Makaleler

Filler Sultanı ile Kırmızı Sakallı Topal Karınca Roman Özeti

Yazar: Ali Külek

Yaşar Kemal'in Filler Sultanı ile Kırmızı Sakallı Topal Karınca Romanının Özeti ve tahlilini yaptık.

Filler Sultanı ile Kırmızı Sakallı Topal Karınca Roman Özeti

Türk edebiyatının kendini kanıtlamış usta kalemlerinden Yaşar Kemal’in en bilgili olduğu halk kültüründen esinlenerek yazdığı Filler Sultanı ile Kırmızı Sakallı Topal Karınca romanı Türk halk kültürünün masal anlayışını en güzel şekilde anlatır. Romandaki üslup da okuyucuya masalsı havasını göstermektedir. Yaşar Kemal, yaşamı boyunca birçok eser ortaya koyan çalışkan bir yazardır. Türk edebiyatı tarihinde Nobel Edebiyat Ödülleri’ne aday gösterilen ilk Türk yazar olarak tarihe geçer. İnce Memed, Teneke, Yer Demir Gök Bakır, Yılanı Öldürseler gibi romanları ile de tanınan usta yazar Yaşar Kemal hakkında daha ayrıntılı bilgilere ulaşmak isterseniz “Yaşar Kemal Kimdir?” başlıklı yazımıza göz gezdirebilirsiniz.

Filler Sultanı ile Kırmızı Sakallı Topal Karınca Romanının Konusu

Filler sultanının tüm dünyadaki karıncaları kölesi yaparak karıncaları kendi isteklerini yaptırmasını ve Kırmızı sakallı topal karıncanın karınca ırkını kölelikten kurtarmak için yaptığı direnişi anlatır.

Filler Sultanı ile Kırmızı Sakallı Topal Karınca Romanının Özeti

Filler sultanı büyük bir heyecan ile aylar önce gönderdiği hüdhüdler sultanı Ulukepez’i beklemektedir. Ulukepez tam 7 ay sonra Filler sultanının yanına geri döner. Filler sultanı acele ile Ulukepez’den her şeyi anlatmasını ister. Ulukepez yolculuğun verdiği yorgunluk yüzünden nefes nefesedir. Yorgunluğu henüz geçmeden anlatmaya başlar. Karıncaları ve karıncalar ülkesini anlata anlata bitiremez. Ulukepez anlattıkça Filler sultanı daha da heyecanlanır. Filler sultanı daha önce hiç karınca görmemiştir. Karıncaların hünerlerini ve yeteneklerini duydukça şaşırır. Filler sultanı, karıncaları kendi emri altına almak ister. Eğer gayesinde başarılı olursa bundan sonra sefahat ve huzur içinde yaşayabileceğini düşünür. Geç olmadan fil ordusunu toplayarak karıncaların ülkesine sefere çıkar. Sefer yolunda Filler sultanı daha önceden karıncaları emri altına almadığı için yakınmaktadır. Filler sultanı ve fil ordusu, Ulukepez’in yol göstericiliğinde karıncaların ülkesine ulaşır. Ulukepez, Filler sultanına karıncalar ülkesine vardıklarını söyler. Ancak Filler sultanı hiçbir şey görmemektedir. Ulukepez, önlerinde duran koskoca ovanın karıncalar ülkesi olduğunu söyler. Bunu öğrenen Filler sultanı, fil ordusunu savaş pozisyonuna sokar. Karşısında duran fil ordusuna karıncaları düşman gibi gösteren bir konuşma yapar. Fil ordusunu savaşmaları için karıncaların üzerine yollar. Akşama kadar süren savaşta Filler sultanı neden karıncaların pes etmediğini sorar Ulukepez’e. Ulukepez, karıncaların daha savaş başlamadan pes ettiğini ve şu anda ayaklarına kapandığı söyler. Filler sultanı iri gövdesi yüzünden karıncaları ne görebilir ne de duyabilirdi. Ulukepez, karıncaların ileri gelenleri sırtına alarak Filler sultanının görebileceği yakınlığa getirir. Hem fillerin hem karıncaların dilini bilen Ulukepez aralarında tercümanlık yapar. Filler sultanı isteklerini sıralar: Karıncalar fillerin emri altında çalışacak. Filler sultanı için bir yıl içinde bir dağın tepesine daha önce hiç görülmemiş sırça bir saray yapacaklardır ve sarayların içine bütün filleri doyuracak ambarlar inşa edip içini dolduracaklardır. Eğer kabul etmezler ise fil ordusunun ayakları altında telef olacaklardır. Ulukepez’in sırtındaki karıncaların arasından Kırmızı sakallı topal karınca, bu isteklere itiraz eder. Filler sultanı ile tartıştıktan sonra Ulukepez’in sırtından atlar ve sırra kadem basar. Geriye kalan karıncalar karıncaların yanına dönüp bu konuyu konuşmak için izin isterler. Yaptıkları görüşmede Filler sultanının isteklerini kabul etmekten başka çareleri olmadığına karar verirler. Üç gün, üç gece süren bu görüşmede ön plana çıkan bir karınca vardır. Üç bacağını ve sakallarını fillerin saldırısında kaybeden tuhaf bir karıncadır. Filler sultanına şartları kabul ettiklerini tuhaf karınca haber verir. Tuhaf karınca’yı seven Filler sultanı onu karıncalar ve filler arasında elçilik ile görevlendirir. Karıncalar zaman kaybetmeden sırça sarayın yapımına başlar.

