Makaleler

Beşiktaş Jimnastik Kulübü Tarihi

Yazar: Zülal Külekci
Beşiktaş Jimnastik Kulübü Tarihi

Beşiktaş Jimnastik Kulübü, Türkiye’nin önde gelen takımlarından biridir. Bu yazımızda ilk tescil edilen kulüp olma özelliğini taşıyan Beşiktaş Jimnastik Kulübü’nün nasıl kurulduğu ve nasıl geliştiğini inceleyeceğiz.

Sporsever Gençler ve Beşiktaş Jimnastik Kulübü…

22 kişilik genç bir grup haftanın belirli günleri bir araya gelerek Beşiktaş’ta, dönemin Medine Muhafızı Osman Paşa’nın konağında jimnastik hareketleri yapıyorlardı. Bu grup içinde Hüseyin Bereket, Mehmet Şamil, Mehmet Ali Fetgeri, Ahmet Fetgeri, Nazımnazif, Cemil Feti ve Şevket Bey vardı.  Hüseyin Bereket ve Mehmet Şamil, Osman Paşa’nın oğullarıydı. Gençlerden oluşan bu topluluk, paralel, güreş, boks, barfiks, halter, aletli ve aletsiz jimnastik gibi alanlar ile yakından ilgiliydiler. Ama dönemin Padişahı Sultan II. Abdülhamid’in uyguladığı baskı politikası sebebi ile her türlü toplanma gerektiren faaliyet tehdit unsuru olarak algılanmaktadır. Jimnastik ile uğraşan gençler, Sultan II. Abdülhamid’in hafiye ve jurnalcileri tarafından baskına uğrayarak gözaltına alınırlar. Tutuklanan gençlerin bir kısmının saray ve çevresine yakın olmaları ve o dönemde oynanması hoş karşılanmayan futbol oyunu ile ilgilenmediklerini belirtmeleri sayesinde serbest bırakılırlar. Bu olay yatıştıktan sonra Şehzade Abdülhalim bu sporculara arka çıkarak onlara yardımlarda bulundu ve bu gençleri seyretmek için hemen hemen her fırsata antrenman yerlerini ziyaret etti. Dönemin ünlü boksör ve güreşçisi Kenan Bey de antrenmanlara gelerek gençlere güreş ve boks ders vermeye başlar.

Beşiktaş Jimnastik Kulübünün İlk Adı : Bereket Jimnastik Kulübü

22 kişilik jimnastik takımı, saray erkanından aldıkları destek ve 1903 yılında özel bir izin ile Bereket Jimnastik Kulübü’nü kurdular. Kulüp başkanı olarak Mehmet Şamil, genel sekreterlik görevine de Hüseyin Bereket seçilmişti. 1908 yılında ilan edilen meşrutiyetten sonra ve yönetim baskısının azalması ile spor faaliyetleri hız kazandı. II. Meşrutiyetin ilanından ardından vuku bulan 31 Mart vakası sonrası ayaklanmaları bastırmak için İstanbul’a gelen Hareket Ordusu ile Fuat Balkan ve Mazhar Kazancı da başkente gelmişti. Ayaklanmalar bastırıldıktan ve olaylar yatıştırıldıktan sonra eskrim alanında iyi bir isme sahip olan Fuat Balkan ve güreş ve halter sporları ile uğraşan Mazhar Kazancı, Beşiktaş Serencebey’de spor yapan Bereket Jimnastik Kulübü’nü bularak kendileri ile spor yapma teklifinde bulundu. Bu fikir, Bereket Jimnastik Kulübü tarafından kabul edildi. Fuat Balkan, kendi evinin altını Bereket Jimnastik Kulübü’nün kulüp merkezi haline getirdi. Jimnastik, boks, güreş, eskrim ve atletizm alanında yoğunlaşan kulüp, adını Beşiktaş Osmanlı Jimnastik Kulübü olarak değiştirdi. Bu değişimler ile kulüp köklü bir gelişime başlamış oldu. Bunun yanı sıra Fuat Balkan kadar iyi birer eskrimci olan Refik Bey ve Şerafettin Bey’de kulübe dahil oldular. Beşiktaş Osmanlı Jimnastik Kulübü gün geçtikçe daha fazla büyüyor ve üye sayılarında hızlı bir artış oluyordu. Bu artışlar sebebi ile Beşiktaş Osmanlı Jimnastik Kulübü iki kez yer değiştirmek zorunda kalmıştır.

