Makaleler

İnkılâp Nedir? Devrim ile Arasındaki Fark Nedir?

Yazar: Sena Ayaydın
İnkılâp Nedir? Devrim ile Arasındaki Fark Nedir?

İnkılâplar, yaşamın tarihi gerçekleridir. Kelime olarak; değişme, başka bir hale dönüşme anlamına gelmektedir. İnkılâp veya diğer adıyla reform, toplumsal yapıyı iyileştirmek için yapılan köklü değişikliklerdir. Bir milletin sahibi olduğu siyasi ve sosyal alanlardaki kurumların makul ve ölçülü metotlarla değiştirilmesidir. İnkılâp basit bir olay olarak görülemez. Bir ulusun sosyal benliğinin kökten ve genel anlamda değiştirilmesini ifade ettiği için önemli bir halk hareketi olarak görülür. Genellikle kuvvet kullanımını zorunlu kılar. Yeni bir sosyal düzenin yerleşmesine yönelik olduğu için de bir tür iktidarı ele geçirme yöntemidir. İnkılâp söylemi, sosyal yönden önemli değişiklikleri ifade etmek için de kullanılır.

İnkılâp, evrim ve tekâmül (olgunlaşma) ile aynı değildir. Evrim ve tekâmül “yavaş yavaş açılma ve şekil alma” anlamına gelmektedir. İnkılâplar, bir anda yapılan ve hüküm niteliğinde olan yeniliklerdir. Her şeyden önce siyasal ve sosyal yapıların değişmesini hedef alır. Dar anlamda ise, sosyal hayatta belirli yönlerden kökten değişmeyi ifade eder. Bu gelişme inkılâbın temel amacına uygun olarak ilerler. Yani inkılâp sadece bir “olay” olarak görülemez. İnkılâp aynı zamanda bir olgudur. Yeni bir hukuki, siyasal, sosyal ve askeri düzenlemenin hareket noktasıdır. Toplum var olduğundan beri inkılâp terimi de var olmuştur. İlkel topluluklarda inkılâp hareketleri, toplumun ihtiyaçlarının tatmin olmamış olmasından dolayı doğan bilinçsiz hareketlerdir. İleriki yüzyıllarda yaşanan gelişmeler topluma yeni bir yön vermenin zorunlu olduğunu göstermiştir. Toplumu değiştirmek için insanların yarattığı reformlar, toplumu düzene sokan kuralları da değiştirebilme yetkisine sahip olmak istemişlerdir. İnkılâp, zorunlu gelişmenin sert ve hızlandırılmış halidir. İktidarı yenileştirme gibi önemli bir fonksiyonu da yerine getirir.

İnkılâp olgusunun öğeleri şunlardır;

- İnkılâp, mevcut düzeni yıkmaya yönelik bir harekettir. Bu durum hukuk düzenine karşı durmayı ve aykırı harekete geçmeyi zorunlu hale getirir. Düzene karşı durmayı öngören bu toplum hareketi, eskimiş ve zorla devam ettirilen eski düzenin yıkılmasını öngörmektedir.

- İnkılâp, bir halk hareketidir. Bu nedenle topluma mal edilmesi ve toplum tarafından başlatılan bir hareket olması en önemli özelliğidir. Bir kişiye mâl edilerek yapılan inkılâp, toplumun çoğunluğu tarafından benimsenmediği müddetçe inkılâp niteliği taşımaz.

- İnkılâbın temel amacı, yıkılan düzen yerine yeni bir düzen kurmaktır. Yani eski hukuksal düzenin kalıntıları üzerinden yeni bir hukuk düzeninin kurulmasıyla oluşturulur.

Tarih terimi olarak inkılâp: Bir halden başka bir hale dönüşme, biçim değiştirme anlamına gelir. Toplumun çeşitli alanlarında, toplumda yaşayan bireylerin ihtiyaçlarına göre yeni düzen getirilmesidir. Atatürk inkılâpçılığı, toplumun temel ihtiyaçlarını karşılamak için kurallar koymayı ve yöntemler belirlemeyi öngörmektedir.