Filler sultanı, Kırmızı sakallı topal karıncadan korkmaktadır. Emri altındaki bu köle karıncaları isyan ettirmesinden korkar. Filler sultanı, Ulukepez ile kafa kafaya vererek karıncaları asimile edebilmek için planlar geliştirmeye başlar. Karıncaların düşünmelerini engelleyecek aletler geliştirirler. Karıncaların karınca dilini unutarak filce öğrenmeleri için eğitimler verirler. Karıncaları fil olmaya özendirirler. Ayrıca karınca ulusunun arasında casus olmaları için sarıca karıncaları ayarlarlar.

Filler sultanı, karıncalara bir emir daha verir ve karıncaların elmastan bir taht yapmalarını ister. Elleri mahkum karıncalar Filler sultanının isteğinin umutsuzca kabul ederler ve yerin yedi kat altından taht için elmas çıkarmaya başlar. Karıncalar sürekli çalışmaları ile sarayın yapımında göz ile görülebilir derecede ilerler. Filer sultanı ise sarayın yapımının çok yavaş ilerlediğinden şikayetçidir. Ulukepez sarayın hızla yükseldiğini söylese de Filler sultanını ikna edemez. Ulukepez’de, Filler sultanına daha çok karınca ülkesi olduğunu ve onları da emri altına alırsa işlerin daha çabuk ilerleyeceği fikrini verir. Ulukepez, siyah karıncalar ülkesini savaşmadan almak için yanına önceki savaşta perişan olan karıncaları örnek olsun diye götürür. Ancak siyah karıncalar Ulukepez’in isteğini anlamazlıktan gelir. Sinirlenen Ulukepez, en yakındaki fil topluluğunu karıncaların üstüne yollar. Karıncalar fillerin üstünlüğünü kabul etmek zorunda kalır. Daha sonra kırmızı, mavi vd. karınca ülkelerine de aynısını yapar. Artık tüm dünya karıncaları Filler sultanı için çalışmaktadır.

