Makaleler

Okurlara ve Yazarlara Adanmıştır!

Kimyada Kadın

Tarih: 27.09.2009 | Görüntülenme:
Loading


Henry Becqerel'in uranyum içeren bileÅŸiklerin yaydığı, görünüÅŸte kendiliÄŸinden, yeni tip bir radyasyonla ilgili buluÅŸu Curie'lerin yoÄŸun ilgisini çekmekteydi. EÅŸiyle birlikte uranyum üzerinde çalışmaya baÅŸladı. Ve 1898 yılında yepyeni bir elementle karşılaÅŸtılar. Bu element uranyumdan yüz kat daha radyoaktifti ama, zift çevherinin yaydığı tüm radyasyondan sorumlu olamazdı. Bu elemente Marie'nin anavatanı anısına "polonyum" dendi.
Curie'ler cevherin içinde küçük miktarda ama radyoaktifliÄŸi çok yoÄŸun bir baÅŸka element olduÄŸuna inanıyorlardı. Bu gizemli elemente "radyum" adı verdiler. Radyum'un varlığından o kadar eminlerdi ki, bunu kanıtlayabilmek için 4 yıl boyunca tonlarca cevher arıttılar. Cevherleri Çekoslovakya'da ki maden ocaklarından belli bir parayla alıyorlardı. Madencilerinde atıkları satmaları iÅŸlerine geliyordu. Sonunda,1902 yılında tonlarca zift cevherinin 1 gramının onda biri ağırlığındaki bir miktar yeni elementi elde ettiler.

Radyoaktivite ve radyoaktif elementlerle ilgili yaptığı çalışmalarla hem Nobel Fizik Ödülü'nü, hem de Nobel Kimya Ödülü'nü almıştır.

1906 yılında feci bir trafik kazası sonucu eÅŸini kaybetti. 1911 yılında kimya alanında Nobel Ödülü aldı. İlk kez iki dalda ödül alan birisi oldu.1934 yılında radyoaktif ışınların etkisi nedeniyle kan kanseri oldu ve yaÅŸamını yitirdi.

KuÅŸkusuz Marie Curie, kimyada en fazla ün yapmış kadındır. Fakat yalnız deÄŸildir. Kimyada çalışmalar yapmış baÅŸka bayan mühendis ya da mucit adı söyleyebilir misiniz?

Ruth Benerito'yu biliyor musunuz? 1950'lerde Yeni Orleans'ta USDA laboratuarlarında çalışırken ütü gerektirmeyen pamuk kumaÅŸların üzerine çalışmalar yapmıştır. Bu yenilikle kadınlar elbiseleri ütülemek için saatlerini harcamaz oldular. (demek o zamanlar iÅŸ bölümü yokmuÅŸ...)

Marie Daly, kimya ile ilgili çalışmalarını takip ederek ırksal ayrımcılığın ve cinsiyet önyargılarının üstesinden geldi. 1947'de Ph. D ünvanını alan ilk Afrikalı Amerikan kadın oldu. Daha sonra Albert Einstein Kolejinde biyokimyacı olarak kariyerine devam etti. Daly, Queens Kolejinde Afrikalı Amerikan öÄŸrencileri için bir burs fonu kurdu. O, profesörken araÅŸtırmalarına ek olarak, ergin olmayan öÄŸrencilerini, bilime çekmek için programlar geliÅŸtirdi.

Rachel Lloyd, kimyada Ph. D ünvanını kazanan ilk Amerikalı bayandır. O zamanın erkekleri gibi en iyi kimya eÄŸitimini almak için Avrupa'ya gitti. Bu 1887 yılında Zurich Üniversitesi'ni kazanmasıyla oldu. Amacı kimya profesörü olmak ve bu alanda baÅŸarılar göstermekti.

1891 yılında, Amerikan Kimyasal TopluluÄŸu'nun ikinci kadın üyesi oldu. Dorothy Crowfoot Hodgkin, Britanya'lı, protein kristallografisi bilim dalının kurucusu. Biomoleküllerin üç boyutlu yapılarını belirlemek için kullanılan X-Işını kristallografisi tekniÄŸinin öncülüÄŸünü yaptı. En önemli baÅŸarıları kolesterol, penisilin , B-12 Vitamini ve insülin'in moleküler yapılarının keÅŸfidir. B-12 Vitamini üzerine çalışması ile 1964 Nobel Kimya Ödülüne layık görülmüÅŸtür. OlaÄŸanüstü bilimsel yetenekleri ve eriÅŸtiÄŸi baÅŸarıların yanısıra alçakgönüllü olması, insanlarla iletiÅŸimi çok sevmesi, sosyal eÅŸitsizlikler ve barış konusunda tutkulu olması, karakterinin öne çıkan diÄŸer yanlarıydı.

Rosalind Elsie Franklin, DNA, virüs, kömür ve grafitin yapılarının anlaşılmasında büyük katkılarda bulunan İngiliz biyofizikçi.

