Makaleler

Okurlara ve Yazarlara Adanmıştır!

Delilik Genini Boşuna Aramayın

Tarih: 17.12.2009 | Görüntülenme:
Loading


Bugüne kadar, bu tür bulgulan bildiren yayınlardan hiçbirinin doÄŸrulandığı görülmedi. 1980’li yılların başından itibaren, moleküler biyoloji ve genetik analiz alanındaki geliÅŸmeler, psikiyatrik hastalıkların incelenmesinde yeni bakış açılan sunmuÅŸtur. Aslında, patolojik süreçlerin ve belirtilen etkenlerin daha iyi anlaşılması, tedaviyle ilgili bazı ölçülere varmamızı saÄŸlayabilir. Bu yüzden birçok araÅŸtırma ekibi yeni bir araÅŸtırma alanına atılmıştır: genetik risk etkenlerinin tanımlanması.
Risk kavramı veya genetik yatkınlık, psikiyatrik hastalıkların da içine girdiÄŸi, çok etkenli hastalıklara özgüdür. Gerçekte, tek bir genin mutasyonundan kaynaklanan hastalıkların söz konusu olduÄŸu durumlarda, bir kiÅŸi hastalığa yatkın deÄŸildir: ya patolojiden sorumlu zararlı bir mutasyon taşıyordur ve hastalanacaktır ya da taşımıyordur ve hastalanmayacaktır. Buna karşılık, psikiyatrik hastalıklarda bu kadar açık bir baÄŸ yoktur. Bunlar sadece, genetik kısmı deÄŸerlendirilmeye çalışılan bazı etkenlere baÄŸlı olarak geliÅŸebilirler.
Bu, iÅŸlevsel bir deÄŸiÅŸikliÄŸe ve bunun sonucunda da küçük ya da büyük bir hastalık geliÅŸtirme riskine sebep olan genom deÄŸiÅŸimlerine baÄŸlıdır. Bu risk etkenleri nasıl tanımlanır? Her ÅŸey DNA’nın ve daha özel olarak bir kiÅŸiden diÄŸerine deÄŸiÅŸiminin analiziyle baÅŸlar. Genom haritası sayesinde, her kiÅŸi için bir çeÅŸit kimlik kartı oluÅŸturulabilir. Bunlar gerçekte, genetik belirteç olarak adlandırabileceÄŸimiz, bir kiÅŸinin karakteristik DNA deÄŸiÅŸimleridir. Nükleotitlerin tekrar sayısının aykırılığından, azot bazlı basit deÄŸiÅŸimlerden veya daha baÅŸka tanımlanabilir deÄŸiÅŸimlerden söz edilebilir. LOD (logarithm of the odds-tek sayıların logaritması) skoru istatiksel bir ölçümdür. Bu deÄŸer, önerilen varsayım (genetik baÄŸlantı) ile ters varsayım (baÄŸlantı yok) arasındaki olasılıklar iliÅŸkisinin logaritmasıdır. EÄŸer Lod skoru 3’ten fazla ise ki bu baÄŸlantının baÄŸlantısızlıktan 1000 kere daha olanaklı olduÄŸunu gösterir- tek bir gene baÄŸlı hastalıklarda genelde, genetik baÄŸlantı lehine karar verilir.
Yatkınlık veya risk etkenleri için nereye bakılması gerektiÄŸi bilinmediÄŸi için, bunların yerleri belirteçlere göre belirlenebilir. Bu yüzden, hastalık ve belirteçlerin aynı ailede nasıl bulunduÄŸu üzerinde çalışılmaktadır. EÄŸer, klinik bulgular ve birbirinden bağımsız olarak geçmediklerini kanıtlayan verili bir belirteç arasında bir bağıntı kurulabilirse, bunun genetik bir iliÅŸki olduÄŸu söylenir. Bu durumda aranan yatkınlık etkeni söz konusu iÅŸaret noktasına yakın olmalıdır. Genetik iliÅŸki analizi, istatiksel olarak yorumlanan bir skorun yardımıyla, iÅŸte bu bağıntıyı ölçer. Skor (lod skoru) kavramı, moleküler genetik kavramından çok daha eskidir. Tek bir gene baÄŸlı hastalıklarda. bu genin yerinin belirlenmesi için, 1955 yılında Newton Morton tarafından ortaya atılmıştır.
