Makaleler

Mehmet Fuat Köprülü’nün Edebi Kişiliği

Yazar: Diba Bahadıroğlu
Mehmet Fuat Köprülü’nün Edebi Kişiliği

Mehmet Fuad Köprülü'nün Hayatı

Mehmet Fuad, edebiyatın kendisi ile değil daha çok tarihi ile uğraşmış çok değerli araştırmacı, Türk Edebiyatı Tarihi alanında profesör,  tarihçi ve siyasetle bir süre uğraşmış ve Dış İşleri Bakanımız olmuş bir aydındır. Soyu, Sadrazam Köprülü’ye dayanır. Babası, mahkeme başkâtiplerinden İsmail Faiz Beydir ve babasının kökleri IV. Mehmet’in sadrazamı, Köprülü Mehmet Paşa’ya kadar dayanır. Annesi ise İslimiye eşrafından ve ulemadan Arif Hikmet Efendi'nin kızı Hatice Hanım'dır.

İsminin Mehmet Fuat olması tesadüf değildir. Ataları, 17. Asrın ortasında Sultan Mahmud idaresindeki Osmanlı İmparatorluğu'nu büyük bir yıkımdan kurtaran Köprülü Mehmed Paşa olduğu için aile de bu yeni neslin ikbali, atası gibi olsun diye ona Mehmet Fuad adını vermiştir. Soyadı kanunuyla da atalarının ismini soy isim olarak almış ve Mehmed Fuad Köprülü olmuştur.

Mehmed Fuad Köprülü ( Orijinal ismi bu şekildedir, ünsüz değişimleri ile “d” sesi “t” olmuştur, biz yazıda her ikisini de kullanacağız.) Ayasofya Merkeez Rüşdîyesi’ni yüksek bir derece ile bitirince 1907 -1910 yılları arasında Mekteb-i Hukuk’a devam etmiş ve bu esnada Fransızca öğrenmiştir. Hukuk Fakültesinde üç yıl kalmış ama oradaki eğitimi pek beğenmemiştir. Kendi anılarında hocalarından daha iyi Fransızca bildiğini, İslam profesörleri bir yana, Avrupa hukuku dersi veren hocalarının asıllarını bilmediklerini tercümelerden ders işlediğini dile getirmiştir. Kendisi ilk 3 yıl sınavlardan gayet iyi notlar aldığını ama amacının diploma almak değil, kendini iyi yetiştirmek olduğunu bildiği için bu mektebi bıraktığını ifade etmektedir. Yine kendi anılarında “.. Sonra benim ihtisâsını yapmak istediğim ilim sahâsının mektebi yoktu ki ben oradan mezûn olabileyim.. O zamanki mektepler, ilmî müsesseât ( yapılan ilim binaları) çok geride idi. Bunun için kendimi yetiştirmeye karar verdim” der. Gerçekten de daha sonra hem kendini hem de öğrencilerini çok iyi yetiştirecekti.

Mehmed Fuad Köprülü daha 13 yaşında iken şiir yazarak basın hayatına atıldı. Henüz hukuk okuduğu yıllarda, 1908 – 1910 yıllarında Mehasîn ve Servet-i Fünun dergilerinde, Tanin adlı gazetede şiirleri ama aynı zamanda sanat, sosyoloji, eleştiri alanlarındaki makaleleri yayınlanmaya başladı.

Çevirileri de bulunan âlimimizin, Dr. Gustave’den Le Bon adındaki eseri Hayât-i Fikriye adıyla yayımlandığı bilinmektedir. Ayrıca Henri Becque’den çevirdiği Paris Kadınları adlı komedi oyunu, daha sonra bu oyunu kitap haline getirmiştir.

Fuat Köprülü, henüz 20 yaşındayken Kabataş ve Mercan lisesinde Türkçe dersleri veriyordu. Ayrıca İstanbul Lisesinde Türkçe ve Edebiyat, Galatasaray Lisesinde edebiyat öğretmeni olarak dersler verdi.

Halit Ziya Uşaklıgil’den boşalan Darülfünun Türk Edebiyatı Tarihi müderresliğine 1913 yılında atanan Fuad Köprülü, üniversite reformundan sonra da aynı okulda dekanlık yapmıştır.

Bunun dışında, İlahiyat Fakültesinde, İstanbul Mülkiyesi’nde ve onun Ankara’daki süreğinde ( kolu) Siyasal Bilgilerde, Güzel Sanatlarda, Ankara Dil – Tarih – Coğrafya Fakültesi’nde tarih alanlarında ders verdi.  Bu geniş yelpazenin nedeni, onun Türk Edebiyatı Tarihi alanında çalışması ve  bu sayede birçok ilmi sahada şube şansı olmasıdır.

Ordinaryüs ünvanını hakkıyla taşıyan Köprülü, 1935 yılında Kars’tan milletvekili seçildi ama yine de profesörlüğü terk etmedi. Tüm bu gelişmeler olurken henüz yaşı 45 idi.

1943 yılında 53 yaşında profesörlükten emekliye ayrıldı ve tamamen politika ile uğraşmaya karar verdi. Demokrat Parti’nin kurucuları arasında yer alan aydınımız, 1950 yılında DP iktidara gelince Dış İşleri Bakanı oldu. 1956 yılında ise devlet bakanlığı yaptı.  Parti yönetimi ile anlaşmazlığa düşen Köprülü, partiden ayrılıp 27 Mayıs’tan sonra Yeni Demokrat Partisini kurdu ama maalesef bu parti pek ses getirmedi. Bu olaydan sonra 1961 yıllarında inzivaya çekildi. 1966 yılında İstanbul’da hayata gözlerini kapattı. Mezarı Çemberlitaş’taki Köprülü Camiisinin bitişiğindeki aile mezarlığındadır.

