Makaleler

Hipnozla Doğum Nedir?

Yazar: Hakan Kutluay

Modern çağda tıbbi gelişmeler hızla ilerlerken, söz konusu ‘doğum yapmak’ olunca kadınlar tercihini bilinen en eski yöntemden; yani ‘normal yollarla’ doğurmaktan yana kullanıyor. Her ne kadar normal doğumun en sağlıklı doğum şekli olduğu kabul edilse de, anne adayları olabilecek ağrılar ve sancılardan yana tedirginler. İşte bu noktada devreye alternatif yöntemler giriyor. Hipnozla doğum, normal doğumu korkusuzca yapabilmenin seçeneklerinden biri olarak karşımıza çıkıyor. Ancak ülkemizde ve dünyada henüz pek yaygınlaşmamış olan hipnozla doğum tecrübesi, hakkında yapılan olumlu açıklamalar kadar olumsuz yargılarla da gündemde yer alıyor.

Doğum Hikâyeleri

Doğum, bir kadının yaşayacağı en özel deneyimlerden biridir. Bebeğine kavuşmaya aylar – haftalar – günler sayan her anne adayı, doğum anının kusursuz geçmesini ister. Fakat genelde annenin bebeğiyle ilk kez tanıştığı o an, kötü tecrübe edilmiş doğum hikâyeleri ile ünlenmiştir. Herkesin doğum denildiğinde aklına gelen diğer kelime; ‘doğum ağrısı’ olarak zihnine yerleşmiştir. Sadece kulaktan kulağa yayılan fısıltılar değil; filmlerde, televizyonlarla izlediğimiz doğum görüntüleri de acı çeken, yoğun ağrılar yaşayan, çığlık atan ve panik halde gelişen doğum hikâyelerini konu alır. Hâlbuki uzmanlar doğumun doğal akışına bırakıldığı ve herhangi psikolojik baskı olmadığı sürece ‘ağrısız’ bir eylem olduğu görüşündeler. Vücudun olağan bir görevini yerine getirmesiyle aynı şekilde doğum da vakti geldiğinde rahim kaslarının kasılmasıyla, bebeğin doğum kanallarından ilerleyerek dışarı çıkması, yani hayata gelmesi olayıdır. Ancak psikolojik sebepler, olumsuz şartlanmalar anne adaylarını gebeliğin normal sürecinden alıkoyarak, daha panik bir havaya sokabiliyor. Bazı durumlarda ağrılı ve kötü bir doğum yargısı içinde olan beyin, rahim kaslarını oldukça gergin bir hale getirebiliyor. Vücuttaki tüm kaslar kasılıyor ve normalde gevşek bir halde olan doğum kanalı, bir bebeğin asla çıkamayacağı kadar gerilmiş bir hale geliyor. Ayrıca doğumdaki kasılmalarda tıbbi bir sorun olmadıkça, söz konusu ağrıların sadece ‘olumsuz düşünceler’ kaynaklı olduğu belirtiliyor.

Tam bu noktada; beyindeki olumsuz düşüncelerin, bedene sirayet ettiğinden ve hatta doğumu zorlaştırmaya varana kadar etkilediğinden bahsetmek mümkün.

Doğum Yapma Korkusu ve Yeni Arayışlar

Normal doğumla ilgili endişeleri ve korkuları olan kadınların genelde sezaryen ameliyatla doğum seçeneğine yöneldiklerini biliyoruz. Özellikle son yıllarda sezaryen doğumlardaki artışın en büyük sebebi; kaygılar.

Araştırmalar doğum yapma korkusunun, yalnızca duyduğumuz olumsuz doğum hikâyeleri yüzünden değil, doğumun belirsiz bir eylem olması yüzünden de kaynaklandığını söylüyor. Gerçeğinde tamamen içgüdüsel olan normal doğum, insanlık tarihinin en başından beri çok doğal ilerlemesine rağmen; hayatın hızlandığı son yıllarda karmaşıklaşan, zorlaşan ve korkulan bir düşünceye dönüşmüştür. Günümüzde doğum hakkında kötü deneyimler paylaşıldıkça, fizyolojik normal bir olay olan doğum, doğasından ayrı ‘operasyon’ gerektirecek bir olay gibi değerlendiriliyor. Uzmanlar, anne adaylarının ‘doğum anını kontrol edemeyecek’ olmalarının; doğumun ‘belirsiz’ bir şekilde gelişeceği fikrinin onları kaygılı bir hale getirdiğini söylüyor.

Araştırmalara göre, anne adaylarının normal doğumu korkutucu bulmalarında etken olan diğer bir konu ise olası ‘müdahale’. Doğumun doğal akış dışında tıbbi olarak müdahale gerektirecek bir süreç zannedilmesi de anne adaylarını gerginleştiriyor.

