinin sebebi için Halikarnas Balıkçısı’nın gerçek hayattan kişileri ya da hikayeleri eserlerinde kullandığını düşünüyorum.) Karakterler arasında isim benzerliği dışında kişiliklerinde ortak olduğu karakterleri görebiliriz. Deniz Gurbetçileri romanının Aliş’in, Aganta Aganta Burinata romanının başkarakteri Mahmut gibi deniz aşığı olması ve bu tutkularının yazarca anlatımı benzerlik göstermektedir. Bu durumu yazarın anlatım yetersizliği olarak görmek mümkün ancak yazarın edebi yeteneği göz önüne aldığında böyle bir hataya düşmeyecektir.

Deniz Gurbetçileri romanının içeriğine bakıldığında bölümlerden oluştuğunu görebiliriz ki bu bölümlerden yukarıda bahsettik. Romandaki bu bölümlerin çoğu çıkarılsa bile romanın ana hikayesi eksilmemektedir. Romanın içindeki doldurma bölümlerin fazla olduğunu söyleyebiliriz. Bölümlerin çokluğu ve her bölümde ana hikayeye katkısı olmayacak hikayelerin varlığı okuyucuda farklı hikayeler okuyormuş hissiyatı oluşturabilir. Bölümlerin çokluğunun yanı sıra romandaki kahraman sayısı oldukça fazladır. Başkarakterlerin bulunduğu gemide roman boyunca kendinden söz edilen, bir ya da iki kez söze giren kişiler romanın kahraman sayısını oldukça arttırır. Bu durumu da yazarın tercihi olarak görebiliriz.

Deniz Gurbetçileri romanının zaman çizelgesinde bir düzen yoktur. Romana başladıktan sonra geriye dönüşler ile karakterlerin tanıtımı yapılarak karakterler hikayeye dahil edilir. Kimi bölümlerde karakter için yapılan geri dönüşler ana hikayeye katkı sağlarken kimi bölümlerde sadece karakterlerin geçmişi anlatılır.

Halikarnas Balıkçısı, romanında mitolojik öğelere ve denizci inanışlarına bolca yer verir. Hikayedeki denizciler Müslüman tebaadan olsa da mitolojik inanışlara gerçekmişçesine inanan denizcilerde vardır. Romanda bahsedilen mitolojik öğeler deniz ile ilgilidir. Deniz kızları, sirenler vb. öğeleri örnek verebiliriz.

Kaynaklar

Deniz Gurbetçileri, Halikarnas Balıkçısı, Bilgi Yayınevi, Ankara, 8.basım

Yorumunuzu Paylaşın