Psikiyatrik hastalıklar farklı
Bu baÅŸarıların sarhoÅŸluÄŸunda, tek bir gene baÄŸlı hastalıklar için kullanılan yöntemin, psikiyatrik hastalıklar gibi çok etkene baÄŸlı hastalıklara da uygulanabileceÄŸi sanıldı. Bu konuda biraz acele edildi, çünkü bu yöntem, risk etkeninin taşınma biçimini belirlemeyi gerektiriyordu. Oysa bu, çok etkenli hastalıklar söz konusu olduÄŸunda olanaksızdır. Ne bu etkenlerin sayısı, ne etkilerinin önemi, ne de ortaya çıkışlarındaki çevresel koÅŸullar önceden bilinmemektedir. Buna raÄŸmen, tek bir gene baÄŸlı hastalıkların paradigması, dogmatik bir biçimde kendini da-yatmaya devam etmiÅŸtir. Ağır ve pahalıya mal olan birçok çalışma yorumlanamayacak sonuçlarla son bulmuÅŸtur.
EÄŸer çok etkenli hastalıkların incelenmesi için yapılan baÄŸlantı analizi geçerliliÄŸini korursa, bu analiz benimsenmelidir. Kullanılan analiz yöntemlerinde artık, taşınma biçiminin bilinmesine gerek kalmamıştır. Çok çeÅŸitli yöntemler geliÅŸtirilmiÅŸtir ve bunlardan bazıları lod skorunu kullanmaktadır. Ancak kullanılan araç ne olursa olsun, belli bir hata payı dahilinde bir baÄŸlantının (veya baÄŸlantısızlığın) olduÄŸu sonucuna varmak için, her zaman istatistiksel bir yöntem kullanılır. Buna karşın, yatkınlık etkeni ve belirteç arasındaki uzaklık deÄŸerlendirmesi artık yoktur sadece baÄŸlantı test edilir.
Bütün bu yöntemler özünde zor bir problemle karşı karşıya kalır: Yanlış bir yargıya vararak bir yatkınlık etkeninin varlığına karar verme riski (olumlu hata) ile var olan bir etkenin tespit edilememesi (olumsuz hata) arasında bir uzlaÅŸma nok ciddi çılgınlıklara varan geniÅŸ bir klinik alanı ktası bulmak. Olumlu hata riski, gerçekleÅŸtirilen test sayısıyla ve dolayısıyla baÄŸlantının test edildiÄŸi belirteç sayısıyla arttığı için, genom üzerine yapılan her sistematik araÅŸtırmada bulunur. Psikiyatrik hastalıklar söz konusu olduÄŸunda bu zorluk artar; çünkü testlerin sayısı çoÄŸalmıştır. Gerçekte bu hastalıkların, hafif bunalımlardan çovardır. 0 halde, aynı genetik determinizmden yola çıkan bir sınıflandırma yapmak özellikle zordur. Bu hastalıklar üzerinde çalışan araÅŸtırma ekiplerinin sayısı çok önemli hale gelmiÅŸtir. Ve bu ekipler testlerin sayısını on katına çıkarmak için çalışmaktadır.



