Makaleler

Okurlara ve Yazarlara Adanmıştır!

Laik Düzende Mütedeyyin Yaşamanın Problemleri

Tarih: 23.06.2009 | Görüntülenme:
Loading


Laik devlet düzeni, iddia edilenin aksine gerek kişisel, gerekse toplumsal hayatı baskılayan ve belli bir yaşama biçimini dayatan kapitalist-burjuvazi ürünü olarak ortaya çıkmştır.Benim yaşadığım hayat tarzını benimsediğin ölçüde özgürsün, sen kendi inanç ve anlayışına göre yaşayamazsın, böyle bir yaşama biçimi sergiler, hatta biraz ileri gider de toplumda bu talebini yüksek sesle dillendirir, diğerlerini özendirir,uyandırırsan,ben de yaygınlaşmaya başladığını vehmedersem derhal önlem alırım.
Senin kendince yaşama isteğin , benim kendimce yaşama özgürlüğüme tehdit oluşturur. Bu yüzden elimde tuttuğum devlet gücüyle yasak koyar, seni hizaya getiririm.Halbuki laiklik anlayışı , bütün inançlara ve hayat tarzlarına herkesin saygı göstereceği özgürce, barış içinde birarada yaşama şeklinde olgunlaşabilir.Nitekim Batıda tarihi süreç içinde toplum kesimleri arasında oluşan denge, karşılıklı tehdit algısını ortadan kaldırmıştır. Demokrasimiz gelişip yerleştikçe mütedeyyin insanlarımızın dini özgürlüklerini yaşama temel hakları laiklik adına anayasal ve yasal bahanelerle engellenme sürecini geride bırakacaktır.. Laik devlet rejimini korumak adına dini hürriyetlere konulmuş bazı yasaklamalar toplumda önemli sıkıntılara, istismarlara, dini kötü niyetle kullanmalara, yüce dinimizi asılsız yere yıpratıcı tartışmalara ve en önemlisi devletçe ve milletçe görmezden geldiğimiz çok büyük hukuki sorunlara, hak ihlallerine sebep olmaktadır. Bu konudaki en önemli örneklerden biri de resmi evlenme akdi ile dini nikah ikilemidir. Bir müslüman için yalnızca resmi akit veya sadece dini nikah yeterli mi veya mutlaka iki akit te ayrı ayrı yapılmak zorunda mıdır? Resmen tanınmayan,tescil edilmeyen, Devletçe hiç bir hukuki sonuç doğurmamış addedilen, yok hükmünde değerlendirilen dini nikah akdi nasıl olur da fasit ve batıl sayılmaz? Doğuracağı bütün hukuki sonuçları erkeğin sözlü taahhüdüne, vicdani tedbirlerine bırakılmış bir olguyu nasıl kabul edebiliriz? Öteyandan dinin olmazsa olmaz şartlarından bir kısmını hiç te dikkate almayan resmi evlenme akdi mütedeyyin biri için asla yeterli olamaz. İşte bu mülahazayla dindar insan resmi evlenme akdi ile yetinmeyip ayrıca dini nikah akdi de yapmaktadır. Resmi Hukukumuz dini nikahı yasaklamamış, evlenme akdinden önce yapan ve yaptırana ceza öngörmüştür.Hukukun bu yaklaşımı, müminler için evliliğin aynı zamanda dini bir mahiyet arzettiği ve dinin ön gördüğü şartlardan asla vaz geçemiyeceklerinin kabulüdür. Şu halde laik hukuk, dini nikahtaki şekil şartlarını,dini duyarlılığı olan müminler için resmi evlenme akdi ile meczedebilir. Aksi halde istismarlar, haksızlıklar,mahrumiyetler var olmaya devam edecektir. Öte yandan Resmi hukukça tescili reddedilen ve hiç bir yasal sonuç doğurmayan dini nikahı, din bilginlerinin geçerli bir akit kabul etmesi zulme davetiye çıkarmaktadır.

Dini nikah akdi ile resmi evlenme akdi mütedeyyin insanlar için birleştirilebilir. Evlenme akdini, dileyen mahalle imamının, dileyen mahalle muhtarının önünde yaptırır. Bu uygulama, toplumda bir hayli yaygın olan, sonucu itibariyle kadın istismarı, gayrı resmi birden fazla eş ve nesebi doğru olarak tescil edilemiyen çocuklar ile miras hukukunda telafisi imkansız haksızlıklar üreten dini nikah hilesini önemli ölçüde ortadan kaldıracaktır.