Hukuk terimi olarak inkılâp: Devlet eliyle ülkedeki toplumsal, siyasal, sosyal ve askeri alanlarda kanunlara uygun olarak yenilikler yapılmasıdır. İnkılâplar mutlaka hukuki bir temele dayandırılarak yapılır.

Sanat terimi olarak inkılâp: Toplum düzenini ve yapısını daha iyi hale getirmek için yapılır. Sanat alanında yapılan inkılâplar, toplumu büyük oranda etkiler. Bunun nedeni ise sosyal yaşantıda yapılan değişikliklerin toplumun büyük bir kesimini ilgilendirmesidir. Yapılan değişiklikler sayesinde ülkenin değişimi ve gelişimi için de çok önemli adımlar atılması sağlanır.

Atatürkçülük terimi olarak inkılâp: Mustafa Kemal Atatürk, Türkiye Cumhuriyeti devletini kurarken birçok inkılâbın altına imza atmıştır. Bu inkılâplar yeni kurulan ülkenin refahının ve medeniyet seviyesinin artmasında çok önemli rol oynamışlardır. İnkılâp nedir sorusuna verilebilecek en güzel cevap bu yeniliklerin içerisinde bulunmaktadır. Bu inkılâplardan bazıları şöyledir;

- Halifeliğin kaldırılması (3 Mart 1924)

- Eğitim ve öğretimin birleştirilmesi (1924 Tevhid-i Tedrisat Kanunu)

- Mecellenin kaldırılarak Medeni kanuna geçilmesi (1924-1937)

- Şapka Kanunu (25 Kasım 1925)

- Kılık kıyafette değişiklik (1925-1934)

- Takvim, saat ve ölçülerde değişiklik (1925-1935)

- Medeni kanunun kabulü (1926)

- Türk kadınının siyasi haklara sahip olması (1926-1934)

- Kabotaj kanunu (1 Temmuz 1926)

- Harf devrimi (1 Kasım 1928)

- Soyadı kanunu (21 Haziran 1934)

- Laiklik ilkesinin anayasaya eklenmesi (1937)

İnkılâp ve Devrimin Farkları

İnkılâp ve devrim kelimeleri genellikle aynı anlamda kullanılsalar da özünde ikisi de farklı kavramlardır. İnkılâp; değişme, başka bir hale dönüşme anlamına gelmektedir. Toplumsal yapıyı iyileştirmek için yapılan köklü değişikliklerdir. Önceden var olan bir sistemde oluşan ve iyi yönde gelişen değişimleri simgeler. Devrim ise kelime anlamı olarak; bir toplum yaşamında önemli bir yeri olan kurumların hızlı ve geniş kapsamlı olacak şekilde kökten değiştirilmesidir. Bu nedenle devrim kavramı inkılâp kavramını içinde barındırmaktadır. Çünkü inkılâp, devrim yapıldıktan sonra toplumu geliştirmek adına yapılan yeniliklerdir. Bu yenilikler devrimin devamlılığını sağlamak adına yapılır. Ancak sadece inkılâp yapılarak bir devrimin gerçekleştirildiği söylenemez.

Mustafa Kemal Atatürk’ün elde ettiği milli mücadele zaferinin ardından ülkenin yönetim şeklini değiştirerek cumhuriyet yönetimini benimsemesi bir devrimdir. Fakat bu devrimin ardından yapılan şapka kanunu, halifeliğin kaldırılması, mecellenin kaldırılması, kılık kıyafette değişiklik, eğitim öğretimin birleştirilmesi gibi yenilikler inkılâptır. Çünkü bu yenilikler var olan toplumsal düzeni kökten söküp atmaz. Var olan düzenin üzerinde değişiklikler yaparak yenileştirir ve iyileştirir. Bu nedenle inkılâp ve devrim bu noktada birbirlerinden ayrılır. Devrim, inkılâp kavramına göre daha kapsamlı bir olgudur. İnkılâp, devrimden daha yumuşak olması ve devrim gibi radikal olmaması yönünden farklıdır.

Yorumunuzu Paylaşın