Bir sabah bütün canlılar uyandığında dağın tepesindeki ışıltıdan gözlerini alamaz. Karıncalar, sarayı ve tahtı tamamlamıştır. Ulukepez, şaşkınlıkla neler olduğunu soran Filler sultanına her şeyi anlatır. Sevinçten yerinde duramayan Filler sultanı açılış yapmak için saraya doğru yola koyulur. Tüm canlıların bu açılışa gelmesi için ferman çıkarılır. Filler sultanı, konuşmasında karıncalardan övgü ile bahseder. Karıncaları kendine daha çok bağlayabilmek için fillerin karıncalardan geldiği yalanını söyler. Eğer karıncalar canla, başla sultanları için çalışırlarsa karıncalarında birer fil olabileceğini söyler. Karıncalara ödül olarak saraydaki ambarlardan birini açar. Karıncalar şişene kadar yemek yer.

Elmas tahtına kurulan Filler sultanının keyfi yerindedir. Bu arada Filler sultanının anlattıkları karıncaları etkiler. Kendilerini fil gibi gören karıncalar filler gibi yemek yemeye başlar. Ulukepez bu durumu Filler sultanına anlattığında Filler sultanı durumun ne kadar vahim olduğunu fark eder. Karıncalar filler kadar yemeye kalkarsa fazla yemekten çatlayacağından korkar. Daha yeni bulduğu kölelerini kaybetmek istemez. Karıncalara fil gibi yemeyi yasak eder. Kendilerini fil sanan karıncalar, bu seferde filler gibi kıçlarını sürtmeye başlar. Bütün karıncalar ormana çekilerek ağaç, dal, çalı, çöp ne bulursa kıçlarını sürter. Bu durum öyle mest edici, öyle keyiflidir ki hüdhüd kuşları da kıçlarını ağaçlara sürtmeye başlar. Hatta Ulukepez bile bu durumdan etkilenir. Kıçını ağaçlara sürtmekten kuyruğundaki bütün tüyler dökülür. Durumdan haberdar olan Filler sultanı, kıç kaşımayı da yasaklar. Ancak kimse Filler sultanını dinlemez. Ne kadar uyarı yapsa da tehdit etse de kimse kıçını kaşımayı bırakmaya yanaşmaz. Filler sultanı bu duruma uzun bir süre çözüm bulamaz. Sonradan aklına karıncaların kış için hazırlık yapmadıkları gelir ve karıncaları kendi hallerine bırakır.

Kış gelir ve ortalıkta yiyecek hiçbir şey kalmaz. Hüdhüdler, Filler sultanın onlara ayırdığı ambarlardan faydalanır. Karıncalar ise açlıktan ölmek üzeredir. Ambarları bomboş olan karıncalar yemek aramaya çıkarlar. Gidenlerin birçoğu geri dönemez. Aç kalan karıncalara Filler sultanı yemek vereceğini söyler. Karıncaların getireceği her kırmızı sakallı karınca için yemek vereceğini ve Kırmızı sakallı topal karıncayı getiren olursa o karıncaya üç ambar yiyecek sözü verir. Aç karıncalar, kırmızı sakallı karıncalar yerine Filler sultanı için casusluk yapan sarıca karıncaların sakallarını kırmızıya boyayıp Filler sultanından yemek alırlar. Birçok sarıca karınca bu katliamda can verir. Bu katliamdan kurtulan sarıca karıncalar ise dağa saklanarak gerçek kırmızı sakallı karıncaları aramaya başlar.

