Makaleler

Lesitin Nedir, Faydaları Nelerdir?

Yazar: Hakan Kutluay

Lesitin Nedir

Lesitin, genel olarak yumurta sarısından ve bazen de soya fasulyesinden elde edilen diğer bir adı ise fosfatidilkolin olan bir karışımdır. Lesitin, soya filizinden un üretimi esnasında ya da soya bitkisinden soya yağı üretimi esnasında bir yan ürün olarak meydana çıkar ve içeriğinde glokolipidler, trigliseridler ve fosfolipidler bulundurur. Lesitin kelimesi aslen Yunancada yumurta sarısı manasını taşıyan “lekithos” kelimesinden gelmektedir.

Diğer bir adı fosfatidil olan lesitin aslen bir fosfolipiddir ve fosfolipid genel olarak hücre yapı taşlarını oluşturan, koruyan ve sağlıklı kalmasını sağlayan maddedir. Aynı zamanda hücre zarının sertleşmesini önler ve hücreleri oksidasyon oluşumuna karşı korurlar.  Aynı zamanda insan vücudunda beyni koruyan ve çevreleyen koruyucu zar olarak da görev alırlar.

Genel olarak ilaç üretim sektöründe kullanılan lesitin aşırı derece saflaştırılmış bir karışım olduğundan hiç bir durumda alerjik olmadığı söylenmektedir. Yalnız soya fasulyesine karşı alerjisi olanların, yine soya fasulyesinden üretilmiş lesitin maddesini kullanırlarken dikkat etmeleri gerekebilir. Bu durumda soya fasulyesinden üretilmiş lesitin bu kişilerde soya fasulyesinin neden olduğu gibi alerjilere neden olabileceği bilinmelidir. Lesitin elde edilecek bitkiler ya da gıdalar genelde içerik bakımından yüksek yağ oranına sahiptir. Yağ oranı yüksek bu besinlerin içerisindeki lesitin nedeni ile direk kullanılmaları hiçbir işe yaramayacaktır. Aynı zamanda yağ oranı yüksek bu bitkilerin kolesterole karşı olumsuz etkiler gösterebileceği bilinmelidir.

Soya fasulyesinden elde edilen lesitinler için soya fasulyesine yakından bakıldığında tüm aminoasitleri yeterli oranda sağlayan bir besin olan soya fasulyesinin bir kaç aminoasit türünü bir arada içermesi nedeni ile et türlerinden farklı olarak tek başına tam bir protein kaynağı olduğu görmekteyiz. Diğer protein türleri ile birleştirildiği durumlarda ise sindirim sistemimiz tarafından daha kolay sindirilirler ve bu şekilde sahip oldukları protein değerlerinin çok üstünde protein değerlerine ulaşabilirler.

Lesitinin Faydaları Nelerdir?

Yapılan araştırmalarda lesitin maddesinin hafızayı güçlendirdiğine dair sonuçlar elde edilmiştir. Aynı zamanda kolesterolu düşürdüğüne ve karaciğerin fonksiyonlarını düzenlediğine dair araştırmalar da vardır. Piyasada toz ya da jelatin kapsül şeklinde ham lesitin bulmak mümkündür, ancak harici olarak tüketmeden önce muhakkak bir uzmana danışmanız önerilmektedir.

Lesitinin en büyük kullanım alanlarından bir diğeri de ilaç sektörünün yanında gıda katkı sektörüdür. Genel olarak hiç bir şekilde alerjik ya da zehirli olmayan lesitin bu özelliği ile ilaçların etrafındaki koruyucu tabakanın oluşturulmasında güvenle kullanılırlar ve bu şekilde en çok tercih edilen bileşimlerdendir. Gıda sektöründe yine aynı zamanda çikolata yapımında da aynı özellikleri ile bir emülgatör olarak kullanılan lesitin bu durumda çikolata ve çikolata yağının birbirinden ayrılmasını önler. Lesitinin bazı durumlarda viskoziteyi azaltma ve ürünün raf ömrünü uzatmada da kullanıldığı da görülmüştür. Pastacılık sektöründe ise yumurta ve yağ kullanımının indirgenmesi ve aynı zamanda bütün karışımların tam olarak birbirine karışabilmesi için fermantasyonun dengelenmesinde ürünlerde lesitin kullanılabilmektedir.

İnsan vücudunun ihtiyaç duyduğu bütün doğal fosfolipid miktarını karşılayacak özellikte olan lesitin, genel olarak yumurta sarısından ve soya fasulyesinden elde edildiğini söylemiştik. İçeriğindeki lesitin kaynağı özelliği ile soya fasulyesi insan sağlığı için daha da önemli bir konuma gelmiştir. Genel olarak bakıldığında tahıllarda protein değerlerinin çok düşük olmasına rağmen, bir tahıl ürünü olan soya fasulyesi protein oranı bakımından oldukça zengindir. 