26 Ocak 1911 yılında Beşiktaş Osmanlı Jimnastik Kulübü, Beyoğlu Mutasarrıfı olan Muhittin Bey’in talep ve teşviki ile tescil edilen ilk Türk spor kulübü olma özelliğini kazandı.

Beşiktaş’ın Futbol İle Tanışması

Beşiktaş Osmanlı Jimnastik Kulübü’nün kurulduğu yıllarda futbola kötü bakan bir hükumet yönetiminin olması sebebiyle takım, futbol ile çok fazla ilgilenmemiştir. Beşiktaş Osmanlı Jimnastik Kulübü’nün futbol ile ilk buluşması takım bünyesinde bulunan genç sporcuların futbola ilgi duyması sonucu başlamıştır. Atlet ve jimnastikçi olan gençlerin, spor okulunun bahçesinde kendi aralarında futbol oynamaya başlamaları takım içindeki ilk adımlar olarak sayılabilir. Bu dönemde Beşiktaş Osmanlı Jimnastik Kulübü’nün yakınlarında iki futbol takımı bulunmaktaydı: Valideçeşme ve Basiret futbol kulüpleri… Lakin bu iki futbol takımı ilerleyen yıllarda Beşiktaş Osmanlı Jimnastik Kulübü’nün bünyesine katılacak ve kulüpteki futbol faaliyetlerine hız kazandıracaklardır. Bu birleşmede en çok emeği geçen kişi tartışmasız olarak Valideçeşme takımının kurucusu olan Ahmet Şerafettin Bey’dir. Ahmet Şerafettin Bey’in isteği Beşiktaş’ta kurulan takımları tek bir isim altında toplamaktı.  Bu isteğini gerçekleştirmek için ilk adım olarak 1911 yılında Valideçeşme takımındaki oyuncuları ile Beşiktaş Osmanlı Jimnastik Kulübü’ne dahil oldu. Ahmet Şerafettin Bey, ikinci olarak Beşiktaş’ta bulunan ikinci futbol takımı Basiret’i yoğun çabaları ile Beşiktaş Osmanlı Jimnastik Kulübünün bünyesine katmayı başardı. Ahmet Şerafettin Bey’in çabaları sayesinde Beşiktaş Osmanlı Jimnastik Kulübü’nde futbol faaliyetleri resmi olarak başlardı. Kurulan ilk futbol takımı için gerekli malzemelerin tedarik edilmesinde İpekçi İhsan adında bir sporseverin masrafları üstlenmesi, kurulan futbol takımı için büyük kolaylık sağladı. Futbol tutkusu, bütün İstanbul’da olduğu gibi Beşiktaş Osmanlı Jimnastik Kulübü’nü de sardı. Böylece kulüpte ikinci ve üçüncü futbol takımları da kuruldu. Ancak bu düzen çok fazla süremedi. Jimnastik kulübü olarak kurulan Beşiktaş Osmanlı Jimnastik Kulübü’nde futbolun, diğer branşların önüne geçmesi yüzünden takım yönetiminde huzursuzluklar ve anlaşmazlıklar ortaya çıktı. Bu olumsuz durumlardan bunalan Ahmet Şerafettin Bey, kendisini takip eden futbolcular ile Sebat Kulübü’nü kurdu. Yeni kurulan takımın, eski takımları olan Beşiktaş’ı 3-2 mağlup etmeleri üzerine Beşiktaş Osmanlı Jimnastik Kulübü yöneticileri, Ahmet Şerafettin Bey’i takıma dönmesi için ikna etmeye çalışmış ve başarmışlardır.

Beşiktaş Osmanlı Jimnastik Kulübü’nün hızla gelişen futbol faaliyetleri Balkan Savaşı ve hemen ardından I. Cihan Harbi’nin başlaması yüzünden durma noktasına geldi. Takım bünyesinde bulunan sporcular orduya katıldılar. Ahmet Şerafettin Bey yedek subay olarak Romanya’ya gitti.  Savaş döneminde 8 sporcusu şehit olan Beşiktaş Osmanlı Jimnastik Kulübü, savaştan geri dönebilen sporcuları ile faaliyetlere devam etse de savaş döneminden sonrada işgal güçleri sebebi ile toparlanmakta oldukça zorlandı. Mondros Ateşkes antlaşması ile görevinden dönen Ahmet Şerafettin Bey, kulüpteki faaliyetlerin canlanması için işe koyuldu. Bu çabalar sonucunda Beşiktaş jimnastik Kulübü şu anki halini almıştır.