Sakalları kırmızıya boyanan sarıca karıncalar, dağlarda kırmızı sakallı karıncaları ararken kırmızı sakallı karıncalar onları bulur. Kırmızı sakallı karıncalara kendilerinin de kırmızı sakallı olduklarına inandırdıktan sonra kırmızı sakallı karıncaların saklanma yerlerine giderler. Kırmızı sakallı topal karınca, sarıcaların söyledikleri yalanlara inanmaz. Ancak genç kırmızı sakallı karıncaları ikna edemez. Sarıca karıncalarda kalabalığın arasında kaybolur. Ertesi gün bir araya gelerek plan yaparlar. Her sarıca bir kırmızı sakallı karıncayı öldürerek kırmızı sakalları kendine yapıştıracaktır. Böylece kimse onların sarıca olduğunu iddia edemeyecektir. Kılık değiştiren sarıca karıncaların tek amacı vardır; Kırmızı sakallı karıncalar asında ayrılık çıkararak hepsini birbirine düşürmek. Planı yapan en yaşlı sarıca karıncaya Başbuğ diye hitap etmeye başlarlar. Başbuğ karınca da Kırmızı sakallı topal karıncayı kandırmaya çalışacaktır. Doğruca Kırmızı sakallı topal karıncanın gider ve kendisinin Kaf dağındaki kırmızı sakallı karıncaların başbuğu olduğunu söyler. Kırmızı sakallı topal karınca ile sohbet ettikten sonra kendine inandırmayı başarır. Kırmızı sakallı karıncaların arasına karışan sarıcalar, görevlerinde başarılı olur ve Kırmızı sakallı karıncaların birbiri ile savaşmasını sağlar. Kırmızı sakallı topal karınca olayı çabuk çözer ve adamlarına Başbuğ sarıcayı yakından takip etmeleri emrini verir.

Filler sultanı karıncalar için yeni görevler hazırlar. Pembe elmastan bir taht ve pembe sırça bir köşk yapmalarını emreder. Karıncalar itiraz etmeden kabul eder. Bunun üzerine ölümsüzlük suyunu bulmalarını ister. Karıncalar bu isteği de kabul eder. Filler sultanı bu durumdan işkillense de Ulukepez, kırmızı sakalların birbirine düştüğünü ve Kırmızı sakallı topal karıncanın öldüğünü bildikleri için tek umutlarını yitirdiklerini anlatır. Filler sultanı ve Ulukepez; karıncaların düşünmesini engelleyebilmek için plan yapmaya başlar. Karıncalar düşünmesinler diye daha çok iş vermeye karar verirler. Her fil için saray, hüdhüdler için yuva ve yiyecek, Filler sultanının göklere ulaşacak bir heykeli, kıç kaşıma makinesi vs. Karıncalar, çok zaman kaybetmeden kıç kaşıma makinesini insanlardan alarak Filler sultanına verir. Birden fazla kaşıma makinesini gören Filler sultanı mest olur. Kaşıma makinelerinden destekçilerine hediye eder. Karıncaların benliklerini tamamen unutmaları için insanlardan borazan getirtirler. Bütün karınca ülkelerinde “karıncaların fil oldukları ama karınca kadar fil oldukları” gibi duyurular 24 saat yapılır. Başta bu borazanları yadırgayan karıncalar gün geçtikçe borazanların sesine alışır. Karıncaların benliklerini unutsunlar diye karıncalar için fil okulları açılarak kendini fil zanneden karıncalar yetiştirilir. Filler Sultanı, karıncaları rahat kontrol edebilmek için kendine bir karıncalardan hüdhüdlerden oluşan bir konsey kurar. Fil okullarına gitmek isteyen karınca sayısı oldukça fazla olur. Okullarda fil olma eğitimi alan karıncalar, kendi ırklarına tepeden bakar hale gelir. İnsanlardan getirilen radyo, televizyon, sinema, gazete gibi icatlar ile karıncaların beyinleri yıkar. Bu icatlara bağımlı hale gelen karıncalar, karıncalıklarını tamamen unutur. Kış tekrar geldiğinde Filler sultanının pembe sırça sarayı ve pembe elmastan tahtı bitiren karıncalar bütün tepeleri filler ve Hüdhüdler için yiyecek ile doldurur. Kışa kendileri için hiçbir hazırlık yapmayan karıncalar, Filler sultanının verdiği bir lokma ekmek ile geçinerek yarı aç, yarı tok bir halde ülkelerinde radyo televizyon vs. seyrederek vakit geçirir. Bir gün ansızın karıncalar ormana çekilerek tekrar kıçlarını kaşımaya başlar. Filler sultanı bu habere çok sinirlense de Ulukepez, Filler sultanını yatıştırır. Karıncaların kıçlarını kaşımasının karıncalıklarını tamamen unuttuklarının göstergesi olduğunu söyler. Filler sultanı bu duruma çok sevinir.

