Makaleler

Anne Sütünü Arttırmanın Yolları Nelerdir?

Yazar: Çisem Soylu
Anne Sütünü Arttırmanın Yolları Nelerdir?

Hamile kaldığı andan itibaren anne adaylarının kafasında oluşan o kadar fazla soru var ki bunlarla baş etmek bazen tahmin ettiğinizden daha da zor olabiliyor. Hamilelik süreci boyunca yapılan testler, bu testlerin sonuçları için beklenen süre, bebeğin bir gün diğerinden daha az hareket etmesinin verdiği tedirginlik, doğuma kadar geçen sürede beklemenin sabırsızlığı, doğum türüne karar vermek, bebeğin sağlıklı doğup doğmayacağı bunlardan sadece bazıları. Kafaları en çok kurcalayan sorulardan biri de emzirme meselesi. Bebeğin meme emip emmeyeceği, sütün miktarı, sütün bebeği doyurup doyurmayacağı endişeleri işi daha da karmaşık hale getirebilir. Zaten yeterince hatta haddinden fazla endişeli olan anne adayına bir de çevreden gelen yorumlar eklendiğinde iş içinden çıkılmaz bir hal alabiliyor.

‘Bu çocuk doymuyor!’

‘Bu çocuk çok zayıf!’

‘Senin sütün yetmiyor galiba!’

‘Benim iki oğlumda da bir sütüm vardı, sıktığımda karşıya fışkırırdı!’

‘Sen bu çocuğa mama ver, senin sütünle olmayacak bu yazık!’

Bu cümleleri kuran güruhu çevrenizde mutlaka görmüşsünüzdür. Yeni doğum yapmış bir annenin üzerine karabasan gibi çöken bu tipler kendilerince iyi niyetli yorumlarda bulunsalar da aslında tek yaptıkları anneyi daha fazla strese sokmak ve işleri daha da zorlaştırmaktır.

Öncelikle, eğer çevrenizde bu tür insanlar varsa derin bir nefes alın ve onlardan mümkün olduğu kadar uzaklaşın. Unutmayın, emzirme eylemi sizin ve bebeğinizin arasında gerçekleşecek en güçlü ve en sağlam bağları kuracak bir eylemdir. Dolayısıyla bu özel anı kimsenin mahvetmesine izin vermeyin. Bebeğinizi yeteri kadar besleyebilmek konusunda endişeler duyuyor olabilirsiniz ancak bu bebeğinizi doğurmanız kadar normal bir durum çünkü her anne kaçıncı doğumu olursa olsun ister istemez bu endişeyi duyar. Yapmanız gereken şey sakin olmak ve uzmanların yönlendirmelerini dinlemek.

Anne Sütünü Arttırmanın Yolları Nelerdir?