İnsan vücudu için zararsız olan bu bitkisel protein soya fasulyesini leşitin içeriğinin yanı sıra bu özelliği ile de çekici hale getirmiştir. Soya fasulyesinin içerisinde ette bulunandan üç kat daha fazla protein olduğu bilinmektedir. Daha yakından bakıldığında ise soya fasulyesinin içerisindeki yüksek oranda E vitamini, serbest radikal temizleyici maddeler, lifli, çeperli bir tahıl olması nedeni ile de yüksek orandaki B vitamini soya fasulyesinin önemini içerisindeki lesitin oranının yanı sıra bir kez daha arttırmaktadır. Soya fasulyesinin en önemli içeriği olan lesitin ise sinirleri uyararak beynin daha güçlü çalışmasını sağlar, kan dolaşımı ve soluk alış verişimizi canlandırır, kemiklerin güçlenmesini ve onarılmasına yardımcı olur, çeşitli yaralanmalara karşı direnci arttırırken sinirsel gerginliklere ve enerji eksikliklerine karşı önemli bir destek olarak savaşır.

Lesitin ilk olarak yaklaşık 150 yıl kadar önce Fransız kimyager Maurice Gobley tarafından yumurta sarısının içinden Lesitin’in ayrılması sonucu tek başına kullanılır hale gelmeye başlamıştır. Gobley ayırdığı bu maddenin kimyasal etkileşimlerde emülsiyonu arttırdığını tespit ederek ona ”lecithin” ismini vermiştir. Daha önce de bahsettiğimiz gibi Yunanca yumurta sarısı manasına gelen lekithos kelimesinden gelen lesitin, bu maddenin ilk kez yumurta sarısından elde edildiği için bu şekilde de kullanımı yayılmıştır.

Lesitin’in insan vücudundaki en önemli fonksiyonları kısaca üç başlık altında şu şekilde sıralanabilir: 

  • Hücre zarının yenilenmesinde ve oluşumunda en büyük rollerden birisini oynar, hücre zarına esnekliğini veren maddedir.
  • Beyini oluşturan hücrelerin oluşumunda yine aynı şekilde etkilidir.
  • Sinir sisteminin % 17’sini oluşturur.

Sinir sisteminde ve beyinde önemli görevleri olan lesitin maddesi düzenli olarak kullanıldığında sinir sisteminin güçlenmesinde yardımcı görev üstlenir.

Düzenli bir şekilde beslenen birisinin bünyesinde karaciğer tarafından yeterli miktarda üretilen lesitin, kalın bağırsak zarının da temel taşlarından bir tanesini oluşturur. Bağırsakların etrafındaki mukoza zar şeklindeki lesitin bağırsakların içerisindeki bakterilere karşı korunmasını sağlar. Ülserli kolit hastalığında ise mevcut olan durum lesitin maddesinin bağırsak zarlarında çok az miktarda bulunması durumudur, bu durum yani lesitin miktarının az olması bağırsak zarının bakterilere karşı güçsüz hale gelmesine neden olur ve bu durumda bağırsak hastalıklara karşı savunmasız ve açıktır.

Aynı özelliği ile midede mide zarının esnekliğini ve bakterilere karşı savunmasını da arttıran lesitin, bu özelliği ile kabızlık ya da midede ülser hastalıkları gibi problemlere karşı savaşmada da en büyük destekçilerden bir tanesidir.

Yumurta sarısının aslen kolesterolu yükselten bir besin olduğu bilinirken içerisindeki lesitin maddesi kolesterolu dengeleyeci ve düşürücü özelliği ile kolesterol hastalarına doğal bir dengeleme yöntemi sunmaktadır.

Lesitini haricen toz halinde almak isteyenlere genelde günde bir çorba kaşığı yemeklerle birlikte almaları önerilmektedir. Kullanılmaya başlandıktan bir süre sonra gözle görülür derecede etkiler elde edildiği bilinmektedir. İlk olarak sindirim sisteminin dengeye girmesi bağırsak ve mide problemlerinin azalması ve daha sonra da sınır sistemindeki etkisi de ikincil olarak zaman içerisinde kendisini göstermektedir. Toz olarak almak istemeyenler için işe kapsül şeklinde de piyasada bulunabilen lesitin maddesinin granül hali tabletten daha fazla tavsiye edilen şeklidir.

Cilt, saç ya da tırnak sağlığında sorunlar yaşayanlara, Alkol kullanımı nedeni ile karaciğer tahribatı yaşayanlar ya da genel olarak karaciğer sorunları olanlara ve safra taşı oluşumuna karşı savaşanlara da önerilen doğal bir bileşim olan lesitin maddesinin aynı zamanda bazı nörolojik - psikiyatrik rahatsızlıklara karşı da olumlu sonuçlar gösterdiği gözlemlenmiştir.

Önemli: 

Bu tür doğal besinleri haricen almadan önce bir uzmana danışmanız önerilmektedir.

İlgili Makaleler

Yorumunuzu Paylaşın