Makaleyi Derecelendirin:

Toplam oy: 2, Oran: 3/5

Yazdır | Gönder | Yayınla | Yazara Geribildirim | Etiketler

    • Son Bilim Makaleleri
    • Ahmet Polat'dan Makaleler
  • Sudaki Mucize
    Yazar: İbrahim Akın | Tarih: 26.11.2009
    Güneş sisteminde bulunan gök cisimlerinin hiçbirinde yaşamın temel kaynağı olan su bulunmaz. Oysa yeryüzünün dörtte üçü sularla kaplıdır. İnsanlar, suyun varlığına o kadar alış...
  • Dünya Dışı YaÅŸam Mümkün Müdür?
    Yazar: Mehmetcan | Tarih: 26.10.2009
    Dünya dışı yaşam mümkün müdür?...
  • Delilik Genini BoÅŸuna Aramayın
    Yazar: Ahmet Polat | Tarih: 17.12.2009
    Bugüne kadar, bu tür bulgulan bildiren yayınlardan hiçbirinin doÄŸrulandığı görülmedi. 1980’li yılların başından itibaren, moleküler biyoloji ve genetik a...
  • Akraba Evlilikleri
    Yazar: Ahmet Polat | Tarih: 17.12.2009
    Kalıtımın taşıyıcısı genlerdir. Bizler nesiller öncesinden gelen atalarımızın  bize hediye ettiÄŸi genetik kalıtımla yaÅŸama baÅŸlamaktayız.  Vücudumuzun büy&uum...
  • Aşılar
    Yazar: Ahmet Polat | Tarih: 17.12.2009
    Böylece vücudun,hazırlıklı olduÄŸu hastalık etkenlerinden biriyle karşılaÅŸtığında, önceden, oluÅŸmuÅŸ antikorlar sayesinde bu maddelerle savaÅŸması kolaylaşır. AÅžILARIN BÄ...
  • Aminoasitler
    Yazar: Ahmet Polat | Tarih: 17.12.2009
    Yani amino asitler uzun zincirler oluÅŸturarak proteinleri, proteinlerde kompleks bir ÅŸekilde organize olarak hücreyi meydana getirir. Tabii karmaşık bir yapıya sahip olan hücre yanlızc...
  • Besin Enfeksiyonları
    Yazar: Ahmet Polat | Tarih: 17.12.2009
    BozulmuÅŸ besinlerin tüketimi ile oluÅŸan bu hastalık haline genel olarak besin zehirlenmesi adı verebiliriz. Bu mikroorganizmalar doÄŸada bakteri, virüs ya da mantar formlarında ç...
  • Diyabet
    Yazar: Ahmet Polat | Tarih: 17.12.2009
    Belirtiler;İnatçı hiperglisemi neredeyse ÅŸeker hastalığı ile ilgili sizi uyarabilecek tüm belirtilere sebep olur.Bu belirtiler: Sık sık idrara çıkma Aşırı susama Bula...
  • Saglikli Beslenme Ve Diyet
    Yazar: Ahmet Polat | Tarih: 17.12.2009
    Hayvansal gıda maddeleri dışarda yerken olsun, annelerimizinmutfağında olsun, seçeneklerimiz arasında önemli yer tutar. Peki ama, hayvansal besinler nedir, özellikleri nelerdir?...
  • Babalık Tayini
    Yazar: Ahmet Polat | Tarih: 17.12.2009
    DNA kimlik testi bilinen kimlik tespiti yöntemleri arasında ayırım gücü en yüksek olanıdır. DNA kimlik testi yaygın olarak nesep ya da babalık tayininde ve Adli Tıp’t...
  • DNAnın Öyküsü
    Yazar: Ahmet Polat | Tarih: 17.12.2009
    Bu baÅŸarı 1962 yılında Nobel ödülü ile deÄŸerlendirilmiÅŸ, proteinlerle birlikte kromozomları oluÅŸturan, nesilden nesile kalıtlanan bu dinamik molekülün açıklan...
  • DNAnın Replikasyonu Duplikasyonu
    Yazar: Ahmet Polat | Tarih: 17.12.2009
    DNA'nın kendini eÅŸlemesinde üç farklı replikasyon teorisi öne sürülmüÅŸtür. Bunlar;Konservatif,Semikonservatif ve Dispersif replikasyon teorileridir.Konservatif...
  • DNA Replikasyon Mekanizması
    Yazar: Ahmet Polat | Tarih: 16.12.2009
    3.)Hidrojen baÄŸlarının kopmasıyla, kalıp olarak görev yapabilecek duruma gelen ipliklere, primozom kompleksi baÄŸlanır.bu kompleks replikasyonun baÅŸlangıç noktasnı bulur ve primaz...
  • Genetik Kopyalama
    Yazar: Ahmet Polat | Tarih: 16.12.2009
    Hücre, çevresi ile iliÅŸkisini hücre zarı vasıtasıyla saÄŸlar. Hücreler; doÄŸrudan temas, salgıladıkları kimyasal maddeler (hormonlar,enzimler) ya da elektriksel impulslar ...
  • Genetik Tarihi
    Yazar: Ahmet Polat | Tarih: 16.12.2009
    1- MENDEL'DEN ÖNCEKİ DEVİR 1828 Tradescantinia (Telgraf çiçeÄŸi) hücresinde nükleusun görülmesi (Robert Broun)1839 hücre teorisinin bulunması: Canlı org...
  • Hipnoz
    Yazar: Ahmet Polat | Tarih: 16.12.2009
    Söz gelimi tüm fobileri ilaçla tedavi edebilmek mümkün deÄŸildir. Belki uzun zaman alan psikoterapi seansları ile fobiler önlenebilir fakat hipnoterapi ile çok ...
  • Hipotalamus
    Yazar: Ahmet Polat | Tarih: 16.12.2009
    Bu hücrelerin salgıladıkları hormonlara genel adıyla " Nörohormonlar " adı verilir. ÖzelleÅŸmiÅŸ bu hücreler kendi aralarında gruplara ayrılırlar. Öyle ki sa...
  • Bağışıklık (immun Sistem) YetersizliÄŸi
    Yazar: Ahmet Polat | Tarih: 16.12.2009
    Her sistem bağımsız olarak yada bağışıklık sistemlerinden biri veya birkaçıyla birlikte davranabilir. Bağışıklık yetersizliÄŸi doÄŸumsal (X genine baÄŸlı antikor yoklugu), edinse...
  • Mayoz Bölünme
    Yazar: Ahmet Polat | Tarih: 16.12.2009
    Mayoz bölünmede hücre kromozom sayısını bir defa arttırdıktan sonra iki defa bölünme geçirir. Bunlar mayoz I ve mayoz II olarak adlandırılır ÅŸimdi bunları ayr...
  • Mitoz Bölünme
    Yazar: Ahmet Polat | Tarih: 16.12.2009
    Ayrıca hücre büyüdükçe sitoplazma / çekirdek oranı büyüyeceÄŸinden, çekirdeÄŸin etki alanı küçülecektir.Bu durum hücre i&cce...

Yorumlar (0)
Yorum Gönderin
Profesyonel bir yorumcu olmak için yorumlar.com'a üye olunuz.



Makaleler.comKullanım KoşullarıGizlilik PolitikasıEditör Yönergeleriİletişim