Okul Öncesi Çocuklarında Mastürbasyon
Yazar: admin | Tarih: 28.08.2008 | Gösterim: 133
Çocuklarda görülen mastürbasyon davranışı, daha ileri yaşlarda normal karşılansa da mastürbasyonun erken yaşta ve yoğun bi şekilde yaşanması pek epey ebeveyn sebebiyle kafa karıştırıcı olabilmekte ve endişe yaratmaktadır.
"Çocukta cinsellik yoktur!" kanısı yaygındır. Halbuki gelişimin bütün aşamasında cinsellik bulunur. Bebekler altları açıldığında bacaklarını keyifle birbiri ile sürter, elleri genital bölgeye ulaşabilir hale geldiğinde keyifle dokunur. her vücudu kaplayan deri, birinci yaş içinde (gelişimin hiçbir aşamasında olmadığı kadar) epey duyarlıdır. Bebeklerin görme, işitme gibi duyuları henüz epey zayıftır; etraflarında olup bitenleri daha ziyade derileri birlikte algılar. Tensel temas haz verir.
3 yaş civarında cinsel merak artar. Çocuklar annebabaları tuvalette veya banyodayken içeri girmeye çalışır. Bazan 1 çocuğun birinin eteğini kaldırıp altına baktığını görebilirsiniz. "Çocuklar nereden gelir?" gibi sualler başlar.
3 - 6 yaş arasında genital bölgenin hassasiyeti artar. Çocuklar bu artan hassasiyetle erotik boyutlu bazı deneyimler yaşayabilir: mesela, kumsalda oturup oynarken, avuçladığı kumları parmakları arasından süzen ufak çocuk, bacaklarının arasından kayarak akışın haz verdiğini fark eder ve bunu etrafındakilere (çekinmeden) keyifle duyuru edebilir. mesela, denizde kasıklarına kadar suda dikilirken, dalgaların hafif hafif dokunuşunun yol açtığı izlenimleri tekrar tekrar yakalamaya çalışabilir.
Bir kere dahi "kendine dokunmamış" çocuk yoktur. Genital bölgesine rastlantısal bi şekilde dokunduğunda hoşuna giden bazı izlenimler alır ve bu hazzı yaşamak sebebiyle tekrar tekrar dokunur. Zaten çocuklar yepyeni 1 şey keşfettiklerinde, öğrendiklerini iyice yerleştirmek sebebiyle tekrar tekrar yapmak eğilimindedir. Bunu, farklı yepyeni 1 şey ilgilerini çekene kadar sürdürürler. birtakım çocuklar ise orada takılıp kalır.
Takılıp kalan çocuklar muhtelif davranışlar sergiler: Tanık olduğumuz birtakım vakalarda ve birtakım anne babaların ifadelerine göre, çocuk genital bölgesi birlikte uğraşırken ter içinde kalabiliyor ve soluk alış verişi değişebiliyor, yüzü kasılabiliyor; yetişkindeki yoğunluğa ulaşmasa da orgazma benzeyen 1 durum yaşayabiliyor. Yetişkindekinden farkı, boşalmaya eşlik eden 1 akıntının gelmemesi ve hafif hafif orgazmların, dar sükun aralıkları birlikte tekrarlanabilmesi. bütün çocuk mastürbasyonu bu kadar yoğun yaşamaz. birtakım çocuklar genital bölgeleri birlikte, yoğun olmamakla ile, genellikle ilgilenir ve hafif 1 keyif alışla yetinebilir.
Kız çocukların tercih ettiği yöntemler: alçak masa veya sehpa gibi 1 şeyin üstüne karın üstü yatarak bacaklarını masanın dışında bırakmak ve bacak kaslarını kurbağa gibi gerginleştirip gevşetmek; sert 1 iskemlede otururken kalçalarını ritmik 1 biçimde sağa sola devinim ettirmek.
Erkek çocukların tercih ettiği yöntemler: karın üstü yatarak pipisini yere sürtmek; pipisini ritmik 1 biçimde avuçlamak.
Kız ve erkek çocukların tercih ettiği yöntemler: kukusunu / pipisini doğrudan elle uyarmak, iskemlenin köşesi, masanın bacağı gibi sert 1 şeye sürtmek; sert 1 oyuncağı kukusuna / pipisine sürtmek; pelüş 1 oyuncağı , veya üstündeki örtünün ucunu toplayıp altına koyarak hareketsiz karın üstü yatmak ve kendini buna sıkıca bastırmak.