Hipnoz ile normal doğum yapmak; tüm diğer seçenekler bir yana dursun, kadınların doğum korkuları ile başa çıkabilmelerinde yeni bir arayıştır. Hipnoz ile doğum ameliyatsız, ilaçsız, morfinsiz, nefes teknikleri ya da ıkınma olmadan normal doğum yapabilme yöntemidir. Normal doğumda hissedilen ağrı ve kaygıları azaltmak, hatta tamamen ortadan kaldırmak için kendi kendine hipnoz (otohipnoz) yöntemi ile doğumun keyifli bir hale geldiği söylenmektedir. Doğumdan önce alınan 3 ya da 4 seanslık çalışmalarla anne adaylarının ağrısız doğuma hazır bir hale geldiği belirtilmektedir.

Uzmanlar, hipnozla doğumun; geçmişten bilinçaltımıza yerleşmiş doğum korkularının önüne geçtiğini, olumsuz koşullanmalarımızı ortadan kaldırdığını söylüyor.

Hipnoz ve Farkındalık

Hipnoz güçlü bir konsantrasyon ve derin bir rahatlama hali olarak tanımlanır. Odaklanmak açısından bakıldığında meditasyon yapmak, rüya görmek, film izlemek gibi eylemlerle benzeşmektedir. Fakat hipnozun kendi kendine (bazen de dışarıdan) telkin yoluyla gerçekleşmesi ile, diğerlerinden ayrılır.

HypnoBirthing (Hipnotik) olarak da bilinen hipnozla doğumun avantajlarını savunan kadın doğum uzmanları, hipnozun ‘içsel yolculuk, farkındalık artırarak rahatlamak’ gibi önemli katkıları olduğunu ve bu doğuma uyarlandığında çok iyi sonuçlar elde ettiklerini söylüyor.

Hipnozla doğum, herhangi cerrahi işlem gerektirmeyen; hemşireler, doğum koçları veya ebeler tarafından eğitimi alınabilecek, doğumhanelerde uygulanabilecek bir yöntem olarak biliniyor.

Hipnozla doğumda altı çizilen en önemli mesaj, her kadının kendi doğumunu yapabileceğidir. Hipnozla doğuma göre, kadın doğumcular ve sağlık görevlilerinin doğumdaki rolü, kadına destek olmakla sınırlıdır. Hipnozla doğum uzmanları, kadının kendi içindeki gücünün fark etmesinin çok değerli olduğunu, hiçbir tıbbi işleme ihtiyaç duyulmaksızın olumlu bir doğum deneyimi yaşamanın bu sayede mümkün hale geldiğini söylüyor. Hipnozun öne çıkan belirgin özelliği; dikkati yoğunlaştırarak bilinç halini azaltmak ve dış uyaranlara farkındalığı kısarak telkinlere cevap vermeyi sağlamaktır.

Hipnozla Doğumun Keşfedilmesi

1998 yılından beri uygulanabilen hipnozla doğum yöntemi, annelerin keyifli bir doğum süreci yaşamasını hedefliyor. Bu yöntemin temelinde Dr. Dick Read’in kadın doğumuna ilişkin tüm aşamalar; kadınların çektiği acılar ve sağlık görevlilerinin yaklaşımını değerlendirme isteğiyle başlar. Read’in gözlemlerinden en önemlisi, özellikle varoşlarda yapılan doğumlarda kadınların daha az ağrıya maruz kalmasıdır. Ona göre; daha ilkel şartlarda yaşayan kadınlar, sadece doğuma odaklanarak, rahat bir süreç yaşamaktadır. Daha sonra 1942 yılında ortaya attığı ‘korkusuz doğum’ metoduyla ‘korku – sendrom – ağrı’ ilişkilendirmesini yaparak doğumdan korkan kadınlara yeni bir sayfa açmış oldu. Bu doğum felsefesinin en önemli özelliği, anne adaylarını ‘bilgilendirerek’ rahatlatmak, nefes teknikleri öğreterek içsel huzuru sağlamak ve derin bir gevşeme sağlayarak doğuma hazır hale getirmektir.

Hipnozla doğum tekniklerinin günümüzde son halini almasında Fransız doktor Fernand Lamaze (1950 yıllarında) ve HypnoBirthing Enstitüsünün kurucusu olan Marie Morgan’ın (1987) çalışmalarının katkısı vardır. Şuan dünyada giderek yaygınlaşan hipnozla doğum yönteminin eğitimleri ilgilenen kişilere verilmekte ve anne adayları bu konuda bilinçlendirilmektedir.

Doğumda Hipnoz Nasıl Uyarlanır?

Hipnoz, hamilelik sürecinden başlayarak; anne adayını rahatlatmak ve doğumda gevşemeye hazırlamak için kullanılan bir metot olup düşüncelerin yönlendirilmesiyle ağrıyı ortadan kaldırmayı amaçlayan bir doğum felsefesidir. Hipnoz seanslarında bilinçaltına kazanmış olan olumsuz duyguların hepsi yeniden tanımlanıyor ve olumlu beklentilere dönüşüyor.