Karıncalar ormanda kıçlarını kaşırken uzaklardan bir ses duyarlar. Uzaklardan gelen bu ses karıncalara çok tanıdık çok içten bir ses gibi gelir. Duydukları bir türküdür ve “karıncayız biz” der. Karıncalar, tam olarak nereden geldiği anlaşılmayan bu türküyü dinledikçe kendilerini hatırlar. Bu türkü, karınca olduklarını, köle olmadıkları, eskiden eşit bir şekilde yaşadıklarını hatırlatır. Karıncalar bütün gece bu türküyü dinledikten sonra ormandan çıkarak evlerine döner. Bu olayın haberi Filler sultanına çok çabuk ulaşır. Filler sultanı olayın iç yüzünü öğrenebilmek için hüdhüdleri gönderir. Olayın iç yüzünü öğrenen Filler sultanı ne yapacağını şaşırır. Aynı türkü Kırmızı sakallı karıncaların saklandıkları dağlarda da aynı gece duyulur. Kırmızı sakallı karıncalar, türkü ile coşarak fillere savaş açarlar. Aralarına karışan sarıcaların yaptıkları planlar ile ayrı gruplar halinde filler ile farklı savaşlar verirler. Ancak Filler her seferinde karıncaları yenerek karıncaların ülkelerini tekrar tekrar yıkarlar. Bu savaşlar silsilesinin sonunda karıncalardan pek azı ayakta kalır. Onlar da sakat ve yorgun karıncalardır. Filler sultanı sağ kalan karıncalara daha çok iş ve görev verir. Saraylar, tahtlar, hazineler ve yiyecek dolusu ambarlar yaptırır. Bu kadar çalışmanın karşılığında ise ölmeyecekleri kadar yiyecek verir. Geçen zaman içinde karıncalar yeniden çoğalır. Filler Sultanının emri altında çalışmak istemeyen karıncalar, Kırmızı sakallı topal karıncanın yanına kaçar. Kırmızı sakallı topal karıncanın sığınağı eskisinden daha çok karınca ile dolar. Kırmızı sakallı topal karıncanın kitaplarda araştırma yaptığı bir gün yine aynı türkü duyulur. Türkü her yerden gelmektedir. Kovuğundan dışarı çıkan Kırmızı sakallı topal karınca, tüm karıncaları meydanda toplanmış türkü dinlerken bulur. Bu duygu birlikteliğini fırsat bilen Kırmızı sakallı topal karınca, sarıca karıncaların başbuğunu yanına getirmelerini ister. Başbuğun kırmızı sakallarını tutarak çeker. Başbuğun kopan kırmızı sakallarının altında sarı sakallar vardır. Meydandaki karıncalardan da yanındaki karıncalara aynısını yapmalarını ister. Karıncaların arasına karışan sarıca sayısı oldukça fazladır. Kırmızı sakallı topal karınca, karıncalardan sarıcaların kafalarını koparmalarını ve bir yere yığmalarını ister. Kendisi de başbuğun kafasını gövdesinden ayırır. Aralarındaki casuslardan kurtulan karıncalar filler ile savaşmak için plan yaparlar ve yerin altını oymaya başlar.

