Ana Sayfa     Son Makaleler    


Thales Hayatı
08 Eylül 2008
 
Thales [M.Ö. 625 - M.Ö. 545]

Antik dönemin ünlü filozofudur. ataları Fenikelilerdir. Son kaynaklar, M.Ö.625 yılında Milletosta doğup, 545te öldüğünü kabul eder.

Yaşadığı yıllarda; geniş 1 araştırma, inceleme, düşünme ve mühendislik yeteneği birlikte entresan 1 ticari zekası sonucu üne kavuşmuştur. Miletos Okulu nun korucusudur.

Thales, zamanımıza kadar intikal eden yazılı 1 yapıt bırakmamıştır. Düşünceleri öğrencileri yoluyla zamanımıza kadar intikal etmiştir.

Thales, Aristonun (M.Ö.384-322) eserlerine atfen, fizik ve doğal felsefenin, Eudemenin (Aristonun öğrencisi), eserlerine atfen de astronomi ve matematiğin kurucusu kabul edilir. Bu çeşit görüşler, mevzu birlikte alakadar yayınlarda bütün geçen sene hızla yaygınlaşmıştır. sonuç itibariyle de Thales e mümtaziyet ve ebedilik vasıfları verilmiştir.

Thalesin astronomide kurucu addedilmesine ve üne kavuşmasına sebep olan olaylardan birisi şudur.

Atinada M.Ö. 28 Mayıs 585 tarihinde görülebilecek Güneş tutulma olayını, tutulmanın vukuundan önce haber vermiş olmasıdır. Thales e büyük ün kazandıran bu hadise Babilliler tarafından bilinmekte idi.

Burada kritik olan, tutulma olayının kendisi değil, haber verenin bu bilgiyi aldığı kaynaktır. Gerçekte: Thales in bu bilgiyi eski Mısır ve Mezopotamya dan elde ettiğinde her kaynaklar birleşmektedir.

Matematikte kurucu addedilmesine sebep olan bilgileri de şunlardı:

Bir dairenin içine üçgen çizme probleminin çözümü. cisimlerin (piramitlerin) gölgesi yardımıyla yüksekliğinin hesabını. üçgenlerin kenarları birlikte alakadar bağıntılar ters açıların eşitliği konusu, küresel üçgenlerin birtakım özellikleri eşkenar üçgenlerin taban açılarının eşitliği teoremi

Fizikte kurucu addedilmesine sebep olan bilgileri de şunlardır:

Bazı cisimlerin demir üzerindeki çekim etkisi, Nil Nehrinin taşmasının nedenlerinin açıklanması.

Thalese atfedilen ve bilimlerde kurucu unvanını almasına sebep olan bu bilgiler, Thalesden 2000 sene kadar önceleri Eski Mısırlılar ve Mezopotamyalılar tarafından bilinmekte idi. Thales, Eski Mısır ve Babile yaptığı birçok seyahatleri sırasında, buralarda eski dönemlerin bilim ve tekniklerini dönemin bilginlerinden (kahin, katip, rahip) öğrenmiştir. Bu ilk medeniyetlerin, eski imparatorluk dönemlerinden öğrenmiş ve bu suretle Grek felsefesinin, geometri ve astronomisinin gelişmesine ilk çıkış noktası bi şekilde esas kavramlar edinmiştir.

Ülkemizde, diğer antik sezon bilginlerine olduğu gibi Thalese mümtaziyet ve ebedilik verilmesine sebep, Batılı kaynakların yayınlarıdır. farklı 1 ifade birlikte bilgilerimizin noksan olduğu dönemlerin damgasını taşır.

Bize göre: Thalesin bilim tarihindeki yeri birlikte alakadar gerçekleri şu biçimde özetlemek mümkündür.

Thales, ilk medeniyetlerin beşiği olan eski Mısır bölgesini uzun seneler dolaşmıştır. Kaynaklardan çoğu. Thalesin Babil bölgesine kadar gittiğini yazar. Thales, eski Mısır ve Mezopotamya ya yaptığı bu seyahatler sırasında matematik, astronomi ve fiziğin esas bilgilerini öğrenerek Atina ya döndü. Burada, elde ettiği bilgileri önce sistematize etmiş, ardından da kanuniyet (kuram) halinde ifade etmiştir.

Bugün için saçma olan şu görüşler de Thalese aittir: Yeryüzü, suyun üstündedir ve suyun üstünde tahta parçası gibi durur, dalgalanır., Kehribar da cisimleri çektiği için ruha sahiptir.

Thalesin doğa felsefesi birlikte alakadar görüşlerini, ayrı 1 İhtisas dalı olması sonucu burada mevzu etmiyoruz yalnız şunu belirtelim. Thales, alemin yaratılışı birlikte alakadar bilgileri ortaya koyan Antik dönemin ilk bilginlerindendir

M.Ö. 6. Yüzyılın ilk yarısında yaşamış olan Thaleste, felsefe bakımından ehemmiyet taşıyan husus, onun Neyin var olduğu, Neyin hakikat olduğu veya Neyin gerçekten var olduğu sorusu üzerinde düşünmüş olmasından kaynaklanır. O doğada var olan şeylerin tüketici 1 listesini yapmayı amaçlamamış, ama şeylerin varlığa gelmeleri ve arkasından da yok olup gitmeleri olgusundan etkilenmiştir. Neyin var olduğu sorusunu yanıtlamanın en kritik yolu, onun gözünde birlik birlikte çokluk veya görünüş birlikte gerçeklik arasındaki ilişkiyi doyurucu 1 şekilde ifade edebilmekten geçmiştir. O, buna göre, gözle görünen bireysel varlıkların ve değişmelerin oluşturduğu kaosun, çokluğun gerisinde akılla anlaşılabilir, kalıcı ve devamlı 1 gerçekliğin var olduğuna inanmıştır. Thales, çokluğun kendisinden türediği, çoklugun gerisindeki bu birliğin su olduğunu öne sürmüştür.