Çok yoğun olan ve uzun vakit süre giden mastürbasyon davranışlarında çocuk "bağımlılık" geliştirebilir ve vaz geçmesi zorlaşır. buna ilave olarak, aşırı mastürbasyonun klitoral uyaranlara fikse oluşa ve vajinal frijitideye yol açtığı da düşünülüyor.
Pipinin sertleşmesi, çişi epey geldiğinde, ılık duşun altında, veya uykuya daldıktan yarım saat kadar sonraları meydana gelebilir. Bunun mastürbasyon ve premastürbasyon diyebileceğimiz durumlarla ilgisi yoktur.
Okulöncesi çocuklarında, "tuvalete gidişi geciktirme davranışı" şeklinde ortaya çıkan, premastürbasyon diyebileceğimiz 1 durum görülebilir. Çocuk oynamakta olduğu oyunu bölmemek sebebiyle tuvalete gidişi olabilir olduğunca geciktirebilir. Çişini hemen hemen tutamaz hale geldiğinde tuvalete gidince (kızlar geciktirmenin son anlarında, erkekler de çişlerini yapmakta iken) erotik diye nitelendirebileceğimiz bazı izlenimler yakalar. Oyuna dalıp tuvalete gitmeyi geciktirme birkaç kere üstüste geldiğinde, çocuk, çişini geciktirerek yapmak birlikte bu hoşuna giden izlenimlerin arasındaki bağlantıyı fark eder ve hazzı yaşayabilmek sebebiyle (artık amaçlı olarak) tuvalete gidişini geciktirmeye başlar. Yetişkinler onu tuvalete yönlendirmeye çalışsa da direnç gösterir.
Genital bölgesi birlikte yoğun ilgilenen ve / ya da çişini geciktiren çocuk, anne babasının onaylamayacağı birşeyi yaptığı sebebiyle kendini itaatsiz ve suçlu hisseder. Yakalanma tehlikesi içinde yaptığı sebebiyle gergindir. Cezalandırılma korkusunun yanı dizi, hasar alma korkusu da taşıyabilir. Kastrasyon kaygıları( pisisinin kesileceği kaygısı) hissedebilir. Bu kaygı erkek çocuklarda olduğu gibi kızlarda da bulunur. Çocuk yasak mastürbasyon nedeni birlikte pipisinin / kukusunun hasara uğraması ve / veya anne babası tarafından yokedilme edilmesi kaygıları taşıyabilir. her bunların yanı dizi uykuya dalmada zorlanma ve / ya da genellikle uyanma gibi uyku sorunları da ortaya çıkabilir. Çocuk uyumak istemez, sebebi uykuda (kastrasyon tehlikesine karşı) çaresizdir. Kaygı ve korkularının hepsi irade düzeyine ulaşmayabilir. Yani çocuk bunların bütün farkında olmayabilir. Yetişkinler hatalı tepkileriyle çocuğun korkularını güçlendirebilir. şayet yetişkin (belli etmemeye çalışsa da) tedirgin ise ve çocuk mastürbasyon davranışlarını herkesin gözü önünde (sergiler gibi) yapıyorsa, burada 1 provokasyon söz konusudur. Sanki çocuk, anne babasına, "Siz benimle ilgilenmiyorsanız, ben kendimle ilgilenirim!" mesajı vermektedir. buna ilave olarak, (şiddetli suçluluk duygusundan kaynaklanan) cezalandırılma isteği gibi psikodinamikler de cereyan etmektedir.
5 - 6 yaş arasında oluşumunu tamamlamakta olan üst beninin (yani iç denetleme sisteminin) etkisi birlikte çocuk yasak olandan vazgeçebilir. Dürtülerini denetleme çabaları sırasında, çocukta genellikle öfke nöbetleri, keyifsiz ve bunalmış 1 ruh hali görülebilir.
