Makaleler

Okurlara ve Yazarlara Adanmıştır!

Bir sevi Hikayesi

Tarih: 08.09.2008 | Görüntülenme:
Loading


BİR AŞK HİKAYESİ

Üniversiteli delikanlı Kolejli kıza 1 voleybol maçında rastladı. mektep salonundaydı Tribünsüz,minik 1 salon. Seyircilerle, oyuncular arasında, sahanın çizgisi vardı yalnızca. O kadar yakındılar delikanlı, bu tatlı, bu güzel, bu dünyalar şirini kızı ilk kez görüyordu takımda Hoşlandığını fena halde hoşlandığını hissetti. Az sonraları 1 şeyi daha hissetti. Kız servis atarken hemen önünden geçti. Göz göze geldiler kız gülümsedi.
Delikanlı, epey popülerdi o yıllarda kız onu tanımış olmalıydı. Kim bilir, belki kız da ondan hoşlanmıştı. Belki de delikanlı öyle olmasını istediği için ona öyle gelmişti. Set değişip, takım karşıya gidince, delikanlı yerini değiştirdi, o da karşıya gitti. Üçüncü sette tekrara eski yerine döndü. Kızla gidiş gelişleri fark etmişti galiba. 1 kez daha gülümsedi. Manidar anladım der gibi 1 gülümseyişti bu. Delikanlı o hafta boyu hep bu dünyalar şirini kızı düşündü. Pazar gün, sabahın köründe kalktı, erkenden oynanacak maçı, ne maçı canım dünyalar şirini kızı görmek için Delikanlı bundan sonra kızın hiçbir maçını kaçırmıyordu. Dahası Ankara kolejinin bütün dağılış saatinde, mektep civarında oluyordu, onu 1 defa daha görmek için Karşılaştıklarında, hafif epey hafif 1 gülümseme, epey minik 1 baş eğmesi birlikte selamlaşır olmuşlardı 1 defasında, yaptığına sonraları kendisi de günlerce güldü O gün gene tesadüfmüş gibi, mektep dağılımı kızın karşısına çıkmış, gülümseyerek selamlamış, sonraları arka sokaklara dalıp, yıldırım gibi koşarak, 1 blok ötede gene karşısına çıkmıştı Kız bu kez, iyice gülmüştü. Karşısında, sözü ona ağır ağır yürüyen, fakat nefes nefese delikanlıyı görünce. Delikanlı, voleybol takımının kaptanını iyi tanıyordu. Arkadaştılar. Sonunda her cesaretini topladı, kaptana açıldı. O kızdan fena halde hoşlanıyordu. Galiba kız da ona karşı boş değildi 1 yerde, 1 biçimde tanışmaları gerekiyordu. O vakitler, bu işler böyle oluyordu sebebi. Kaptan tabi dedi. Bu hafta sonu güzel 1 konser var. Biz onunla gitmeye karar vermiştik zaten. Sen de gel. Hem konseri ile izleriz, hem de tanışırsınız. mutluluk işte bu olmalı diye düşündü delikanlı Mutluluk işte bu Ve konser gününe kadar geceleri asla uyuyamadı. Konser günü de asla fakat asla unutmadı. O ne heyecandı öyle. Konserin verildiği sinemanın kapısında tanıştılar. El sıkıştılar. O güzel ele dokunduğu hatıra da asla unutmadı delikanlı . kaptan, salona girdiklerinde, ustaca 1 manevra daha yaptı. Delikanlı birlikte dünyalar şirini kız yan yana düştüler. İnanamıyordu delikanlı. Onunla nihayet yan yana oturduğuna, onun sıcaklığını hissettiğine, onun nefesini duyduğuna inanamıyordu. Biraz önce tanışırken tuttuğu el, 1 karış ötesinde öylesine duruyor, delikanlı, sahnede dünyanın en romantik şarkısı söylenirken o an dünyanın her şarkıları dünyanın en romantik şarkısıydı ya- o eli tutmak için öylesine büyük 1 dilek duyuyordu ki içinde. fakat uzatamıyordu elini işte. bütün şey böyle iyi giderken, hatalı 1 hareketle, onu ürkütebileceğinden, incitebileceğinden öylesini korkuyordu ki. Sonunda dayanamadı, sanki kolu uyuşmuş gibi uzandı. Kolunu kızın koltuğunun arkasına koydu. Kızın omuzuna değil koltuğun üzerine sonraları kız arkaya yaslandı. Birkaç saç teli, delikanlının elinin üzerine dokundu. Kalbi yerinden fırlayacak gibi atıyordu genç adamın. Dünyalar şirini kızın saçları eline dokunuyordu sebebi. Konserden çıkarken, kız şakalaştı. Sizi bütün maçımızda görüyoruz, alıştık neredeyse. Yarın Adanada maçımız var. Gözlerimiz sizi arayacak Hayır, aramayacaktı. Delikanlı o anda kararını vermişti sebebi. Cebinde onu otobüsle Adanaya götürüp getirecek, üstelik öğle yemeğinde 1 de Adana kebap yedirecek kadar para vardı. Gece yarısı kalkan otobüse bindi. Sabah erkenden Adanaya indi. Maç saatine kadar başı boş dolaştı. Salona erkenden girdi, en son sıraya bütün servis köşesine en yakın yere oturdu. Takımlar sahaya çıkarken, salondaki en heyecanlı seyirci oydu. Maç filan değildi sebep tabii. İlk sette kız farkında dahi değildi onun. Nereden olsun ki. İkinci sette öbür tarafa gittiler Döndüklerinde, üçüncü sette kız fark etti delikanlıyı. Yüzünde epey fakat epey şaşkın 1 ifade, biraz mutluluk, biraz da gurur vardı sanki.