Biliyorum ki bu teklif, hem bir kısım mütedeyyin çevrelerce, hem de laikliği dindarlık karşıtlığı olarak algılayan kesimlerce bir kalemde reddedilecektir. Ancak makul ve medeni olan, HAK kavramına saygılı herkesin bu öneriyi kesinlikle dikkate alarak olgunlaştıracağından eminim. Söz konusu iki akdi meczetmek, müslümanın hukukunu korumak ve yüce dinimizi çaresizlik sebebi ile veya kötü emellerle kullanmak isteyenlere mani olmak bakımından önemli sonuçlar doğuracaktır. Aile kurmak için müslümanın çifte akit yapmak zorunda bırakılması kendisi açısından bir zulüm, hukuk bakımından bir komedidir. Devlet, bağlılarının mutluluğuna hizmet etmek üzere oluşturulmuş bir yapıdır. Devlet kurumlarının yönetimini elinde bululunduranlar, insani temel haklar karşısında aşırı korumacı bir tavır sergileyerek rejim adına yasaklar üretmekle hak ve özgürlükleri yok edemezler.


Makaleyi Derecelendirin:

Toplam oy: 0, Oran: 0/5

Yazdır | Gönder | Yayınla | Yazara Geribildirim | Etiketler

    • Son Toplum Makaleleri
    • İbrahim Akgemci'dan Makaleler
  • Herkes Bir Gün
    Yazar: Ali Deniz Çelik | Tarih: 05.10.2009
    Herkes Bir Gün...
  • Özünde İnsan Olmak Yada Demokratikleşme
    Yazar: AHMET ÇİÇEK | Tarih: 23.09.2009
    “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın” anlayışı bir arada yaşaması hayal sanılan milletleri yüzyıllarca bir çatı altında barış içerisinde yaşatmıştır. Devlet vatandaşlarına öz...
  • Nasıl Bir Atatürkçülük Nasıl Bir Dindarlık Anlayışı?
    Yazar: Ilber Orhun | Tarih: 15.09.2009
    1920'li yıllarda Atatürk vatandaslar icin bir umuttu, ve gercekten basımızda güvenecegimiz bir insan var, duygusu vardı herkeste..
    Büyük bir savastan zaferle cıkmıs olmanın verdigi bü...
  • Başlangıç
    Yazar: Huseyin Yildiz | Tarih: 08.09.2009
    Başlarken mutlu olmak başarıdan pay cıkarabilmek....
  • İletişim Araçları ve Sosyal İlişkiler
    Yazar: Tekin KARAÇAM | Tarih: 08.09.2009
    18.Yy.da mikropların insan bedenini hasta ettiğini söyleyen bilim adamları delilikle suçlanmışlardır. O döneme kadar gözle görülmeyen canlıların insanların bedenine çeşitli yollarla g...
  • Güzel ve Çirkin
    Yazar: Hakan SOYER | Tarih: 28.07.2009
    Çok enteresan bir başlık oldu dimi? Gerçekten de öyle bazen yolda yürürken yada bir kefede otururken, bir çift gördüğümüzde genel olarak çiftler arasında bir değerlendirme yaparız. Ya...
  • Laik Düzende Mütedeyyin Yaşamanın Problemleri
    Yazar: İbrahim Akgemci | Tarih: 23.06.2009
    ...
  • Gaflet, Dalalet ve Hatta Yeni Osmanlı
    Yazar: Emrah ÖZDEMİR | Tarih: 05.06.2009
    “Eğer bir işin sonucu için birden fazla olasılık varsa ve bu olasılıklardan biri istenmeyen sonuçlar veya felaket doğuracaksa; kesinlikle bu kötü olasılık gerçekleşecektir.” (Murphy...
  • Bir Hayalim Var Benim
    Yazar: Muhammet | Tarih: 04.06.2009
    “Bugün diyorum ki dostlarım, şu anın ve yarının getireceği güçlüklere ve engellemelere rağmen hala bir rüyam var benim. Amerikan Rüyası içinde derinden yer edinmiş bir rüya.Bir rüy...
  • Toplum ve İnsan
    Yazar: Ömer | Tarih: 25.05.2009