  • Psikolojik etmenler: Konunun en temel sorunu bu; psikolojik faktörler. Çünkü bebeğinizi emzirememe korkusu, sütünüzün yetmiyor olabileceği endişesi gerçekten de süt üretiminizi etkiliyor. Sütünüzün miktarı konusunda endişelenmenize gerek yok. Sütünüzün miktarından ziyade kalitesi bebeğiniz için daha önemli bir faktör. Örneğin göğüslerinizin boş olduğunu sandığınız bir günde sütünüz daha yağlı ve besleyici olabilir. Bu şekilde miktar olarak az gelse de bebeğiniz için faydası oldukça yüksektir.
  • Ne olursa olsun bol bol emzirmeye devam edin: Süt üretimi tamamen emzirme ile bağlantılıdır. Bazı annelerde çok emzirdiğinde sütün kalmayacağı yönünde yanlış bir algı olabilir. İşin aslı ne kadar fazla emzirirseniz süt üretiminizin o kadar çok artacağıdır. Kadın vücudu ve memeler buna göre programlanmıştır. Siz emzirdikçe sütünüz artar, sütünüz arttıkça bebeğiniz emer ve bebeğiniz emdikçe süt üretiminiz artmaya devam eder. O yüzden tüm söylentilere kulaklarınızı kapayın ve bebeğinizi bol bol emzirin.
  • Her iki memeyle emzirme: Bazı durumlarda meme uçlarından birinin ya da her ikisinin de olmaması ya da içeriye kaçması emzirmeyi zorlaştırabilir. Bebekler genelde ucu belirgin olmayan memeyi emmek istemez çünkü bu onlar için daha zordur. Ucu dışarıda olan memeyi emmek her zaman daha kolay ve keyiflidir. Bebek için böylesi daha kolay olsa da mutlaka iki memeyle de emzirmeniz gerekir. Böylece süt üretiminiz daha sağlıklı bir şekilde artar ve emzirmemekten kaynaklı meme problemleriyle karşılaşma olasılığınız düşer.
  • Doğru pozisyonda emzirin: Bebeğinizin sık emzirmek kadar önemli olan bir diğer ayrıntı doğru pozisyonda emzirmektedir. Öncelikle kendiniz için doğru ve rahat bir pozisyon seçmeye özen gösterin. Sırtınızı ve kollarınızı yastıklarla destekleyin. Ayaklarınızı uzattığınızda rahat bir pozisyonda olduğunuzdan emin olun. Gerekirse ayağınızın altını da yastıkla destekleyin. Bir emzirme yastığı edinin ya da bebeğinizi üzerine yatırabileceğiniz uygun bir yastık bulun. Böylece bebeğinize doğru eğilerek yaşayacağınız sırt ve bel ağrıları riskini ortadan kaldırmış olursunuz. Yanınızda size yardımcı olabilecek biri varsa önce kendiniz için rahat bir pozisyona gelin ve daha sonra bebeği size vermelerini isteyin. Bebeğinizi mutlaka kendinize yakın tutun. Bebeğiniz size ne kadar yakın olursa memenize o kadar rahat ulaşır ve rahat emer. Bebeğinizin burnu ve ağzı meme ucunuzla karşı karşıya gelmelidir. Memenizi desteklemeyi unutmayın, böylece bebeğinizin çenesi memenize gömülebilir ve bu onun için daha rahat bir emme pozisyonu yaratır. Bebeğinizin ağzını iyice açması için bekleyin ve onu destekleyin. Ağzını iyice açtığında memeyi çok daha rahat kavrar ve bu sizin için acısız bir emzirme anlamına gelir. Aksi takdirde yalnızca meme ucunu kavrayacağı için emmeye çalışırken damaklarıyla canınızı acıtabilir.


Meme Destekleme Yöntemi Nedir?

Meme desteklemek konusunda iki ayrı tutuş şekli bulunur. Bunlar C tutuşu ve U tutuşudur. C şeklinde tutuşta başparmağınız yukarıda, diğer parmaklarınız memenin altındadır. Bu pozisyonda dikkat edilmesi gereken başparmağınızın meme ucunuzun etrafındaki renkli bölgenin üzerinde olmasıdır. Parmaklarınızın bebeğinizden olabildiğince uzak olması gereklidir. U şeklinde tutuşta ise başparmağınız memenizin dış kısmında, diğer parmaklarınız ise iç kısmındadır. Tıpkı C tutuşunda olduğu parmaklarınızın meme ucunuzun etrafındaki renkli bölgenin ( areola ) dışında olması ve bebeğinizin ağzından mümkün olduğunca uzak olması önemlidir.