"Mastürbasyon hastalıklı 1 davranış mıdır?", "Sağlıksız 1 seksüellik midir?", "Normal midir?", gibi sualler akla gelebilir. Çocuğun cinsel içerikli davranışlarını gözlemlediğimizde, onun yepyeni 1 haz kaynağı mı keşfettiğinin, yoksa bu kaynakta takılıp mı kaldığının ayırdında olabilmemiz epey kritik. yepyeni keşifler çocuğun yaşantısını zenginleştirir; takılıp kalmak, farklı deyişle takılı olmak ise yaşantısını yoksullaştırır. Çünkü bu durumda algı antenlerini, dış dünyadan uzaklaştırıp kendine çevirir.
Biz, yakın yetişkinleri - ki en yakınları anne babasıdır, dolayısı birlikte de en etken şahıslar onlardır - çocuğun antenlerini dış dünyaya çevirmesini sağlarsak (yani yaşantısını zenginleştirirsek ve müspet 1 duygusal atmosferi paylaşırsak) çocuk takılı olmaz. Takılı oluşun yalnızca 2 nedeni var: (bir) Uyaran eksikliği, (iki) duygusal açlık.
Önce uyaran eksikliğinden söz edelim: Çocuklar olgunlaştıkça, dünyalarının çeşitlenmesi, zenginleşmesi gerekir. Uyaranları suya benzetebiliriz. Azı yetersizdir, bazıları da sel gibi yıkıcıdır. Yani çocuklara ihtiyaç duydukları ölçüde uyaran sunmalıdır. Uyaran eksikliği 1 de uyku öncesinde yaşanabilir. bundan sonra öğlen uykusuna gereksinimi kalmayan 1 çocuğu zorla uyutmaya çalıştığımızda; veya uykuya dalma güçlüğü olan 1 çocuk akşamları uyku öncesinde yatağında uzun uzun sağa sola dönüp durduğunda, dünyası yoksullaşmış demektir. Belki 1 süre, yanına onu da dinlendirmek üzere aldığı pelüş oyuncağı ya da yorganının ucu birlikte oyalanacaktır. Bunlardan sıkıldığında, bedeni birlikte ilgilenirken rastlantısal bi şekilde dokunduğu genital bölgesinden aldığı izlenimler ilgisini çekecektir. Canı sıkıldıkça da çekici 1 uğraş bi şekilde bunu yineleyecektir.
"Mastürbasyonun ve premastürbasyonun (yazıdaki sıralamamıza göre) ikinci nedeni duygusal açlıktır." demiştik. Vakaların (kaba 1 ölçümle % 80 gibi) ezici 1 çoğunluğunda bu ikinci nedene rastlanmaktadır. Hemen her anne babalar çocuklarını sever. ama yalnızca sevmek, çocuklara kafi değildir; onlar sevildiklerini fark etmek ister. Sevgimizi onlara; sahiden onlara ayırdığımız zamanla, ilgileniş tarzımızla ifade edebiliriz. Sağlıklı 1 duygusal sıcaklık, ruhsağlıklı 1 insan yetiştirmek sebebiyle vazgeçilmez ön koşuldur. "Sevginin sağlıklı ifadesi" birlikte, çocuğu şımartmayı birbiri ile karıştırmamak gerekir. Yanımızda otururken birbirimize sokulmak, başını okşamak, yanağına sevgi dolu dokunarak gözlerinin içine "İyi ki sen varsın!" der gibi bakmak, kucağımıza oturtmak, beden sıcaklığımızı hissettirmek, sevginin en elverişli ifade şekillerindendir. Böyle yaparsak çocuğumuzun kendine yönelme gereksinimi ortadan kalkar.
Çocuğumuzun genital bölgesiyle gereğinden çok ilgilediğini düşündüğümüzde, durumun farkında değilmiş gibi davranarak, ilgisini farklı 1 yöne çekmek sebebiyle ile 1 oyun oynayabiliriz; onu kucağımıza alıp, bol resimli 1 kitaba bakabiliriz; öykü anlatabiliriz; parmak oyunu oynayabiliriz.yalnızca çocuk genital bölgesiyle ilgilendiği sırada böyle davranılması sorunu kökten çözmeye kafi değildir. Evde anne babaları yeterince ve gerektiği biçimde ilgilenemeyen çocuklara, diğer "yakın yetişkinlerin" doğru destek vermesi de durumu değiştirememektedir.
