Makaleler

Anasayfa

Hakkımızda

Yardım

Yasal Konular

Galileo Galilei’nun Hayatı

yazar: Hakan Kutluay

(d. 15 Şubat 1564 – o. 8 Ocak 1642) Fransız Rönesans’ının bilimsel olarak attığı büyük adımlarda yol gösterici olan Galilei yaptığı ünlü çalışmaları ile “gözlemsel astronominin babası”, “modern fiziğin babası” ve “bilimin babası” gibi isimlerle anılmıştır.

Öncelikle bilim adına yaptığı çalışmaları sıralayacak olursak şu şekilde bir liste elde edebiliriz:

  • Venüs’ün evrelerinin teleskop ile kanıtlanması
  • Galileo’nun uyduları ismi verilen Jüpiter’in en büyük dört uydusunun keşfi
  • Güneşin üzerinde bulunan lekelerin gözlenerek keşfedilmesi ve analizi
  • Geliştirilmiş bir askeri pusula ve diğer icatlar

Galileo Galilei’nin Dünyaya Gelişi ve Erken Hayatı

1564 senesinde İtalya’nın Pisa şehrinde dünyaya gelen Galilei altı kardeşe sahiptir. Bu kardeşlerinden iki tanesi daha çocukken ölmüştür. Galileo’ya ismini veren büyük babası Galileo Bonaiuti 1370 ve 1450 yılları arasında yaşamış olan bir doktor, üniversite eğitimcisi ve politikacıdır. Bütün kardeşlerinin en büyüğü olan Galilei’nin babası, ünlü bir lavtacı ve müzisyendir. Babası Vincenzo Galilei ve annesi Giulia Ammannatı’dır. Babası sayesinde daha çocukluk yıllarında otoriteyi sorgulamayı, dikkatli ölçüm ve deney yapmayı, ritmi müzikal bir şekilde irdeleyerek deneysel yollarla sonuca ulaşmayı öğrenmiştir. Galilei’nin en küçük kardeşi olan Michelangelo da babası sayesinde kendini küçük yaşlardan itibaren geliştirmeyi başarmış ve ünlü bir lavtacı ve müzisyen olmuştur. 14. yüzyılda daha önce Bonaiuti olan soy isimleri Galilei ile değiştirilmiştir.

Sekiz yaşına gelen Galileo ailesi ile birlikte Floransa’ya taşınmıştır ve yine Floransa’ya 35 km uzaklıkta olan Vallombrosa kasabasındaki Camaldolese Manastırı’nda eğitim görmeye başlamıştır.

Galileo’nun kardeşi Michelangelo müzikal projeleri için büyük erkek kardeşi Galileo’dan büyük miktarlarda borçlar almıştır ve Galileo’nun kardeşi için verdiği bu borçlar onun mali açıdan zorluklar yaşamasına neden olmuştur. Bu sıkıntılar içerisinde olan Galileo kendisine para kazandırabilecek buluşlar yapmak için motivasyon elde etmiştir.

Galileo’nun Özel Hayatı ve Çocukları

Aslen güçlü bir Katolik olan Galileo hiçbir zaman evlenmemiştir. Evlilik dışı üç adet çocuk sahibi olduğu Marina Gamba ile doğan çocuklarının ardından sorunlar yaşayan Galileo, kız çocuklarını manastıra yerleştirmiştir. Aynı zamanda dönemin genel düşüncesine göre evlilik dışı elde edilen kız çocukları evlendirilmeye uygun görülmediği için 1600 doğumlu Virginia ve 1601 doğumlu Livia hayatlarının geri kalanını Acetri’de bulunan San Matteo rahibeler manastırında geçirmişlerdir. Galileo’nun bir de 1606 doğumlu Vincenzo isimli oğlu bulunmaktadır. 2 Nisan 1634 senesinde ölen kızı Virginia, babası gibi Santa Croce Bazilikası’na gömülmüştür. Galileo’nun oğlu Vincenzo, kız kardeşlerine göre daha rahat bir hayat geçirerek Sestilia Bocchineri ile evlendirilmiş ve Galileo Galilei’nin yasal varisi olmuştur.

Galileo’nun Eğitim Hayatı ve Kariyeri

Galileo gençken her ne kadar rahip olmayı düşlemişse de babası onu Pisa Üniversitesi’nde tıp bölümüne yazdırmıştır. Matematiğe olan yakınlığı çevresindekiler tarafından gözlense de o zamanlar bir matematikçi olarak para kazanamayacağını düşünen ailesi onu matematikten uzak tutmaya çalışmıştır. Ancak Matematik ve Geometri alanlarındaki derin ilgisi onun babasını ikna etmesini sağlamıştır. Böylece aynı üniversitede Tıp bölümünü Matematik ve Doğa Felsefesi okumaya başlamıştır. Okul hayatı boyunca yaptığı icatları ve araştırmaları ise şu şekilde sıralayabiliriz:

  1. Termometrenin ilk adımı olarak sayılan termoskopu bulmuştur,
  2. 1586 yılında hidrostatik dengeyi keşfederek bunun hakkında bir kitap yazarak bilimsel alanda dikkatleri üzerine çekmeyi başarmıştır,
  3. Disegno (kültür sanat ile ilgili bir kavram) kavramını inceleyerek bu alanda yaptığı çalışmalar ile 1588 yılında Floransa'daki Accademia delle Arte del Disegno'da perspektif ve chiaroscuro alanında eğitim vermeye başlamıştır,
  4. Sanatsal olarak kendini sürekli geliştiren Galileo uzun süre Rönesans sanatçılarının etkisi altında kalmıştır. Sanatsal çalışmaları ve araştırmaları sırasında ünlü ressam Çigoli ile iyi bir dostluk kurmuştur. Çigoli, Galileo’nun gözlemlerinden etkilenerek onun için bir tablo yapmıştır.