1956 yılının yaz aylarında Rosalind Franklin kanser olduÄŸunu öÄŸrendi. İki yıldan kısa bir sürede Nisan 1958'de henüz 37 yaşındayken yaÅŸama gözlerini yumdu. 1962 yılında Watson, Crick ve Wilkins DNA çalışmalarından dolayı Nobel Ödülü alırlarken Franklin'in adı bile anılmadı. Buna, kimi çevreler ölmüÅŸ kiÅŸilerin ödüle aday gösterilemeyeceÄŸi nedenini gösterdiler, kimileriyse Franklin'in hakkının yenildiÄŸini söylediler. Her ne olursa olsun bugün bilim çevreleri, DNA çalışmaları üzerinde Rosalind Franklin'in önemli katkıları olduÄŸunu ve öncü çalışmalar yaptığını kabul ediyor.

Lise Meitner, Avusturyalı fizikçi. Nükleer fizik ve radyoaktivite üzerine çalıştı. Fizyonun teorik yorumunu yaptı. Enrico Fermi Ödülünü alan ilk bayandır.

Jacqueline Barton, DNA ve elktronları inceledi. Biraz hasarlı DNA moleküllerinin elektriÄŸe yol göstermediÄŸini buldu.

Ruth Erica Benesch, kocası Reinhold ile yaptığı çalışmalarda, hemoglobinin oksijeni vücutta nasıl serbest bıraktığını inceledi.

Joan Berkowitz, Hem bir kimyacı hem de çevresel danışmandı. Endüstriyel atık ve kirlilik problemlerini çözmek için çalışmalarda bulundu.

Iréne Joliot-Curie, 1935'te yeni bir radyoaktif element sentezlemesi ona, Nobel Kimya Ödülünü kazandırdı. Ödülü kocası Frédéric Joliot ile paylaÅŸtı. Hazel Bishop, Corale Brierley, Stephanie Burns, Mary Letitia Caldwell, Kathryn Hach Darrow, Cecile Hoover Edwards, Gertrude Belle Elion, Gladys L. A. Emerson, Mary Fieser, Helen M. Free, Dianne D. Gates-Anderson, Mary Lowe Good, Barbara Grant, Alice Hamilton, Anna Harrison, Gladys Hobby...


Kaynaklar:
1)http://chemistry.about.com
2) http://chemistry.about.com/od/womeninchemistry/a/womenchemistry.htm
3) http://tr.wikipedia.org/wiki/Rosalind_Franklin
4) http://tr.wikipedia.org/wiki/Dorothy_Crowfoot_Hodgkin
5) http://www.nobelpreis.org/turkish/chemie/joliot-curie.html
6) http://www.chemheritage.org/women_chemistry/stuff/benerito.html
7) http://www.chemheritage.org/women_chemistry/chall/lloyd.html1)



Makaleyi Derecelendirin:

