Makaleler

Edirne’nin El Sanatı Meyve Sabunu Nedir, Nasıl Yapılır?

Yazar: Uğur Eskier

Edirne’nin en önemli el sanatı ürünü olan meyve sabunu, Osmanlı’dan günümüze kadar gelebilmiş nadir el sanatları arasındadır.

Edirne’nin El Sanatı Meyve Sabunu Nedir, Nasıl Yapılır?

Edirne’ye özgü kokulu meyve sabunu, bölge halkına önemli katkılar sağlıyor. Osmanlı’dan günümüze kadar ulaşmış bir kültür ve geleneğin sembolü aynı zamanda. Edirne’de çok sayıda meyve sabunu atölyesi ve esnafı bulunuyor. Edirne’den Türkiye’ye ve dünyaya yayılan meyve sabunlarının üretiminden vitrinlere gelmesine kadar el emeği göz nuru var.

Edirne; özellikle inanç turizmi açısından örneğine az rastlanır bir şehir. Yılın her dönemi Edirne’ye uğramak için bir sebep bulunabilir. Pek bilinmese de amacı tüm ırk ve insanları evrensel bir amaç çevresinde toplamak olan ve “dünya vatandaşlığı” felsefesi ile ortaya çıkan Bahâîlik inancının merkezi Edirne’dir. Osmanlı’nın başkentlerinden biri olan Edirne, aynı zamanda Türkiye’nin Avrupa’ya açılan kapısı... Mimar Sinan’ın ustalık eseri Selimiye Camii’ndeki manevi iklimi her saniye hissedebilirsiniz. Edirne Müdafiî Şükrü Paşa’yı misafir eden ve doğayla iç içe vakit geçirme alanlarından Karaağaç’ı bünyesinde barındıran, Meriç ve Tunca nehirlerinin üzerinden geçtiği bir şehir olan Edirne; Kakava Şenlikleri, Romanları, tarihi çarşıları, camileri, tabyaları, çeşme, han ve hamamları, aynalı süpürgesi, badem ezmesi ve peyniri ile tam bir tarih ve kültür şehri… Yaprak ciğerinin tadını bilenler Edirne ile ciğer arasındaki ilişkiyi anlayacaktır. Aynı zamanda meyve sabunlarının da anavatanı… Bu sebeple bir mahalleye “Sabunî” adı verilmiş.

Edirne’ye yolu düşenler mutlaka bir meyve sabunu esnafına uğrar. Meyve sabunlarını tanımayanlar da tarihi Alipaşa, Bedesten veya Arasta çarşılarını gezerken kokularından ve görünüşlerinden etkilenerek koluna meyve sabunu sepeti takar. Güzel bir süs eşyası, özel bir hediyelik eşya, mis gibi bir koku kaynağı olan meyve sabunlarının Edirne’nin tarihi ile yakından ilgisi var. Geleneksel ve tarihi bir el sanatı olmasının yanında ilin geçim kaynaklarından biri haline gelen meyve sabununu anlatmak için tarihi bir yolculuğa çıkalım.


Meyve Sabununun Tarihçesi

Meyve sabunu, 16. yüzyıla kadar uzanan bir geçmişe sahip. 17. yüzyılda Osmanlı’da gül, misk ve amber kokuları katılan sabunlara meyve şekilleri verilmesi ile ortaya çıkmıştır. Edirne’de yaşayan kadınlar evlerinde sabunları hamur kıvamına getirerek çeşitli kokularla karıştırır ve meyve şekilleri verirlermiş. Zamanla bu sabunlar sarayın dikkatini çekmiş. Osmanlı’da kısa sürede üne kavuşan bu özel sabunlar, padişahlara, sultanlara, yerli ve yabancı devlet erkânına sunulan hediyelik eşya haline gelmiş.

Halk arasında “mis sabunu” olarak biliniyor. Tarihte Topkapı Sarayı için çok üretildiğinden “saray sabunu” denirmiş. Saraylarda hediye olarak sunulduğu için “padişah sabunu” denmiş. Padişahlar yurtiçi ve yurtdışına gönderdikleri hediye sandıklarının içine mutlaka meyve sabunu koyarlarmış ki mis kokuları hediyeleri sarsın diye… Bu dönemde temizlik için de kullanılmış. Padişah kızları veya saraydaki kadınlar, cariyelere odalarına ve çeyiz sandıklarına koyarlarmış. Cariyeler banyo yapmak için bu kokulu sabunları kullanırmış.

19. yüzyılın başlarından itibaren Edirne halkı için gelir kaynağı ve el sanatı olmuş. O dönemde Edirne’de yaklaşık 30 meyve sabunu dükkânı varmış. 1980’li yıllara kadar Edirne halkının geçim kaynağı olarak varlığını sürdürmüş. Ancak 1990’lı yıllara gelmeden bu gelenek unutulmaya yüz tutmuş, dükkânlar kapanmış, üretim çok sınırlı kalmış. 2000’li yılların başında dönemin Edirne Valisi Fahri Yücel’in girişimleri ile yeniden canlandırılan meyve sabunu sanatı, Halk Eğitim Merkezi’nde açılan kurslarla yeniden ilgi odağı olmaya başlamış. Zamanla birçok kadın tekrar meyve sabununa sarılmış, evlerini atölyeye çevirmiş. Günümüzde ise yurtiçi ve yurtdışına ihraç edilen nadide el sanatı ürünü olarak saltanatını sürdürüyor. Edirne’deki her hanede meyve sabunu aranjmanlarına ve sepetlerine rastlamak mümkün.


