Makaleler

Okurlara ve Yazarlara Adanmıştır!

Ergenlik dönemine destek

Yazar: admin | Tarih: 08.09.2008 | Gösterim: 144


Alman Hastanesi Psikiyatri kısım Başkanı Uzman Dr. Ayça Gürdal Küey, ergenliğe geçişte birtakım gençlerin, ergenlik dönemi değişimlerine ahenk sağlamakta 1 takım yetersizlikler gösterebileceğine, bunun da birtakım hastalık ve psikolojik sorunlara yol açabileceğine dikkat çekti.

Konuya ilişkin soruları yanıtlayan Küey, ergenliği daha epey, "bir geçiş dönemi veya dönemeç bi şekilde tanımladıklarını" belirterek, "Ama dönemin özelliği gerçekten o geçiş ya da dönemeç olmasından gelen 1 karmaşa taşıması. Ergen, çocuk bi şekilde girdiği bu dönemi erişkin bi şekilde bitiriyor" dedi.

Küey, kapsamlı bi şekilde 14-18 yaş arası yaşanan bu dönemde, ergenin bedeninin, cinselliğinin değiştiğini ve kimlik gelişiminin yaşandığını ifade ederek, şunları kaydetti: "Ergenlik 1 karmaşa dönemi fakat bu ergenliğin gereği bi şekilde beklenen 1 durum olabiliyor ve sonunda bu dönemden ergen sağlıklı 1 erişkin bi şekilde çıkabiliyor. yalnız ergenliğe uyumda yetersizlik gösterirse, bazı hastalıklar veya psikoloji meseleler ortaya çıkabiliyor.

Günümüzde de bunlar eskiye göre biraz daha arttı. Ergenliğe giriş

yaşının belki öne gelmesi, gencin bu değişime ayak uydurmasını zorlaştırıyor. Yani bedeni o kadar süratli değişiyor ki, ruhsal bi şekilde henüz o bedeni taşımaya hazır olmadan bambaşka 1 bedenle karşılaşıyor ergen."

Ergende kimlik değişimi

Ergenin, bu dönemde karşılaştığı en kritik değişimin "kimliğine ait değişim olduğunu", her dünyayı, anne babayı ve arkadaş ilişkilerini sorgulayarak bunlar içinde kendine 1 mekan bulmaya çalıştığını anlatan Ayça Gürdal Küey, burada da gencin ciddi 1 karmaşa ve belli meseleler yaşadığını söyledi.

Küey, bu tartışmanın derinleşmesi, gencin bunun içinden çıkamaması ve etraf tarafından iyi desteklenmemesi halinde, depresif durumlar da ortaya çıkabildiğine işaret ederek, "Ergen epey çabuk kendini eyleme vuran, çabuk eyleme geçen 1 bina. bütün şeyi süratli yaşadığı ve harekete geçtiği gibi, depresyonunda da belki de erişkin depresyonlarına göre biraz daha çabuk eyleme geçebiliyor" diye konuştu.

Gencin bireyleşme ve bağımsız olmaya çalıştığı bu dönemde ister istemez ailesiyle çatışmaya girdiğini ve bunun da döneme has olduğunu dile getiren Küey, itiş-kakış ve inatlaşma şeklinde yaşanılabilen bu durum karşısında ailelerin, bu geçişin doğal olduğunu bilerek, çatışmaya girmek yerine onun yanında 1 tutum almasında fayda bulunduğunu bildirdi.

Ergen birimine başvuru nedenleri

Psikiyatri Bölümünde ergen ve yeme bozuklukları birimi bulunduğunu anlatan Küey, kendilerine en epey "aile, mektep ve arkadaş ilişkilerinde uyumsuzluk, ilişki sorunları, mektep problemleri, yeme bozuklukları" gibi meseleler nedeniyle başvuru yapıldığını söyledi.

Yeme bozukluklarının belirgin bi şekilde kızlarda, alkol ve nesne kötüye kullanımının ise daha epey erkeklerde görüldüğünü anlatan Küey, yine kızlarda anne-kız çatışmasının sık başvuru nedenleri arasında mekan aldığını ifade etti. Ailelere, ergenlik döneminin özelliklerini iyi tanımaları, gencin yanında olmaları ve muhtemel değişiklikler karşısında telaşa kapılmamaları önerisinde bulunan Küey, "Örneğin bize yapılan başvuruların 1 kısmının epey doğal ergenlik değişimleriyle alakadar olduğunu görüyoruz. Aileler arasıra de çabuk telaşa kapılıyorlar. O aileyle ergenin gireceği kimi çatışmalar ve tartışmalar, aslında sağlıklı ve geçirilmesi gereken 1 çatışma dönemi" dedi.

Küey, yalnız mesele yaşanması halinde ailelerin 1 merkeze başvurmaktan çekinmemesi ve bunu ertelememesi gerektiğine işaret ederek, sözlerine şöyle sürek etti: "Ergenlik döneminin birtakım sorunları, gerçekten epey kronikleşip bize gecikmiş bi şekilde başvurulduğunda tedavi etmemiz daha zor oluyor. Yeme bozuklukları, depresyon, alkol ve nesne kötüye kullanımı bunlardan 1 kaçı. arasıra o kadar ertelenmiş oluyorlar ki, 1 psikiyatr ya dapsikologa başvurmadan, diğer branşları dolaşarak bunları halletmeye çalışıyorlar. mesela yeme bozukluklarında genç kızın adeti kesiliyor sıklıkla. Kadın doğum uzmanlarına başvurarak bu sorunu halletmek istiyorlar. Halbuki gerisinde koskoca 1 buz dağı var. O çağda bulunan 1 çocuk varsa ve bu sorunları yaşıyorsa, hekim hekim gezme yerine önce 1 psikiyatrik danışmanlık alabilirler. İlk sual işaretleri oluştuğunda psikiyatrik danışmanlık alınsa, mesele daha kolay çözülebilir."

Ergenlik döneminde ebeveynlerin arkadaş yerine, anne-baba olması gerektiğini belirten Küey, "Dinleyen, duyan, kulak veren, gencin söylediğini doğru anlayıp, doğru yorumlayabilen anne-baba olmak gerekiyor. kuvvet mücadelesine girilmemesi gerekiyor. Onu şefkatli 1 biçimde tutmak gerekiyor. hudut koymak deyince aileler katı 1 hudut koymak gibi algılıyor. O hudut şefkatli 1 tutuşla da yaşatılabilir ergene" diye konuştu.

Gencin o dönemde esas referanslarının aileden daha epey arkadaşlara kaydığını ve sanki ailesinin söylediklerini asla dikkate almazmış gibi gözüktüğüne dikkat çeken Küey, "Fakat o arada aslında ergen ailenin her söylediklerini duyuyor. Dolayısıyla ’bizim söylediğimizi önemsemez’ diye aile müspet şeyleri söylemekten geri durmamalı. müspet şeyleri de bütün vakit söylemeye sürek etmeli, genci cesaretlendirmeli, beğendiğini söylemeli. Çatışmalı görünseler de, aslında, anne-babanın onayına epey ihtiyaçları var" dedi.


Bu Makaleyi Derecelendir:

Toplam Oy: 0, Rating: 0/5

Yazdır | Gönder | Sitene Ekle | Geribildirim

Etiketler: anne, baba, genç, arkadaş


Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Profesyonel yorumcu olmak için Yorumlar.com'a üye olunuz!