    Geçmişte çok öenmli ce değişik tipte filozoflar olduğunu biliyoruz.Bunlardan ikisi Herakleitos ve Demokritos'tur.Bu ilginç filozoflardan Herakleitos toplumun gidişatını beğenmediği için ...
  • Türk Erkekleriyle İtalyan Erkekleri Arasindaki Farklar
    Yazar: Ozlem Ucar | Tarih: 15.05.2009
    Turk erkekleri ile Italyan erkekleri arasindaki farklar:• Italyan erkekleri bakimlidir. Turk erkekleri bakimsiz ve killidir.• Italyan erkekleri her gun banyo yapar ve muthis kokular surerler, Turk...
  • Hayatı Elinizde Tutabilir Misiniz
    Yazar: Muhammet | Tarih: 08.04.2009
    Küçüklüğümüzün en güzel anlarından biridir geceleri gökyüzüne bakıp yıldızlara hayalimizi anlatmak ve o yıldızı avucumuza alıp saklamak. Hayalimizi hatırladığımız her vakit e...
  • Çölde Su Olabilmek
    Yazar: Muhammet | Tarih: 08.04.2009
    Herkes tarafından tanınan biri olmak, birilerine faydasının dokunduğunu görmek, değerli olduğunu hissetmek ya da sıcak bir yaz günü dallarıyla serin bir köşe isteyenlere gölge yapan bir...
  • Toplumsallaşma
    Yazar: Süleyman Dervişoğlu | Tarih: 01.04.2009
    Toplumsallaşma lügat manasına göre,toplumun mevcut değer ve normlarının bireye aşılanmasıdır.Toplumsallaşma olgusunu daha iyi anlayabilmek için toplum kavramını iyi bilmek gerektir.Topl...
  • Korsan Üstüne
    Yazar: Zeynep şennur | Tarih: 28.03.2009
    Sanatçı nın ülkemiz de en büyük şikayetlerinden biride korsan. Emeklerinin birileri tarafından hep gaspedildiğinden şikayetçiler. Korsan: Orjinal sanat eserinin sahte kopyasının yapılıp...
  • Deniz Baykal'ın tasfiyesi mümkün değil midir?
    Yazar: Zeynep şennur | Tarih: 27.03.2009
    Koskoca bir ülke bir adamın hırslarına,ihtiraslarına nasıl mahkum olur? anlamış değilim. Çok da komik geliyor bana bu acizlik,çaresizlik.. Koca koca akademisyenler, yazarlar, çizerler,işa...
  • Gelecekte Ordulara Gerek Olmayabilir
    Yazar: Yücel Arslan Çınar | Tarih: 16.03.2009
    Silah sanayi geliştikçe ve bütçesi devlet eliyle beslendikçe, insansız imha makinalarını üretmeyi hayalden çıkarıp yavaş yavaş hayat geçiriyor. Herşeyde başı çektikleri gibi İngilt...
  • Düşünce Özgürlüğünü Kullanabilmek Ya da Kullanamamak
    Yazar: Yücel Arslan Çınar | Tarih: 16.03.2009
    Milletin vekili kendine tanınan özgürlüğü kullanmasını bilmiyor. Bununla da kalmıyor yumruk yumruğa kavga. Mevzu; ortak dil tartışması. Bir tarafta DTP'li -diğer tarafta CHP'li vekil. İ...
  • Bir Harfle Başlayıp, Sonrasında Hayatı İstemek
    Yazar: Yücel Arslan Çınar | Tarih: 16.03.2009
    Bu düz yazıyı bir zamanlar ömrümüzün kesiştiği bölümünde 6 ayımı beraber geçirdiğim Erzurumlu Mesut kardeşime adıyorum. Yaşadığımız zorlu ama öğretici günlerin hatrına yazı...
  • Mesut Yılmaz Alternatif olabilir mi?
    Yazar: Zeynep şennur | Tarih: 10.02.2009
    Bugünün Türkiye sinin bana göre 1. sorunu alternatifsizliktir. Böyle bir ortam yeni bir parti için en uygun zaman. Nasıl ki AKP ve Erdoğan en çaresiz zamanda alternatif ve umut oldular...

Yorumlar (0)
Yorum Gönderin
Profesyonel bir yorumcu olmak için yorumlar.com'a üye olunuz.



Makaleler.comKullanım KoşullarıGizlilik PolitikasıEditör Yönergeleriİletişim