Meyve Sabunları Nasıl Yapılır?

Meyve sabunu, birebir meyvelere benzeyen görünüşleri ve çeşitli kokuların buluştuğu bir süs eşyası… El emeği göz nuru ile hazırlanıyor. Maliyeti düşük, kazancı bol bir el sanatı… Karpuz, kavun, çilek, erik, elma, muz, kayısı, şeftali ve aklınıza gelebilecek bütün meyveleri simgeleyen sabunlar üretilebiliyor. Yaklaşık 50 çeşit meyve figürü tasarlanabiliyor. Meyve sabunları süs ve hediye amacıyla üretiliyor; ancak üzerindeki boyayı kazıyarak sabun olarak da kullanılabilirsiniz. Tabi bu çok tercih edilen bir yöntem değil.

Meyve sabunu üretimi için kullanılan malzemeler şunlar; “dolon” adı verilen beyaz sabun, rende, leğen, su, gıda veya kumaş boyası, cila, sulu boya fırçası, çeşitli kalınlıkta teller, askılık…

Meyve sabunu yapımı için ilk olarak beyaz banyo ve vücut sabunları rendelenerek sıcak suda yumuşatılıyor. Daha sonra yumuşatılan sabun hamur kıvamına gelinceye kadar yoğruluyor. Bir süre dinlendirilen sabun hamuru, el yordamı ile meyve figürleri haline getiriliyor. Oda sıcaklığında yaklaşık iki gün askılarda kurumaya bırakılan sabunlar, ardından hangi meyvenin şekli verilmişse gıda boyası ile o meyvenin rengine boyanıyor. Her rengi gıda boyası ile elde etmek zor. Bu sebeple kumaş boyası da kullanılabiliyor. Sap takılması gereken meyvelere tellerden sap yapılıyor. Cilalama işlemlerinin ardından sepetleme yapılıyor, hediyelik eşya konseptleri hazırlanıyor. Veya tek parça olarak piyasaya sürülecekse çeşitli paketleme yöntemleri uygulanıyor.

Meyvelerin türüne göre farklı renklerde sabunlar da kullanılabiliyor. Örneğin üzüm yapmak için açık yeşil sabun kullanmak gerekiyor. Meyvelerin şekline göre farklı yöntemler uygulanabiliyor. Şekil vermek için de işin ehli olmak gerekiyor. Sabunu meyveye benzetmek göründüğü kadar kolay değil. Her meyvenin farklı dokusu olduğu düşünülürse uygulamalar da farklı olacaktır. Meyve sabunları o kadar gerçekçi ki bir masadaki sepette bulunan meyve sabunlarını gerçek meyve zannederek yemeyi düşünenler bile olabiliyor. Meyve sabunu insan sağlığı açısından da sakıncalı değil. Bir meyve sabunu 10 yıla kadar özelliği bozulmadan kullanılabiliyor.

Meyve sabunun kokusu da önemli… Hatta günümüzde meyve kokuları kullanılan kozmetik ürünler Edirne’nin meyve sabunundan esinlenerek üretilmiştir. Hangi meyve yapılmışsa o sabunun içine o meyvenin kokusunu veren esanslar veya kokular katılıyor. Sabunun yapım aşamasında hamuruna gül yağı da katılıyor. Geçmişte sabunların içine hangi meyve yapılıyorsa o meyve katılırmış ve sabun kokusunu o meyveden alırmış. Meyve sabunu sepeti bulunan bir oda ise insanı ferahlatarak rahatlama hissi veren kokularla kaplanıyor.

Edirne Ekonomisine Katkısı

Meyve sabunu, Edirne halkına önemli bir gelir kaynağı sağlıyor. Evlerinde meyve sabunu hazırlayarak hane ekonomisine katkı sağlayan birçok ev kadını bulunuyor. Hatta Edirneli en hanımları altın günü yerine ‘meyve sabunu yapma’ günü düzenliyor. Evinde meyve sabunu yaparak ayda asgari ücretin birkaç katı gelir elde eden ev hanımlar var. Bazı kadınlar da bu işi hobi olarak yapıyor. Meyve sabunu yapan birçok kadın aynı zamanda adeta terapi görüyor; çünkü bu işle uğraşan kadınların psikolojik sorunlarının ortadan kalktığı da tespit edilmiş. Evlerin dışında çok sayıda atölye de bulunuyor. Bu atölyelerde kadınlar çalışıyor.

Meyve sabunu sektörü artık farklı kulvarlara evrilmeye başladı. Gelen talepler üzerine örneğin artık sebze figürleri de yapılıyor. Veya sabundan üretilen gül kokulu kalpler, uğur böcekleri, yumurtalar…

Son yıllarda talebin ve üretimin artması sebebiyle meyve sabunlarının nitelik ve niceliğinde olumsuz değişimler yaşanıyor. Anlamsız ve garip kokulu meyve sabunları piyasaya sürülüyor. Bu durum meyve sabununun geleceği açısından önemli bir sorun olarak üreticileri ve yetkilileri düşündürüyor.

Yorumunuzu Paylaşın