Mehmet Fuat Köprülü’nün Edebi Hayatı

Köprülü önceleri  Fecr-i Ati topluluğuna meyyaldi. Mehasin ve Servet-i Fünun dergilerinde yayımlanan şiirleri ve edebiyat , tarih , sosyoloji alanında makaleleri vardır.

Asıl ününü ise Darülfünun’da göreve başladıktan sonra yazdığı Türk edebiyatı ile ilgili yazıları ile sağladı. Şuan dahi ana kaynak  olarak kullanılan, yaşadığı dönemdeki ünlü kişilerin hayatlarını bilimsel yöntemlerle, belgelerle kaleme aldığı yazıları mevcuttur. Edebiyattan halk bilimine, halk biliminden müziğe, müzikten sosyolojiye din ve toplumsal kurumlara kadar Türk kültür tarihini tüm titizliğiyle incelemiştir. Yazdığı makaleler hala kullanılan, önemsenen bir profesördür. Makale sayıları bini aşan bir aydındır Köprülü.

Mehmet Fuat Köprülü Türkiye’yi temsil için yurt dışı konferans, seminer ve toplantılara katılmıştır. Bu etkinliklerde bildirimler sundu. Ona, Heidelberg ( Almanya), Atina ( Yunanistan ) ve Sorbonne ( Fransa ) Üniversitelerinden onursal doktorluk ünvanı verilmiştir.  Batı bilim kuruluşlarında onur ya da muhabir üyeliği vardı.

Onun bu ülkeye verdiği en güzel değerlerden birisi 1924 yılında kurduğu Türkiyat Enstitüsü oldu.

Yayıncılık hayatının da olduğu bilinen Fuat Köprülü, Milli Tetebbular Mecmuası (1915), Türkiyat Mecmuası (1924), Türk Hukuk ve İktisat Tarihi Mecmuası (1931 – 39), Ülkü (1936 – 41) dergilerini yönetti.

İslam Ansiklopedisi’ni açtığınızda 70 küsur maddenin onun elinden çıktığını görürsünüz.

Makale ve yazıları o kadar kapsamlıdır ki hepsi bir kitap oluşturacak maiyettedir der Atilla Özkırımlı ve kitaplaşmamış en önemli eselerini sayar :

  • Anadolu’da İslamiyet ( Edebiyat Fakültesi Mec. c.II/1922)
  • Bektaşiliğin Menşeleri ( Türk Yurdu c.2 s.8 /1925 )
  • Bizans Müesseselerinin Osmanlı Müesseslerine Tesiri Hakkında Bazı Mülahazalar ( Türk Hukuk ve İktisat Tarihi Mec. 1, 1931 )
  • Anadolu’da Türk Dili  ve Edebiyatının Tekamülüne Umumi Bir Bakış ( Yeni Türk , s. 4- 5 -6 – 7, 1933 )
  • Anadolu Selçukluları Tarihinin Yerli Kaynakları ( TTK Belleteni c.VII s.27, 1943 )
  • Osmanlı İmparatorluğunun Etnik Menşei Meseleleri ( TTK Belleten, c.VIII s. 28, 1943 )
  • Türk Halk Edebiyatı Ansiklopedisi ( yalnızca bir fasikül yayımlandı)

Diğer Eserleri

  • Ali Şir Nevayi (1941)
  • Anadolu'da Türk Dili ve Edebiyatı'nın Tekamülüne Bir Bakış (1934)
  • Azeri Edebiyatına Ait Tetkikler (1926)
  • Bizans Müesseselerinin Osmanlı Müesseselerine Tesri (1981, ölümünden sonra)
  • Bugünkü Edebiyat (1924) (Makale)
  • Demokrasi Yolunda (1964)
  • Divan Edebiyatı Antolojisi
  • Edebiyat Araştırmaları (1966)
  • Edebiyat Araştırmaları Külliyatı (1966)
  • Erzurumlu Emrah (1929)
  • Fuzuli Hayatı ve Eserleri (1924)
  • Hayat-ı Fikriye (Makale) (1909)
  • İslam ve Türk Hukuk Tarihi Araştırmaları ve Vakıf Müessesesi (1983, ölümünden sonra)
  • Les Origines de L'Empire Ottoman (Paris, 1935)
  • Malumat-i Edebiyye (1915)
  • Mektep Şiirleri (3 Cilt)
  • Milli Edebiyat Cereyanının İlk Mübeşşirleri ve Divan-ı Türk-i Basit (1928)
  • Nasrettin Hoca (1918-1981)
  • Osmanlı Devleti’nin Kuruluşu (1959)
  • Türk Dili ve Edebiyatı Hakkında Araştırmalar (1934)
  • Türk Dilinin Sarf ve Nahvi (1917)
  • Türk Edebiyatı Tarihi (1920)
  • Türk Edebiyatında İlk Mutasavvıflar (1919-1966)
  • Türk Saz Şairleri Antolojisi (1930-1940, üç cilt)
  • Türk Tarih-i Dinisi (1925)
  • Türk Tarihinin Ana Hatları (1931)
  • Türkiye Tarihi (1923)
  • Yeni Osmanlı Tarih-i Edebiyatı (1916)
  • Türk Saz Sâirleri Antolojisi
  • Türk Edebiyatı Târihi I-II
  • Tevfik Fikret ve Ahlakı (Kanaat Matbaası, 1918)
  • Milli Kıraat (Ders kitabı-Kanaat Kütüphanesi sahibi İlyas, 1915 )

Bu yazı hazırlanırken, Atilla Özkırımlı Türk Edebiyatı Ansiklopedisi ( c.3 s.169- 770-771 ) ve TTK Fuad Köprülü kaynaklarından yararlanılmıştır.

Yorumunuzu Paylaşın