Kendisinden önceki felsefenin 1 anlamda tarihini yazmış olan Yunan filozofu Aristoteles, Thalesi bu sonuca, herşeyin sıvı 1 varlıktan beslendiği, sıcağın da sudan türeyip, suyla beslendiği, herşeyin tohumunun nemli 1 yapıda olduğu gözleminin götürdüğünü belirtir. Yine, Thalesin Akdenizi aşarak, Mısıra yapmış olduğu geziler, suyun insan yaşamı üzerindeki önemi ve değerini ona göstermiş mümkün. Thalesi arkhenin su olduğu sonucuna götüren niçinler ne olursa olsun, onu felsefe tarihinde ilk filozof bi şekilde kritik kılan şey, verdiği yanıttan epey, sorduğu sorudur. Buna göre, o varlığın veya dünyanın nihai ve en yüksek doğasının ne olduğu sorusunu sormuş olduğu için önemlidir.

İyonya Okulunun, ilk filozofu Milattan önce 6. yüzyılın ilk yarısında yaşamış olan Thalestir. Onun, Milattan Önce 585 yılında vuku bulan güneş tutulmasını önceden tahmin ettiği bildirilir. Buradan da anlaşılacağı üzere, onda bilim ve felsefe birbirinden ayrılmış değildir. Thalese atfedilen başkaca bilimsel etkinlikler arasında, onun 1 yıllık hazırlaması faaliyetiyle, gemicilere, ufak Ayı yıldızına bakarak yol göstermesi faaliyeti mekan alır.

Thalesle alakadar bi şekilde, doğruluğu 1 ölçüde kuşkulu olan 1 takım hikayeler de anlatılmıştır. Bunlardan ikisi, filozofa has karakteri, veya günümüzde olduğu gibi, o vakit da sokaktaki insan tarafından alaya alınan filozof imajını gözler önüne sermesi bakımından ilginçtir. Bunlardan birincisine göre, Thales, yanında Trakyalı kölesi de olacak biçimde yürüdüğü sırada, filozofa has merak duygusuyla, gökyüzünü gözlemlerken, önündeki çukuru görmeyip, yere düşmüş. Bu durum, ezeliebedi olanla, ötede olan-la, değişmez ve kalıcı olanla ilgilenen Thalese göre, şu an ve burada olanla ilgilenen Trakyalı köleye onu alaya alma fırsatı vermiş.

Bir diğerine göre ise, Thales, astronomi ve ziraatle alakadar bilgilerine dayanarak, 1 sene sonraları zeytin mahsulünün epey verimli olacağını tahmin etmiş ve 1 sene öncesinden mahzenleri epey ucuza kiralamış. Zeytin mahsulü gerçekten de epey verimli olunca, bu mahzenleri hayli yüksek 1 bedelle başkalarına kiralayarak, bu yolla büyük 1 para kazanmış. Bununla da, ahalisine filozofun isterse şayet, epey zengin olabileceğini, ama onun maddi değerlerden epey, entellektüel değerlere ehemmiyet verdiğini anlatmak istemiş.

Thaleste, felsefe bakımından ehemmiyet taşıyan husus, onun Neyin var olduğu Neyin hakikat olduğu veya Neyin gerçekten var olduğu sorusu üzerinde düşünmüş olmasından kaynaklanır. O bu çerçeve içinde, doğada var olan şeylerin tüketici 1 listesini yapmayı amaçlamamış, ama şeylerin varlığa gelmeleri ve arkasından da yok olup gitmeleri olgusundan etkilenmiştir. Neyin var olduğu sorusunu yanıtlamanın en kritik yolu, onun gözünde birlik birlikte çokluk veya görünüş birlikte gerçeklik arasındaki ilişkiyi doyurucu 1 şekilde ifade edebilmekten geçmiştir. O, buna göre, gözle görünen bireysel varlıkların ve değişmelerin oluşturduğu kaosun, çokluğun gerisinde akılla anlaşılabilir, kalıcı ve devamlı 1 gerçekliğin var olduğuna inanmıştır. Thales, çokluğun kendisinden türediği. çokluğun gerisindeki bu birliğin su olduğunu öne sürmüştür.

Kendisinden önceki felsefenin 1 anlamda tarihini yazmış olan Yunan filozofu Aristoteles, Thalesi bu sonuca, herşeyin sıvı 1 varlıktan beslendiği, sıcağın da sudan türeyip, suyla beslendiği, herşeyin tohumunun nemli 1 yapıda olduğu gözleminin götürdüğünü belirtir. Buna göre, buharlaşma fenomeni suyun buğu veya hava olabilmesini, donma fenomeni ise, suyun toprak olabilmesini akla getirmiştir. Yine, Thalesin Akdenizi aşarak, Mısıra yapmış olduğu geziler suyun insan yaşamı üzerindeki önemi ve değerini ona göstermiş mümkün. Onu arkhenin su olduğu sonucuna götüren niçinler ne olursa olsun, onu felsefe tarihinde kritik kılan özellik, verdiği yanıttan epey, sorduğu sorudur. Buna göre, o varlığın veya dünyanın nihai ve en yüksek doğasının ne olduğu sorusunu sormuş olduğu sebebiyle, önemlidir.
Yorumlar 
Yorumlarınızı buraya yazabilirsiniz.


İlgili Kategoriler


Bumerang - Yazarkafe

Hakkımızda  -  Yardım  -  Yasal  -  İletişim

©2014 Makaleler.com 15-0.016