Takımın Renklerinin Ve Rozetinin Kararlaştırılması

Beşiktaş camiası içinde takım renkleri ile ilgili uzun süredir gelen bir yanılgı vardı. Bu yanılgı Beşiktaş Jimnastik Kulübü’nün 100. yıl belgeseli için yapılan detaylı araştırması sonucu açıklığa kavuştu. Beşiktaş camiasında takımın ilk renklerinin kırmızı ve beyaz olduğu ancak Balkan Harbi’nde şehit olanların yasını tutmak için renklerin siyah ve beyaz renkler ile değiştirildiği düşüncesi hakimdi. 100. Yıl Belgeseli’nin yapımcısı olan “Tuğrul Yenidoğan” sayesinde gerçekler gün ışığına çıkarıldı. Beşiktaş Jimnastik Kulübü’nün renkleri kararlaştırıldığı ilk günden beri değişmeden gelen birbirine zıt iki ana renk olan siyah ve beyazdı.

Beşiktaş Osmanlı Jimnastik Kulübü’nün ilk kurulduğu zamanlarda sporcuların tek kişilik sporlar ile ilgileniyor olmalarından dolayı forma renklerine ihtiyaç hissedilmedi. Ancak takımın gün geçtikçe genişleyen ve artış gösteren kadrosu sebebiyle takımın kurucularından olan Başkan Mehmet Şamil Bey, yönetim kurulunu toplamak zorunda kaldı. Toplantıda kendi mezun olduğu okul olan Fransız mektebinin rozetini örnek göstererek Beşiktaş Osmanlı Jimnastik Kulübü’nün de bir rozete ihtiyacı olduğunu ve bütün sporcuların bu rozeti taşımasının zorunlu olması gerektiğini anlatan konuşmasını yaptı. Bu teklif büyük bir sevinç ve çoşku ile kabul gördü. Bu toplantı, Beşiktaş Jimnastik Kulübü’nün günümüzde de hala kullanmakta olduğu siyah ve beyaz renklerin kabul edildiği toplantı olması ile kulüp için büyük önem arz eder.

Kara Kartallar Lakabının Hikayesi

Beşiktaş Jimnastik Kulübü, açık ara önde olduğu ligde Süleymaniye takımı ile maça çıkmıştı. Takvimler 19 Ocak 1941 tarihini gösteriyordu. İlk yarı bittikten sonra rakip takım Süleymaniye’yi farklı üstünlük ile kıskaç altına alan Beşiktaşlı futbolcular ataklarına aralıksız devam etmekteydi. İkinci yarının ortalarına gelindiği zaman tribünlerden bir ses yükselir. “Haydi Kara Kartallar. Hücum edin Kara Kartallar”… Beşiktaş Jimnastik Kulübü’nün o günkü maçını anlatmak için daha iyi bir söz bulunamazdı. Tribündeki ses, “Mehmet Galin” adlı bir balıkçıdan gelmişti. Beşiktaş Jimnastik Kulübü için Kara Kartallar lakabı bu maçtan sonra kullanılmaya başlandı. Bu maçta Beşiktaş Jimnastik Kulübü, rakibini Faruk, Yavuz, İbrahim, Rıfat, Halil, Hüseyin, Şakir, Hakkı, Şükrü, Şeref ve Eşref adlı oyuncuların bulunduğu kadro ile 6-0’lık ezici bir üstünlük ile mağlup etmişti…

Nihayet Beşiktaş Jimnastik Kulübü…

Günümüzde en aktif olduğu branş olan futbolda, ezeli rakipleri Galatasaray Spor Kulübü ve Fenerbahçe Spor Kulübü’nün aksine bir futbol takımı olarak değil bir jimnastik takımı olarak kurulmuştur. Beşiktaş Jimnastik Kulübü, ilk tescil edilen spor kulübü olmasından dolayı ambleminde ay-yıldız taşıma hakkına sahip tek takımdır. Bu hak Türkiye’de hiçbir takımında bulunmamaktadır.


İlgili Makaleler

Yorumunuzu Paylaşın