Toplam oy: 0, Oran: 0/5

Yazdır | Gönder | Yayınla | Yazara Geribildirim | Etiketler

    • Son Bilim Makaleleri
    • Ahmet Polat'dan Makaleler
  • Delilik Genini BoÅŸuna Aramayın
    Yazar: Ahmet Polat | Tarih: 17.12.2009
    Bugüne kadar, bu tür bulgulan bildiren yayınlardan hiçbirinin doÄŸrulandığı görülmedi. 1980’li yılların başından itibaren, moleküler biyoloji ve genetik a...
  • Akraba Evlilikleri
    Yazar: Ahmet Polat | Tarih: 17.12.2009
    Kalıtımın taşıyıcısı genlerdir. Bizler nesiller öncesinden gelen atalarımızın  bize hediye ettiÄŸi genetik kalıtımla yaÅŸama baÅŸlamaktayız.  Vücudumuzun büy&uum...
  • Aşılar
    Yazar: Ahmet Polat | Tarih: 17.12.2009
    Böylece vücudun,hazırlıklı olduÄŸu hastalık etkenlerinden biriyle karşılaÅŸtığında, önceden, oluÅŸmuÅŸ antikorlar sayesinde bu maddelerle savaÅŸması kolaylaşır. AÅžILARIN BÄ...
  • Aminoasitler
    Yazar: Ahmet Polat | Tarih: 17.12.2009
    Yani amino asitler uzun zincirler oluÅŸturarak proteinleri, proteinlerde kompleks bir ÅŸekilde organize olarak hücreyi meydana getirir. Tabii karmaşık bir yapıya sahip olan hücre yanlızc...
  • Besin Enfeksiyonları
    Yazar: Ahmet Polat | Tarih: 17.12.2009
    BozulmuÅŸ besinlerin tüketimi ile oluÅŸan bu hastalık haline genel olarak besin zehirlenmesi adı verebiliriz. Bu mikroorganizmalar doÄŸada bakteri, virüs ya da mantar formlarında ç...
  • Diyabet
    Yazar: Ahmet Polat | Tarih: 17.12.2009
    Belirtiler;İnatçı hiperglisemi neredeyse ÅŸeker hastalığı ile ilgili sizi uyarabilecek tüm belirtilere sebep olur.Bu belirtiler: Sık sık idrara çıkma Aşırı susama Bula...
  • Saglikli Beslenme Ve Diyet
    Yazar: Ahmet Polat | Tarih: 17.12.2009
    Hayvansal gıda maddeleri dışarda yerken olsun, annelerimizinmutfağında olsun, seçeneklerimiz arasında önemli yer tutar. Peki ama, hayvansal besinler nedir, özellikleri nelerdir?...
  • Babalık Tayini
    Yazar: Ahmet Polat | Tarih: 17.12.2009
    DNA kimlik testi bilinen kimlik tespiti yöntemleri arasında ayırım gücü en yüksek olanıdır. DNA kimlik testi yaygın olarak nesep ya da babalık tayininde ve Adli Tıp’t...
  • DNAnın Öyküsü
    Yazar: Ahmet Polat | Tarih: 17.12.2009
    Bu baÅŸarı 1962 yılında Nobel ödülü ile deÄŸerlendirilmiÅŸ, proteinlerle birlikte kromozomları oluÅŸturan, nesilden nesile kalıtlanan bu dinamik molekülün açıklan...
  • DNAnın Replikasyonu Duplikasyonu
    Yazar: Ahmet Polat | Tarih: 17.12.2009
    DNA'nın kendini eÅŸlemesinde üç farklı replikasyon teorisi öne sürülmüÅŸtür. Bunlar;Konservatif,Semikonservatif ve Dispersif replikasyon teorileridir.Konservatif...
  • DNA Replikasyon Mekanizması
    Yazar: Ahmet Polat | Tarih: 16.12.2009
    3.)Hidrojen baÄŸlarının kopmasıyla, kalıp olarak görev yapabilecek duruma gelen ipliklere, primozom kompleksi baÄŸlanır.bu kompleks replikasyonun baÅŸlangıç noktasnı bulur ve primaz...
  • Genetik Kopyalama
    Yazar: Ahmet Polat | Tarih: 16.12.2009
    Hücre, çevresi ile iliÅŸkisini hücre zarı vasıtasıyla saÄŸlar. Hücreler; doÄŸrudan temas, salgıladıkları kimyasal maddeler (hormonlar,enzimler) ya da elektriksel impulslar ...
  • Genetik Tarihi
    Yazar: Ahmet Polat | Tarih: 16.12.2009
    1- MENDEL'DEN ÖNCEKİ DEVİR 1828 Tradescantinia (Telgraf çiçeÄŸi) hücresinde nükleusun görülmesi (Robert Broun)1839 hücre teorisinin bulunması: Canlı org...
  • Hipnoz
    Yazar: Ahmet Polat | Tarih: 16.12.2009
    Söz gelimi tüm fobileri ilaçla tedavi edebilmek mümkün deÄŸildir. Belki uzun zaman alan psikoterapi seansları ile fobiler önlenebilir fakat hipnoterapi ile çok ...
  • Hipotalamus
    Yazar: Ahmet Polat | Tarih: 16.12.2009
    Bu hücrelerin salgıladıkları hormonlara genel adıyla " Nörohormonlar " adı verilir. ÖzelleÅŸmiÅŸ bu hücreler kendi aralarında gruplara ayrılırlar. Öyle ki sa...
  • Bağışıklık (immun Sistem) YetersizliÄŸi
    Yazar: Ahmet Polat | Tarih: 16.12.2009
    Her sistem bağımsız olarak yada bağışıklık sistemlerinden biri veya birkaçıyla birlikte davranabilir. Bağışıklık yetersizliÄŸi doÄŸumsal (X genine baÄŸlı antikor yoklugu), edinse...
  • Mayoz Bölünme
    Yazar: Ahmet Polat | Tarih: 16.12.2009
    Mayoz bölünmede hücre kromozom sayısını bir defa arttırdıktan sonra iki defa bölünme geçirir. Bunlar mayoz I ve mayoz II olarak adlandırılır ÅŸimdi bunları ayr...
  • Mitoz Bölünme
    Yazar: Ahmet Polat | Tarih: 16.12.2009
    Ayrıca hücre büyüdükçe sitoplazma / çekirdek oranı büyüyeceÄŸinden, çekirdeÄŸin etki alanı küçülecektir.Bu durum hücre i&cce...
  • Asrın Süper Gıdası "Spirulina Platensis"
    Yazar: Ahmet Polat | Tarih: 16.12.2009
    Spirulina her ne kadar 21. yüzyılın süper gıdası olarak tanıtılsa da yüzyıllar önce insanoÄŸlu tarafından keÅŸfedilmiÅŸ bir besindir. Spirulina'nın Texcoco gölü ...
  • Stres
    Yazar: Ahmet Polat | Tarih: 16.12.2009
    Stres öldürmüyor ama AİDS gibi çok ciddi bir tehlike. Neden mi? Çünkü tıpkı AİDS gibi bağışıklık sistemini zayıflatıp insanları her türlü h...

Yorumlar (0)
Yorum Gönderin
Profesyonel bir yorumcu olmak için yorumlar.com'a üye olunuz.



Makaleler.comKullanım KoşullarıGizlilik PolitikasıEditör Yönergeleriİletişim