Nevrotik veya cahil 1 anne / baba ya da eğitimcinin, çocuğun seksüel sayılabilecek davranışlarına gösterdiği tepkiler; çocuğa sevgisini azaltma, iğrenme, aşağılama, alaycı gülüşler, (günah / eline iğne batırırım / hastalanırsın / zayıf akıllı olursun gibi) korkutma şeklinde mümkün. Bu tepkiler çocuğun ruh sağlığını olumsuz tesirler ve onun her yaşamı boyunca cinsel hasarlı kalmasına yol açar! Çoğu anne babalar ve eğitimciler (başka çözüm üretemediklerinden) yasaklamayı en kolay ve etken yol bi şekilde seçer. Çoğu çocuk, genital bölgeyle ilgilenmesi yasaklansa da bunu gizlice sürdürür. Anne babanın yasakladığı şeyi gizlice yapıyor olmak, kuvvetli suçluluk duygularına yol açar. Çocuğun cephesinden bakıldığında, emniyet ilişkisi zedelenmiştir. Ayıplama, cezalandırma gibi tutumların niçin olacağı suçluluk duygusu çocuğun cinsel ve ruhsal gelişimi açısından daha yıpratıcı mümkün.
Mastürbasyona farklı yakınmalar eşlik etmediği sürece ebeveynin aşağıda özetlenen yalın müdahaleleri kafi olacaktır:
Yaptığının hatalı olduğunu düşünmesine niçin olmayın
- Cezalandırıcı, yargılayıcı ayıplayıcı ifadeler ya da tavırlardan kaçının
- Başkalarının önünde yapmasının görenleri rahatsız edebileceğini öğrenmesini sağlayın
- Daha elverişli vakitler ve yerler tercih etmesi konusunda yönlendirici olmaya çalışın
- Aşırı noktalar vardığını düşünüyorsanız ve gerekirse ilgisini değiştirebilecek aktiviteleri özendirmeyi deneyin
- Çocuğun yakın çevresini bilgilendirmek ve gerektiğinde desteğini almaktan çekinmeyin
- En önemlisi de mastürbasyona farklı problemlerin eşlik edip etmediği konusunda dikkatli olun
Sanıldığından daha epey yetişkin, çocukluğunda yukarıda anlatılanlara eşdeğer deneyimler yaşamıştır. Bu yetişkinlerin büyük 1 kısmı deneyimlerini anlatmaya çekinir ya da asla hatırlamayabilir. Çünkü çocukken, tabuyu çiğnediklerinde onlara epey haşin davranılmıştır. Üstbenleri de(yani iç denetleme sistemleri de) "kötü anıları"nı bilinçaltına, bilinçli çabalarla ulaşılamaz 1 yere itmiş, bastırmıştır. yalnız psikoanaliz seanslarında veya hipnoz sırasında hatırlanabilirler.
Kardeş doğumu, ayrılma deneyimi vb travmatik yaşantıların çocuğun çevreyle uyumunu zorlaması, genitoüriner hastalıklar ve birçok stres faktörü başlangıç sebebiyle tetikleyici olabilmektedir. buna ilave olarak cinsel konularla aşırı uğraş, tuvalet problemleri ve depresif yakınmaların mastürbasayona eşlik ettiği durumlar cinsel istismarı bile akla getirebilir. birtakım epilepsi türleri mastürbasyona eşdeğer görünümde karşımıza çıkabilir. Sosyal ortamda kendini frenleyemeyen, daha doğrusu yargılama becerisi zayıf çocukların zeka düzeyleri de hesaba katılmalıdır. Bunlar belli başlı misaller ve elbette çoğaltmak olabilir. her bunların ötesinde çocuğa ait aile ortamı ve sosyal çevrenin de durumu değerlendirmek ve yargılamakta yetersiz kaldığı, tutarsız davrandığı durumlarda dışardan profesyonel yardım aranması da çocuk adına yerinde 1 gayret olacaktır.
Özetle, tek başına görülen mastürbasyon davranışı beklenen 1 gelişim süreci ise de ek zorluklar ve davranış problemleri varsa 1 profesyonel yardımı gerekebilir ve bunun sebebiyle de çocuğun bireysel özellikleri, aile ortamı ve sosyokültürel çevresi de göz önünde tutulmalıdır.
Bu Makaleyi Derecelendir:
Toplam Oy: 1, Rating: 5/5

Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Profesyonel yorumcu olmak için Yorumlar.com'a üye olunuz!