Filler sultanı, karıncaların yeni planını çabuk öğrenir. Karıncaların son umudunu da yok etmek için karıncaları engellemez. Karıncalar kendi ülkelerinin altını oymaya devam eder ve sonunda bitirirler. Kırmızı sakallı topal karıncaya da bir ateş yakarak haber verirler. Kırmızı sakallı topal karıncanın haberi aldığı sırada bir güvercin gelir. Kırmızı sakallı topal karıncanın dostudur. Karıncaların türküsüne kulak verip geldiğini söyler. Kırmızı sakallı topal karınca, sakladıkları sarıca karıncaların kellelerini yanına alarak kırmızı önlüğünü bayrak yapar ve güvercinin kanadına diker. Filler sultanının sarayına geldiğinde Kırmızı sakallı topal karıncayı ilk Ulukepez karşılar. Ulukepez Kırmızı sakallı topal karıncayı sarayın içine davet etse de temkinli olan Kırmızı sakallı topal karınca içeri girmez. Filler sultanını dışarı çağırır. Karıncaları son kez hezimete uğratacağını düşünen Filler sultanı gülerek dışarı gelir. Kırmızı sakallı topal karınca, fillere savaş açtıklarını söyler. Önce sarıcaların başbuğunun kellesini Filler sultanının kafasına atar. Geri kalan kelleri de teker teker atmaya devam eder. Sinirlenen Filler sultanı fillere ve hüdhüdlere saldırı emri verir. Kırmızı sakallı topal karıncayı da yakalamalarını ister. Bunu duyan güvercin hemen oradan uzaklaşır. Yıllardır karıncaların topladıkları ile beslenen Hüdhüdler tembelleştikleri için güvercini yakalayamazlar. Karıncalar ülkesine saldıran filler tek tek karıncaların kazdıkları çukurlara düşer. Bütün filler yenilir. Ulukepez, haberi Filler sultanına ulaştırır. Filler sultanı sinirinden bir insan boyu sıçrar. Filler sultanının sıçraması ile yer sallanmaya başlar. Kendi ülkelerinin altını kazan karıncalar Filler sultanının sarayının da altını kazmıştır. Filler sultanı ve Ulukepez yıkılan sarayın altında kalır. Filler yenilir ve karıncalar artık özgürdür.

Filler Sultanı ile Kırmızı Sakallı Topal Karınca Romanının Kahramanları

Filler sultanı: Tüm fillerin sultanıdır. Diğer fillerden ayrılan özelliği beyaz olmasıdır. Filleri refah içinde yaşatabilmek için karıncaları kölesi yapar. Köle karıncaların çalışması ile elde ettiği rahata o kadar alışır ki açgözlü biri olup çıkar. Karıncaları ihtiyacı olmadığı halde birçok şey için çalıştırır.

Kırmızı sakallı topal karınca: Kırmızı sakallı karıncaların ileri gelenlerindendir. Demirci karıncadır. Neslinin dünya var olduğundan bu yana demirci olduğu söylenir. Karıncaları Filler sultanının esaretinden kurtarabilmek için dağa çıkar.

Ulukepez: Hüdhüdlerin sultanıdır. Birçok canlının (Fil, karınca, insan vd.) dilini konuşabilir. Filler sultanının ayak işlerini yapar. Karşılığında ise kendi ve halkının refahını sağlar. İnsanları yakından tanıdığı için roman boyunca insanların kötülüklerinden bahseder.

Başbuğ Sarıca: Sarıca karıncaların katledilmesinden sonra hayatta kalan birkaç sarıca karıncadan biridir. Fikirleri ile diğer sarıca karıncalar tarafından başbuğ seçilir. Amacı kırmızı sakallı karıncaları birbirine düşürüp sarıca karıncaların intikamını almaktır. Kırmızı sakallı topal karınca tarafından başı kopartılır.

Filler Sultanı ile Kırmızı Sakallı Topal Karınca Romanında Mekan

Filler Sultanı ve Kırmızı Sakallı Topal Karınca romanı bir masaldan esinlenerek yazıldığı için romanda geçen mekanlar tamamen hayalidir. Karıncalar ülkesi, Filler ülkesi ve İnsanistan hayali mekanlardır.

Filler Sultanı ile Kırmızı Sakallı Topal Karınca Romanında Zaman

Filler Sultanı ile Kırmızı Sakallı Topal Karınca Romanı bir masaldan esinlenerek yazıldığı için romandaki anlatılan zamanlar gerçek değildir ve hiçbir zaman gerçek olmamıştır.

