Makaleler

Okurlara ve Yazarlara Adanmıştır!

Dostluğun Öyküsü

Yazar: admin | Tarih: 08.09.2008 | Gösterim: 127



Ahmet ve Nihat adında 2 arkadaş varmış. eşdeğer okulda okuyorlarmış. Ahmet İstanbulda yaşayan, evi, arabası yeterince parası olan biriymiş. Nihat memleketten İstanbula gelmiş zor koşullar altında yaşayarak okuyormuş.Bunlar zamanla daha da iyi arkadaş olmuşlar. Ahmet Nihatın durumuna üzülüyor yardım yolları arıyormuş. Nihatı evine almış. Yedirmiş içirmiş. Cebine para koymuş. Üstünü giydirmiş. Kendine aldığı yepyeni kıyafetlerini dahi ona vermiş. bundan sonra beraber gül gibi yaşayıp gidiyorlarmış. 1 gün Ahmet camdan dışarı bakıyormuş. Karşıdan gelen uzun suredir hayran olduğu ve yakında açılmak istediği kızı görmüş. Ve sonraları arkadan Nihatın onu takip ettiğini. Nihat eve gelmiş ve Ahmete o kızdan epey hoşlandığını aralarını yapıp yapamayacağını sormuş.Ahmet kendisinin de ondan hoşlandığını söyleyememiş. Arkadaşının üzülmesini istememiş sebebi. aralarını yapmış. Derken zamanla mektep bitmiş. Nihat 1 sure sonraları Kayseriye vali olmuş. Evi arabası, yatı, katı, 1 sürü parası olmuş. O kızla da evlenmiş. fakat Ahmet bütün tersi. Evini arabasını kaybetmiş. her parası bitmiş. Yatmaya yeri yemeye yemeği kalmamış. Aç sefil gezerken komşuları, -Senin 1 arkadaşın vardı Nihat diye. O Kayseriye vali olmuş, niçin ondan yardım istemiyorsun, belki sana 1 iş verir demişler. Ahmet reddetmiş hemen. Bunu kabullenemem demiş.Komşular ne kadar ısrar ettiyse de 1 türlü kabul ettirememişler. Ahmet için daha zor günler başlamış. Bakmış olacak gibi değil komşularını dinleyip tutmuş Kayserinin yolunu. Valiliğe gelmiş. Oradaki odacılardan birine Nihat beyi görmek istiyorum demiş. Odacı Nihat beyin yanına girmiş çıkmış ve -Sizi görmek istemiyor. demiş. Nasıl olur demiş Ahmet. Ona İstanbuldan epey yakın arkadaşın Ahmet geldi deyin. Odacı tekrar gitmiş ve, -Nihat bey sizi tanımadığını şayet daha çok ısrar ederseniz kovduracağını söyledi demiş. Ahmet duyduklarına inanamamış. Nasıl olur da, yemeyip yedirdiği, giymeyip giydirdiği, sevdiği kızı dahi verdiği can ciğer arkadaşı Nihat onu tanımaz. Yıkılmış 1 biçimde valilikten çıkıp doğru Nihatın evine eskiden hoşlandığı kızın yanına gitmiş. Belki yardım eder diye. Kapıyı çalmış. Birinin gelip dürbünden kendine baktığını hissetmiş. fakat kapıyı açmamış kadın. 1 defa daha yıkılmış, dışarı çıkıp kendini toplamaya çalışırken yanına ihtiyar 1 amca yaklaşmış. Ahmetin durumundan epey etkilenmiş adam. Olayı anlatmasını istemiş. Ahmette olduğu gibi anlatmış. Adam epey üzülmüş, demiş ki -Bak evladım. Seni epey sevdim. Dürüst 1 insana benziyorsun. Bak benim şurada 1 sarraf dükkanım var. Gel istersen benimle çalış. Hem para kazanırsın hem de yatmaya yerin olur. Ahmet hemen kabul etmiş ve çalışmaya başlamış. Gel vakit git vakit dükkana farklı 1 ihtiyar amca gelip gitmeye başlamış. epey iyi arkadaş olmuş Ahmetle. 1 gün bu ihtiyar amca elinde 1 kutuyla gelmiş dükkana. Bak ben 1 yere gidiyorum, şayet üç ay içerisinde dönmezsem bu kutu senindir, istediğin gibi kullan. demiş. Ahmet kutuyu almış, odasında 1 yere koymuş. üç ay mazi, 4 ay mazi, 6 ay mazi amca halen gelmemiş. Sonunda Ahmet kutuyu açmaya karar vermiş. Bakmış içinde, elmaslar, mücevherler, altınlar, 1 suru de para varmış. Ne yapacağını şaşırmış. Hemen patronuna gidip durumu anlatmış.Patronu da bundan sonra o kutunun kendisinin olduğunu istediği gibi kullanabileceğini söylemiş. 1 de öneride bulunmuş. -Bak sen bu isi iyice öğrendin. Gel sana 1 kuyumcu dükkanı açalım. gül gibi geçinip gidersin. Hemen dükkanı açmışlar. Ahmet almış başını yürümüş. konut,araba, yat, kat. Zengin olmuş kısacası. 