Makaleler

Eşeysiz Üreme Nedir, Özellikleri ve Çeşitleri Nelerdir

Yazar: Hakan Kutluay

İlkel yapılı canlılarda görülen ve tek bir ata canlının faaliyeti ile gerçekleşen üreme şekline genel olarak eşeysiz üreme denilmektedir. Tek bir ata canlının mitoz bölünme yapması ile oluşan yavrular ana canlının aynısıdır ve yavrular arasında çeşitlilik gözlenmez. Tek bir organizmadan oluşan yeni canlı sadece bu ana canlıdan aldığı genleri taşır. Eşeysiz üremede ploitlik yoktur.

Eşeysiz Üremenin Çeşitleri

1- Bölünerek Üreme: Burada bahsi geçen bölünme Mitoz ile bölünmedir. Tek hücreli canlılarda büyüyüp yetişen hücrenin ikiye ayrılması sonucu mitoz bölünme oluşur. Bu büyüme ya da iki ayrılma mito ya da amitoz olmasına göre her yöne doğru gerçekleşebilir. Örnek vermek gerekirse terliksi hayvanlarda (Latince: Paramesyum) bölünme enine gerçekleşirken, kamçılı hayvanlarda (Latince: Oğlana) bu bölünme boyuna gerçekleşmektedir.  Bölünerek üreyen diğer canlılara ise bütün okaryotik bir hücreli canlılar ile birlikte bakteri ve amipler örnek verilebilir.

2- Sporla Üreme: Sporlama üreme için ana canlının içerisinde gerekli üreme aşamalarını gerçekleştirip  spor oluşturması gerekmektedir. Oluşan sporlar herhangi bir döllenme gerçekleşmeden dışarı bırakılırlar. Zaten çok küçük olan bu sporlar şu, rüzgar ya da değişik dış etkenlerle hareket ederek yer değiştirirler. Uygun yeri bulan sporlar bölünerek çoğalırlar. Burada bölünmeden bahsedilen çimlenme şeklinde de kendini göstermektedir.  Aynı şekilde bakteriler kendilerini korumak için uygun olmayan koşullarda spor üreterek korunurlar. Ancak oluşturulan bu sporlar üremek için değil çevre şartlarında korunmak için kullanılmaktadır. Sporla üreyen diğer canlılara mantarlar, eğrelti otları, sıtma mikrobu ve çiçeksiz bitkiler örnek olarak gösterilebilir. Sporla üremeye aynı zamanda sporongo ismi de verilmektedir. Su yosunlarının oluşturdukları sporlara zoospor, mantarların oluşturduklarına ise ekzospor denilmektedir.

3- Tomurcuklanarak Üreme: Örnek vermek gerekirse bira mayası, sünger, medüz,  hidra ve polip mercanlarda görülen tomurcuklanarak üremede bu canlılar oluşturdukları çıkıntılardan yeni döller ve böylelikle de yeni canlılar meydana getirirler. Oluşan yeni canlılar ana canlıdan ayrılabileceği gibi ayrılmayarak koloni şeklinde de yaşayabilir.

4- Vejetatif Üreme (Vegetativ): Yüksek yapılı çiçekli bitkilerin genel olarak sahip olduğu üreme şeklidir. Bu üreme şeklinde de üreyen ana canlı ile oluşan yeni canlının kalıtsal özellikleri birebir aynıdır. Örnek vermek gerekirse, tohumsuz meyvelerden olan, muz, çekirdeksiz üzüm gibi meyveler vejetatif üreme yöntemi ile çoğalırlar. Tarımda yaygın bir biçimde kullanılan vejetatif üreme şeklinde yerel tarımda  aşılama, kalem aşısı, göz aşısı, ya da budak yama isimleri verilmektedir. Kalıtsal olarak özelliklerinin birebir olarak yeni bitkiye taşınmasının istendiği durumlarda kullanılan yöntem bu yöntemdir. Göz yaşı bitkisinde (Latince: Kalanchoe) yaprağın kenarlarında meydana gelen tomurcuklar yeni bitkicikler oluştururlar. Daha sonra ise dış etkenler ile bu bitkicikler ana bitkiden koparak toprağa düşerler. Toprağa düşen bu bitkiler ana bitkinin kalıtsal olarak bütün özelliklerini aynı şekilde taşıdığı yeni gözyaşı bitkileri meydana getirirler.

Aynı şekilde asma ve aşmaya benzer şekilde oluşan bahçe bitkilerinde de vejetatif bölünme görülür.