Galileo 1589 senesinde okuduğu üniversite olan Pisa Üniversitesinde Matematik Bölüm Başkanı olmayı başarmıştır. 1591 senesinde babasının vefat etmesi üzerine sadece müzik ile ilgilenen Michelangelo’nun maddi olarak desteklenmesi de Galileo’ya kalmıştır. 

1562 senesinde çalıştığı üniversite olan Pisa Üniversitesi’nden Padua Üniversitesi’ne geçen Galileo bu üniversite çatısı altında geometri, mekanik ve astronomi alanlarında çalışmaya ve eğitim görevliliği yapmaya devam etmiştir. Burada yaptığı araştırmalarla temel bilimlerde hareketin kinetiği ve astronomi ve pratik uygulamalı bilimlerde (örnek vermek gerekirse maddelerin kuvveti ve teleskopun keşfi) önemli gelişmeler elde etmiştir. Astronomiye olan ilgisi Galileo’nun astroloji alanında da araştırmalar yapmasına neden olmuştur.

Galileo Galilei’nin Kilise ile Tartışmaları ve Tutuklanması ve Ölümü

1615 senesinde Galileo’nun yazdığı yazıları o zamanın genel geçer kurallarına ters olan güneşmerkezci yaklaşımlar taşımaktaydı. Bu yazıları ile Roma Engizisyonu tarafından sorgulanan Galileo’nun Kilisi ile yaşadığı problemler ise aslında onun İncil’i yeniden yorumlamak istemesi ile yüz göstermeye başlamıştır. 

Aynı zaman içerisinde Papa 5. Paul Kardinal Bellarmine’ye bir haber göndererek Galileo’nun savunduğu güneşmerkezci görüşlerinden vazgeçirmesini istedi. Bunu başarabilmek için de Tycho’nun yazdığı argümanların kullanılmasını salık buyurdu. Bu argümanlara göre güneşmerkezciliğin doğru olması durumunda yıldızların güneşten çok daha büyük olmaları gerektiğini savundu. Bu argümanları temel alan Engizisyon mahkemesi de güneşmerkezciliği felsefi açıdan kabul etmeyerek hatta kafirce bir düşünce şekli olduğunu söyleyerek Galileo’nun fikirlerini değiştirmesi için ısrar etti.

1616 senesinde Bellarmine’nin evinde buluşan Galileo ve Bellarmine arasında geçen konuşmada Galileo savunduğu "güneşin evrenin merkezinde durarak dünyanın hareket ettiği" fikrinden vazgeçme ve bu konuda hiçbir şey söyleyip yazmama emrini verdi. Bu durum karşısında elleri bağlanan Galileo’ya kabul etmekten başka bir yol bırakılmamıştı. Her ne kadar Galileo güneşmerkezci çalışmalarına matematik ve felsefe alanlarında devam edecek olsa da bu çalışmalarını yasal olarak çoğaltıp, sunamıyordu.

İlerleyen senelerde tartışmalardan uzak durup çalışmalarını kendi halinde devam ettiren ve pek kimseyle paylaşmayan Galileo, 1623 senesinde suskunluğunu bozarak bu zamana kadar yaptığı çalışmaları bir kitap halinde toplamak istediğini açıkladı. Galileo’nun kitabı 'İki Ana Dünya Sistemi Üzerine Diyalog' Barberini’nin yardımı ve Papa ve Engizisyon’un izni ile 1632 senesinde basılarak çoğaltıldı.

Kitabın basılmasının ardından da tartışmalar ve kitaba karşı eleştiriler çok hızlı bir şekilde gelişti. Papa Galileo’nun kitabını daha önce söz verdiği şekilde yazmadığını söyleyerek kızgın bir şekilde tepki göstermiştir. Yazdığı kitap ile Papa’yı küçük düşürdüğünü ve güneşmerkezci teoremler ile kiliseyi yok saydığını savunan mahkeme ile savunmaya çağırıldı. 1633 senesinde mahkemeye katılmak üzere Roma’ya gelen Galileo mahkeme sırasında daha önce verdiği sözleri tuttuğunu ve yasaklı görüşlerin hiçbirini kitabında paylaşmadığını savunmuştur.

Mahkeme sonucu engizisyonun kararı 22 Haziran 1633 senesinde verilmiştir. Bu karar şu şekilde sıralanmaktadır:

  • Galileo’nun sahip olduğu ve Kilise’nin görüşüne ters düşen güneşin sabit durduğu ve dünyanın güneş etrafından döndüğü fikrinin lanetlenmesi ve Galileo’nun bu fikrinden vazgeçmesi gerekliliği,
  • Galileo’nun daha sonradan ev hapsine çevrilen tutukluluğuna karar verilmesi,
  • Galileo’nun yazdığı Dialog’un ve Galileo’nun gelecekteki yazacağı bütün eserlerin basımının yasaklanmasına karar verilmiştir.

Galileo 1642 senesinde ev hapsinin 9. senesinde yüksek ateş ve kalp krizi nedeni ile 77 yasında vefat etmiştir ve mezarı Santa Croce Bazilikası’na gömülmek istense de Papa 8. Urban tarafından  o senelerde buna izin verilmemiştir.

İlgili Makaleler