  • Bebeğinizin memenizi doğru kavramasını sağlayın: Bir önceki maddedeki gibi uygun pozisyona geldikten sonra bebeğinizin memenizi doğru kavradığından emin olun. Bebeğinizin dudakları dışa dönükse, memenize çok yakın pozisyondaysa, burnu neredeyse memenize değecek gibiyse, yalnızca meme ucunuz değil areola’nın ( meme ucundaki renkli bölge ) bir kısmı da bebeğin ağzındaysa bebeğinizin memeyi doğru kavradığı anlamına gelir.
  • Emzik ve biberondan uzak durun: Sonsuza kadar değil belki ama emzirme başlangıcında emzik ve biberondan uzak durun. Bebeğinizin emme refleksini yalnızca memenizle karşı karşıya kaldığında kullanmasına yardımcı olun. Böylece meme emmek için daha istekli olacaktır.
  • Göğüs pompası kullanın: Bebeğinizin emmediği zamanlarda göğüslerinizde süt birikmesi oluyorsa bir pompa yardımıyla sütünüzü sağabilirsiniz. Bu da süt üretimini arttırmaya yardımcı olacaktır.
  • Sağlığınızı ihmal etmeyin: Gebelik sonrası dönemde tiroid hastalıklarında artış gözlemlenebiliyor. Bu sebeple rutin kontrol ve tahlillerinizi ihmal etmeyin. Eğer lohusalık depresyonu yaşıyorsanız ve kilo artışınız normalin üzerindeyse tiroid ile ilgili sorunlar yaşıyor olabilirsiniz. Bunun için doktorunuza danışıp gerekli tahlilleri yaptırabilirsiniz.
  • Aşırı tatlıdan uzak durun: Çevrenizdekilerin sizi en çok yanıltacağı şeylerden biri de sütünüzü arttıracağı iddiasıyla önünüze sürekli tatlı bir şeyler getirmeleri ve bunları tüketmenizi istemeleridir. Ancak bilinenin aksine bu tür hazır tatlılar anne sütünü arttırmaya yardımcı olmazlar. Bu sebeple paketli gıdalardan, tatlılardan, hazır meyve sularından, çikolatalardan ve helvalardan uzak durmamanız yalnızca kilo almanıza yardımcı olacaktır. Bunların tüketimini tamamen kesmeseniz de dengeli bir şekilde tüketmeniz oldukça önemlidir.
  • Bol bol su tüketin: Eğer sütünüzü arttırmak istiyorsanız bol bol su tüketmelisiniz. Günde ortalama 3 litre civarında su tüketmeniz önerilmektedir. Su anne sütünü arttıran temel besinlerdendir. Bu yüzden su tüketimini ihmal etmemelisiniz.
  • İlave şeker kullanmayın: Sıvı tüketimini arttırmak için ayran, komposto, maden suyu, taze sıkılmış meyve suyu gibi besinleri de tercih edebilirsiniz ancak bunları tüketirken ilave şeker kullanmamanız oldukça önemli.
  • Gece beslenmelerinin önüne geçin: Emziren annelerin en sık karşılaştığı durumlardan biri de gece acıkmalarıdır. Emzirme enerji harcamanıza sebep olan bir eylem olduğu için geceleri acıkmanız son derece doğal ancak gece beslenme alışkanlığını kazanmadan bu durumunda önüne geçmelisiniz. İnsan vücudu gece alınan besinleri eritmekte zorlandığı için gece yediğiniz bir porsiyon gündüz yediğiniz on porsiyona bedeldir. Bu sebeple çok acıktığınızda bu açlığı büyük bir bardak su içip dindirmeyi deneyin.
  • Tuzlu besinlerden uzak durun: Gebelik ve lohusalık döneminde vücudun kalsiyum ihtiyacı artar. Tuzlu besinlerin ( turşu, konserve, şarküteri ürünleri vb. ) tüketiminden sonra vücuda alınan tuzun atılması esnasında kalsiyum eksikliği meydana gelebilir.
  • Anne sütünü arttıran besinleri tüketmeye özen gösterin: dereotu, taze nane, yeşil yapraklı sebzeler, yulaf, kırmızı ve turuncu sebzelerin anne sütünü ve süt kalitesini arttırmaya yardımcı olduğu gözlemlenmiştir. Beslenirken porsiyonlarınızda bu ürünlere yer vermeye özen gösterin.

Yorumunuzu Paylaşın