1 gün dükkana 1 anne-kız gelmiş, kızdan hoşlanmış Ahmet. Zamanla görüşmeye başlamışlar, derken nişanlanmışlar. Düğün vakti gelmiş. Davetiyeler hazırlanırken kız valiyi de çağıralım demiş. Ahmet kabul etmemiş. Nasıl olur demiş kız. Biz bu şehrin ileri gelenlerindeniz, valiyi çağırmasak olur mu? Ahmet yine kabul etmemiş. kız ısrarla niçin böyle davrandığını sorduğunda anlatmış Ahmet. Sorunun bu biçimde çözülmeyeceğini söylemiş kız. Biz çağıralım, o yaptığından utansın demiş. Ve ona da 1 davetiye yazmışlar. Düğün günü gelmiş çatmış. Davetliler tek tek gelirken coşku içindeymiş Ahmet. Nihatın gelip gelmeyeceğini düşünüyormuş. Derken eşiyle kapıda görünmüş Nihat. Ahmet, ilk başlarda göz göze gelmemeye çalışmış. Nihat ne yana gitse öbür tarafa kaçıyormuş Ahmet. asla göz göze gelmemeye çalışıyormuş. Dayanamamış birden. Piste çıkmış, almış mikrofonu eline, başlamış anlatmaya. Zamanında benim durumum iyiyken sevgili valimiz Nihat beyle eşdeğer okulda okuyorduk. O vakitler Nihat beyin durumu bu kadar iyi değildi. Nihatı evime aldım. Yemedim yedirdim, giymedim giydirdim.Sevdiğim kızı dahi ona verdim. 1 gün benim durumum kötüleşti. Elimde avucumda ne varsa kaybettim.O kadar zor durumdaydım ki Nihata yardım istemeye gittim. fakat o beni tanımadığını söyledi, kovdurdu. Oradan çıkıp eşinin yanına gittim. fakat o kapıda benim olduğumu bildiği halde kapıyı açmadı,şok olmuştum. Dışarıya çıkıp kendime gelmeye çalıştığım anda 1 amcayla karşılaştım. Sağ olsun bana 1 iş, yatacak 1 mekan verdi. Orada çalışırken çevrem genişledi. farklı 1 amcayla tanıştım. Gel vakit git vakit o amca elinde 1 kutuyla geldi yanıma. 1 yere gideceğini üç ay içerisinde dönmezse kutunun benim olacağını söyledi,gelmedi. Kutuyu açtım. İçinde beni bugünlere getiren yüklü eşyalarla ve paralarla karsılaştım. sonraları kendime 1 kuyumcu dükkanı açtım. Orada sevgili nisanlımla tanıştım. Ve evleniyorum. Anlattıklarım yalansa yalan desin Nihat bey.demiş ve bırakmış mikrofonu. Herkes şaşkınlık içinde Nihat beye dönmüş. Acıyarak bakmışlar 1 Ahmete, 1 Nihata. Nihat 1 yanıt vermek zorunda kalmış, almış mikrofonu. başlamış anlatmaya. Evet Ahmetin söylediklerinin tamamı doğrudur. Yalan diyemem. Zamanında bana epey yardım etti, hakkını ödeyemem. Sağ olsun benim bahtiyar 1 evlilik yapmama öncülük etti. fakat eşimi zamanında sevdiğini bilmiyordum. Durumunun kötüye gittiğini, 1 gün bana geleceğini biliyordum.Hep o günü bekledim. Ve sonunda geldi. Onu kapıdan kovdurdum doğrudur. fakat niye kovdurdum, şayet ben o vakit ona yardım etseydim gururuna yediremeyecekti. Belki de 1 süre sonraları intihar edecekti. İyi 1 arkadaşımı kaybetmek istemem. Buradan çıktıktan sonraları direk eşime gideceğini biliyordum. Hemen eşime telefon açtım. Ona Ahmetin geleceğini, kapıyı açmamasını söyledim, açmadı. Derken bizim evin karşısında 1 sarraf dükkanı isleten arkadaşım var. Ona hemen telefon açtım. Bizim evden çıkan 1 adam görürse onu işe almasını yardımcı olmasını istedim. İşe aldı, yatacak mekan verdi. 1 gün babamı gönderdim ona. Can yoldaşlığı etsin diye. İyi arkadaş oldular. sonraları babama 1 kutu verdim Ahmete versin diye. O kutu babamın değildi. Benim de değildi. O zaten Ahmetindi. Ona borcumu hiçbir vakit ödeyemem. Ahmet kutuyu aldı. İyi kullandı ve bugünlere geldi.1 gün annemle kız kardeşimi gönderdim. Durumu nedir 1 denetim edin diye.Orada birbirlerini görüp aşık olmuşlar, evleniyorlar. bırakmış mikrofonu. Ahmetle beraber herkes şaşkınlık içinde kalmış. 1 an göz göze gelmişler. Derken birbirlerine sarılıp özür dilemişler.


Bu Makaleyi Derecelendir:

Toplam Oy: 1, Rating: 5/5

Yazdır | Gönder | Sitene Ekle | Geribildirim

Etiketler: öykü, hikaye


Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Profesyonel yorumcu olmak için Yorumlar.com'a üye olunuz!