Vejetatif üreme de kendi içinde dörde ayrılır.

a- Çelikle Üreme: Kavak, çilek, söğüt, gül, üzüm vb. bitkilerden alınan çubukların (gövde ya da dallar) nemli bir ortamda (nemli bir toprak ya da özel bileşimli şu olabilir) köklendirilerek bir bitkiden bir çok sayıda yeni bitkinin üretilmesi olayıdır.

b- Yumru ile Üreme: En çok bilinen örneği patates olan ve gövde yumruları ile üreme şeklinde açıklanabilen üreme çeşididir. Göz bulunan yumru kısımların toprağın altına gömülmesi ile eşeysiz şekilde yeni bitkiler oluşur.

c- Sürünücü Gövde ile Üreme: En büyük örneği çileklerdir. Toprağın üstünde ya da altında sürünerek, sürünücü gövde ismi verilen bölgeleri ile üreyen bitkilerin üreme çeşitleridir.

d- Soğan ile Üreme: Zambak, lale ya da soğan gibi bitkilerde üremenin gövdenin en alt ucunda başladığı üreme şeklidir. Gövdenin en alt kısmında bulunan rizomlar yer altında uzamaya devam eder ve uygun koşullarda yeni bir bitki oluştururlar. Muzlar da bu şekilde üreyen bitkilere örnek verilebilir.

Eşeysiz Üremenin Genel Özellikleri

Yüksek yapılı bitkilerin vejetatif organlarından bunlara yaprak, kök ya da gövdeler örnek verilebilir, ana bitki ile aynı özelliklere sahip yeni bireyler oluşturması en belirgin eşeysiz üreme yöntemidir.

Eşeysiz üreme ile çoğalan canlılardan oluşan yeni canlı ana canlının kalıtsal olarak bire bir aynısıdır. Bu sebepten dolayı da aynı ana canlıdan oluşan yeni canlıların hepsi birbirinin aynısıdır. Bu sebepten dolayı eşeysiz üreyen canlılarda kalıtsal çeşitlilik meydana gelmez. Eşeyli üremede çoğalma mitoz üreme ile meydana gelir.

Eşeysiz üreyen canlılarda kalıtsal çeşitliliğin olmaması ve bu kalıtsal özelliklerin nesilden nesile aktarılıyor olması bu bitkilerin değişen dış koşullara göre uyum sağlama özelliğini de kısıtlar. Bazı bakteri ve paremesyumlarda eşeysiz üreme görülürken, bu bitkilerin zaman zaman eşeyli üreme ile çoğaldıkları da gözlemlenmiştir. Eşeyli üreme ile kıyaslandığında eşeysiz üremede üreme süresi çok hızlıdır.

Tek bir durum olan otomiksis durumu haricinde eşeysiz üreme ile oluşan yeni organizma ana organizmanın birebir kopyasıdır. Günümüzde eşeysiz üremenin hızlı popülasyon artımında iyi bir çözüm yolu olacağı düşünülmektedir. Gametlerin birleşmesi dışında oluşan üreme yöntemi manasına gelen agamogenez eşeysiz üremenin en kısa tanımıdır. Arkea, bakteri ve protistler gibi tek hücreli canlılar için eşeysiz üreme ana üreme yoludur.

Eşeysiz üremeyi eşeyli üremeden ayıran en önemli özelliklerden bir diğeri de bölünme olgunluğuna erişen bitkinin eşey hücresi oluşturmadan yavrular meydana getirebilmesidir. Eşeysiz üreme ile çoğalan hidra, deniz anası ve süngerler gerekli durumlarda eşeyli üreme de yapabilirler.

Birçok hayvan türünün en başta eşeysiz üreme ile çoğalıyor olmasına rağmen dağa sonradan eşeyli üremeye dönmesinin nedeni yaşam döngüleri boyunca eşeysiz üremenin herhangi bir kalıtsal gelişim sunmuyor olması olarak düşünülebilir.

Günlük hayatımızda da örneklerine sıkça rastladığımız bu üreme şekline bir örnek vermek gerekirse, misafirliğe gittiğimiz evlerde annelerimiz hoşuna giden çiçeklerden bir dal alarak şu içerisinde bekletmek sureti ile köklendirmesi sonrası toprağa dikerek aynı bitkiden elde etmesi bir eşeysiz üremedir. Ve Vejetatif Üreme çeşitlerinden çelik ile üremeye örnek gösterilebilir.

Yine aynı şekilde evlerimizden bir örnek vermek gerekirse hamur yoğurmadan önce şu dolu bir bardağın içine atılan bira mayasının daha sonra hamurun içine katılarak hamurun kabartılmasının sağlanması da yine aynı şekilde bir eşeysiz üreme örneğidir. Burada meydana gelen ise eşeysiz üremenin tomurcuklanarak üreme şeklidir.

Başka bir mantara ihtiyaç duymadan uygun koşullar oluştuğunda kendiliğinden çoğalan mantarlar ise yine aynı şekilde bir eşeysiz üreme örneğidir. Bu nedenle de değişen çevre şartlarına dayanıklı yeni bireyler değil ana bireyin birebir kopyası yeni bireyler elde edilir. Oluşan canlılar sadece mutasyon yolu ile bir kalıtsal değişiklik elde edebilirler. Eşeysiz üremenin en önemli avantajlarından bir tanesi olarak çok kısa sürede ve kısa aralıklarla çok sayıda yeni bireyin oluşabilmesi sayılabilir.

Yorumunuzu Paylaşın