Hipnozlu doğum yapmaya kendini hazırlamış olan anne adayı, sancıları sıklaştığında ve doğum vakti geldiğinde doğum yapacağı hastaneye ulaşmadan önce oto hipnoza giriyor. Oto hipnoz sayesinde olası ağrı, korku ve gerginliklerin önüne geçmeye başlıyor. Bu aşamada kadın yalnızca kasılmaları hissettiği ancak ağrı yaşamadığı bir süreç yaşıyor. Doğumun doğal bir işlevi olduğunun farkında olmaktadır.

Hipnozla doğum yapmak isteyen kadınlar, hamileliğinin son trimestrinde (6. aydan itibaren) hipnoterapi altına alınıyorlar. Hipnozdan yararlanan anne adaylarına, doğumda olası ağrılarının hastaneye yattıktan sonra tamamen kaybolacağı telkin edilir. Bunun nedeni, hiç ağrı yaşamayacağı telkin edilen kadınların, herhangi bir yerde doğum yapması ihtimalinin önüne geçmektir. Çünkü gevşeyen ve rahatlayan beden, aniden sokakta ya da iş yerinde doğuma geçiş yapabilir.

Hipnozla Doğumun Avantajları

Yapılan araştırmalarda hipnozla doğum yapmayı tercih eden anne adaylarının yaşadığı avantajlar şöyle sıralanıyor:

  • Doğum korkusu ve anksiyetesini yok ederek ağrı algılamasını azaltıyor.
  • Analjezi ve oksitosin kullanımını azaltıyor.
  • Hipnozla doğum spontan vajinal doğum oranını artırıyor.
  • Kadının doğumla ilişkili motivasyonunu yükseltiyor.
  • Doğum tecrübesinden memnuniyet seviyesini artırıyor.
  • Postpartum depresyon oranını azaltıyor.
  • Doğum sürecinde anneye ya da bebeğe zararı olmadığı için güvenli bir yol olarak kabul ediliyor.
  • Doğumda yaşanabilecek olası bir komplikasyonda, anneye durumla başa çıkabilecek güç sağlıyor.
  • Doğum esnasında doğal ağrı kesici olan endorfin salgılanıyor.

Hipnozun İyi Geldiği Diğer Kadın Hastalıkları

  • Kadın hastalıkları ve doğumda hipnozun kullanıldığı alanlar şöyledir:
  • Cinsel birleşme korkusu olan kadınlarda.
  • Psikoseksüel problemler yaşayan kadınlarda.
  • Menopoz şikayetleri olanlarda.
  • Regl döneminde şiddeti ağrı yaşayanlarda.
  • Hamilelik sürecinde korku ve kaygı duyanlarda.
  • Hamilelik sürecinde bulantı ve kusma hali olan kadınlarda.
  • Düşük yapma korkusu ile hamileliğinde stres yaşayanlarda.
  • Ağrılı doğumda.

Hipnozla Doğum Yapan Ünlüler

Giderek yaygınlaşan hipnozla doğum metodunu deneyen bazı ünlüler, doğal yoldan doğum yaparken ‘korkusuz’ ve ‘ağrısız’ olabilmenin yolunu arıyorlardı.

Bu yöntemi uygulayarak bebeklerini kucağına alan o ünlüler şöyle;

Jessica Alba, Cindy Crawford, Pamela Anderson, Demi Moore, Meryl Streep, Lucy Lawless, Kate Middleton… Türkiye’de ise hipnozla doğum yapan ünlü oyuncu Özgü Namal, huzurla doğum sürecini tamamlayan annelerden biri. 

Karşıt Görüşler

Hipnozun ağrıyı azalttığı bilinse de henüz işleyişi tam açıklanamamaktadır. Henüz çalışmaları tamamlanmamış olsa da hipnozun narkoz ve anestezi yerine geçtiği görüşü sıklıkla gündeme gelmektedir.

Fakat bazı kadın doğum uzmanlarına göre, hipnoz bir kişinin kontrolü altında gelişen, o kişiye bağımlı hale gelinen ve ona itaat eden bir çeşit uyku tipidir. Dolayısıyla bu yöntemi tehlikeli bulmaktadırlar. Hipnozla doğumu savunanlar ise kişilerin aslında bilinçli ve uyanık olduğunu, eğer isterlerse telkinleri reddedebileceklerini söylemektedirler.

Bir başka görüşe göre doğumda ağrı çekmek doğaldır ve yaşanmalıdır. Doğum sırasında çekilen ağrının, annenin içgüdüsel bir mekanizması olduğu söylenmektedir. Bu sebeplerden bazı uzmanlara göre, anne adayları hipnoz yerine epidural doğumu tercih etmelidir. 

En Önemlisi…

Hamile kadınlar ya da hamile olmayı planlayanlar, her nasıl bir yöntemle doğum yapacak olurlarsa olsunlar, uzmanların hepsinin hemfikir olduğu konu aynı: “Tüm anne adaylarının bir ‘doğum planı’ olmalı”

Planlı olmanın, anne adaylarını doğuma giden yolculuklarında huzurlu ve güvende hissettireceği bilinen en önemli gerçektir.

Yorumunuzu Paylaşın