Makaleler

Okurlara ve Yazarlara Adanmıştır!

Kader Kısmet İşleri

Yazar: banuduzen | Tarih: 12.11.2008 | Gösterim: 108


Her sabah uyandığımda kendime hep aynı şeyi soruyorum:”Ben nerede yanlış yaptım”. Herkes, doğru zamanda , doğru yerde,yapması gerekeni yaparken ben ne yapıyordum. Astroloji , fal , büyü gibi şeylere hiç prim vermememe rağmen , şimdi başıma gelen şanssızlıklardan kesin bir “şey”i sorumlu tutuyorum. Tamam , kesin eminim, benim yıldızım düşük. Başıma gelen her şeyden ben sorumlu olamam ya. Bu işlerle kim ilgileniyor, harç ücreti gibi bir şey yatırılacaktı da ben mi kaçırdım.Çok mu geç oldu ,şimdi faiziyle yatırsam kabul ederler mi ? Hiç olmazsa bundan sonra olacakları kurtaralım. Yıllar önce büyükçe bir ayna kırmıştım, onunla alakalı olabilir mi acaba ? Yok , o benim sakarlığımla ilgili . Annemin yoğurt mayaladığı kabı elimden düşürüp mutfağı felaket bir duruma getirmiştim. Önce gazete kağıdıyla kabasını aldım , sonra yerleri silmek için hızla banyodaki viledaya yöneldim. Acele ettiğimden viledanın paspas yapılan sopasını banyonun aynasına çarptım. Aynanın kırılıp banyoya dağılması yetmezmiş gibi bir parçası da ayağımı kesti. Olayla birlikte sanki ben de çarpıldım. Sinirden gülmekle ağlamak arasında garip sesler çıkarıyordum ki annem komşudan dönerek olaya el koydu. Resmi kurumlarda, sıranın tam bana geldiğinde mesainin bitmesi devamlı karşılaştığım bir durumdur.Tamam ,bu her kesin başına gelebilir . Bankaya yapılan kredi kartı başvurusu kaç kişinin kaybolmuştur ? Bu kayıp telafi edilebilir. Fakat , Ankara’nın büyük bir hastanesinde , rutin muayene ve tahlil sonuçlarımın , alerji aşılarımın tarih ve dozajlarının kayıtlı olduğu dosyam , hiç bulunmamak üzere kaybolması telafisi zor sonuçlara sebep oldu. Üniversite sınavına girdiğim gün başıma gelenler ise tüm hayatımı etkiledi. Sınav başlamadan dağıtılan cevap kağıdının adınıza düzenlenmiş olması gerekir.Fakat ben dahil sınıftaki kimsenin cevap kağıdı adına düzenlenmiş değildi. Yapılan bir karışıklık sonucunda bizim sınıfın cevap kağıtları başka bir okula gitmişti. Gözetmenler ve sınava girecek bizler arasındaki bir sıkıntı ve panik hali sonunda tutanak tutuldu ve bizler yeni cevap kağıtlarını adımıza doldurduk. Bu sinir bozucu durum, yaklaşık kırk beş dakika sürdü. Bu arada herkes çoktan sınava başlamıştı . Sınavın normal saati bitip de öğrenciler tamamen çıktıktan sonra asıl şamata başladı .Bizim sınıfın dışarıda bekleyen ana babaları, panik şeklinde kapıya yığılmış ne olduğunu anlamaya çalışıyorlardı. Tanrım , tam bir kabustu. Açıklamalara inanmayıp, “çocuğumu göreceğim yoksa bayıldı mı diye bağıranlar, yetkili kim ne bu rezalet” diye ortalığı velveleye verenler ve telaş içindeki velileri kapıdan uzaklaştıramayan yetersiz gözetmenler... Bütün yıl deliler gibi ders çalışmıştım,durumum fazlasıyla iyiydi , fakat bu olanlar sonunda yeterli performansı gösteremedim ,istediğim bölümü kazanamadım ve hayatım bu olayın zincirleme sonuçlarıyla altüst oldu. Bu olayda benim herhangi bir ihmalim ,dikkatsizliğim söz konusu değil, tamamen şanssızlık. Çevrem, bununla birlikte başıma gelen diğer talihsizlikler için “ hep hayırlısı buymuş ,isyan etme dediler”.İnsanın , başına gelenlerin hayırlı mı olup olmadığını anlaması için alternatif hayatının nasıl olacağını bilmesi gerekir . İnsanın şanssız olması yeteri kadar kötü. Tüm bunlara birde yanlış kararlar , seçimler eklenince yaşam çekilmez olabiliyor. Hayat , kimilerine gümüş tepside sunuluyor. Kimileri de ömür boyu bir şeyler yapmak için ne kadar uğraşsalar da işleri hep ters gidiyor. Kocasından ve çocuklarından çok çeken ve ömür boyu yüzü gülmeyen yaşlı bir teyze şöyle demişti: “Kötü kader, gideceğim yere ben de önce gider de bir güzel yerleşir “ .Nasrettin Hoca , bir gün köyde gezinirken bir elma ağacının altında tartışan köylüleri görür. Sorunun ne olduğunu merak eder ve yanlarına gider. Köylüler, elmaları bir türlü paylaşamadıklarını söylerler ve hocadan yardım isterler. Bunun üzerine hoca ;”Tanrı adaleti mi yoksa insan adaleti mi istersiniz ?’’ diye sorar. Köylüler, Tanrı adaleti istediklerini söylerler. Bunun üzerine hoca, köylülere elmaları rasgele , eşit olmayan bir şekilde dağıtır . Köylüler şaşkın bir şekilde, “ bu nasıl Tanrı adaleti hoca’’diye sorarlar. Hoca da, “ insan adaleti isteseydiniz elmaları eşit dağıtacaktım ama siz Tanrı adaleti istediniz, herkesin kısmeti birbirinden farklıdır’’der. Kıssadan hisse : Herkes, kaderine , kısmetine razı olsun; “bana ne oldu ,ben bu hallere düşecek adam mıydım” diyerek kafayı yemesin ...
Bu Makaleyi Derecelendir:

Toplam Oy: 0, Rating: 0/5

Yazdır | Gönder | Sitene Ekle | Geribildirim

Etiketler: kader, kısmet


Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Profesyonel yorumcu olmak için Yorumlar.com'a üye olunuz!