Filler Sultanı ile Kırmızı Sakallı Topal Karınca Romanının Tahlili

Yaşar Kemal’in bir halk masalından esinlenerek kaleme aldığı Filler Sultanı ile Kırmızı Sakallı Topal Karınca romanı dil yönüyle oldukça sadedir. Roman anlatım bakımından masal tekniklerine göre kaleme alınmıştır. Roman okunurken masal havasından hiçbir şekilde çıkılmaz. Anlatılan unsurlarda masal özellikleri gösterir.

Filler Sultanı ile Kırmızı Sakallı Topal Karınca romanı yediden yetmişe her yaşta okunabilecek bir kitaptır. Hangi bilgi düzeyinde okunursa okunsun romandan alınacak mesaj daha da fazla hale gelir.

Filler Sultanı ile Kırmızı Sakallı Topal Karınca romanında Kırmızı sakallı topal karıncanın demirci olması ve Filler sultanı ve fillerine savaş ilan ettiği sırada kırmızı önlüğünü bayrak gibi kullanması romanın, İran hükümdarı Dehhak ve ona isyan eden demirci Gave’yi hatırlatır. Dehhak da Filler sultanı gibi halkına zulmeden bir hükümdardır. Demirci Gave bu zulme dur demek için isyan eder ve yandaşları ile İran hükümdarı Dehhak’ı devirir.

Romanda insanlardan çokça bahsedilerek insanların iç yüzü anlatılır. İnsanların ne kadar olumsuz özelliği varsa hepsi gün yüzüne çıkarılarak okuyucuya anlatılır. Romanda insanların anlatımı, insanları yakından tanıdığı söylenilen Ulukepez üzerinden yapılır.

Filler Sultanı ile Kırmızı Sakallı Topal Karınca romanının içinde barındırdığı fil ve karınca unsurları tamamen semboliktir. Roman içerisinde sömürgecilik ve sömürülme, toplumların nasıl asimile edildiği, nasıl yozlaştırıldığı, nasıl benliklerinin unutulduğu üzerine oldukça net bilgiler vardır.

Bir dilin, o dili konuşan toplum için ne kadar önemli olduğunu, emperyalist sistemin köleleştirmek istedikleri toplumlar üzerinde nasıl oyunlar oynadığını fil ve karınca savaşında açık bir şekilde görebilmekteyiz. Romanda Filler sultanı ve filler; emperyalist düzeni sembolize ederken, Karıncalar; ezilen ve sömürülen toplumları sembolize eder.

Filler Sultanı ile Kırmızı Sakallı Topal Karınca romanını okuyan bir çocuk için sadece bir masal niteliği taşıyabilen bu roman, bilgili biri okuduğunda insanlık tarihinin bir anlatıcısı durumunu gelebilmektedir. Bu yönü ile de pek çok romandan daha üst seviyede bir eser olduğunu söyleyebiliriz.

Kaynaklar

KEMAL, Yaşar, Filler Sultanı ile Kırmızı Sakallı Topal Karınca, Yapı Kredi Yayınları, 2010, 2. Baskı

Yorumlar
yusuf kılıç 2019-05-26 22:59:07

çok güzel kitap herkese öneriyorum

buse çorlu 2019-04-09 21:14:17

Sınav kitabı için okudum çok iyi bir kitap ve okuyucuyu sürükleyici bir kitapdır. Okumanızı tavsiye ederim.

Tunç yüksel 2019-01-08 23:55:56

Kütüphanede gördüm okulda okuyayım dedim harikaydı çok sürükleyici kesinlikle okuyun zaman öldürmek için mükemmel :)

acelya kun 2018-12-13 20:21:36

muthis kitap, hayvan ciftliginin yerli hali... gurur duyuyorum

ahmb2625 2018-04-27 12:43:58

teşekkürler ve gerçekten çok güzel kitap

berivan sevda 2018-04-12 16:05:39

harika bir kitaptır kesinlikle okuyun tavsiye ediyorum..

ayşe yüksel 2018-03-01 18:22:40

kitabı okudum ve çok beğendim

Yorumunuzu Paylaşın