Ankaranın hele hele kolejde epey popüler bu delikanlısının onun için ta oralara geldiğini bilmenin gururu. Maç bitti. Kız soyunma odasına, delikanlı garaja gitti. Tek sözcük konuşmadan. Konuşmaya gelmemişti ki. Kız keşke orada olsaydın demişti. O da olmuştu işte. tamamı o. Ona o kadar epey şey söylemek istiyordu ki aslında. 1 gün üniversite kantininde gazete okurken, iç sayfalarda 1 şiire rastladı. Daha doğrusu 1 şiirden alınmış 1 dörtlüğe. Söylemek istediği bütün şey bu dört satırda vardı sanki. Bembeyaz 1 kata yazdı o dört satırı. Öğleden sonrayı zor etti, kolejin önüne gitmek sebebiyle. Kızın karşıdan geldiğini gördü. Koşarak yanına gitti. Bu sana diye kartı eline tutuşturdu ve kayboldu ortadan. Kız, Necip Fazılın dört satırını okurken

Ne sayrı beklerdi sabahı

Ve ne genç ölüyü mezar

Ne de şeytan 1 günahı

Seni beklediğim kadar!

Ertesi gün öğleden sonraları, tanım edilemez coşkular içinde kolejin önündeydi genç. kız karşıdan geliyordu. Bu kez yanında arkadaşları yoktu. Yalnızdı. Yaklaştığında işaret etti delikanlıya. Gözlerine inanamadı genç adam. Onu yanına mı çağırıyordu yoksa. Evet, çağırıyordu işte. Kalbinin duracağını sandı yaklaşırken. Sana 1 şeyler söylemek istiyorum dedi kız. O da heyecanlıydı, belli. Bak iyi dinle. Dünkü satırlar için epey teşekkürler. Herhalde hissettin, ben de senden hoşlanıyorum. fakat senden evvel tanıdığım birisi daha var. Ondanda hoşlanıyorum ve henüz karar veremedim, hanginizden daha epey hoşlandığıma. Ve de şu anda, onu terketmem için 1 sebep yok. O vakit karar verdiğinde ve de şayet seçtiğin ben olursam, hayatında farklı kimse olmazsa, ara beni dedi, delikanlı ikiletmeden. Ayrıldı kızın yanından 1 daha voleybol maçına gitmeden, 1 daha mektep yolunda önüne çıkmadan. 1 daha onu asla görmeden. Yıllarca sonraları Leventin söyleyeceği şarkıda ki Sezenin sözlerini o o vakit biliyordu sanki. sevi onurlu olmalıydı. Günlerce, haftalarca, aylarca bekledi. Tıpkı, kıza verdiği o dörtlükteki gibi bekledi. Hastanın sabahı, şeytanın günahı beklediği gibi bekledi. Heyecanlı bekledi. Hırsla arzuyla bekledi. Umutla umutsuzlukla bekledi. arasıra öfkeyle bekledi. 1 gün 1 şiir antolojisinde şiirin tamamını buldu. İki dörtlüktü şiir. İlki kıza verdiği. 1 ikinci dörtlük daha vardı o kadar. O dörtlüğü de 1 kartın arkasına dikkatle yazdı. Cebine koydu. Bekleyiş sürüyor, sürüyordu. mektepler kapandı, açıldı. Aylar, aylar geçti. 1 gün delikanlı kızı aniden karşısında gördü. Günlerdir seni arıyorumdedi. Günlerdir seni arıyorum. İşte sana haber. bundan sonra hayatımda asla kimse yok! Yaa dedi delikanlı. Yaa dedi yalnızca. Kalbi heyecandan ölesiye çarparken, aylardır ölesiye beklediği an gelip çatmışken, ağzından yalnızca bu ses çıkmıştı. Yaaaa! Cebinde bundan sonra iyice eskimiş kartı uzattı kıza. Sana 1 şiirin ilk dörtlüğünü vermiştim ya 1 gün dedi Bu da sonu onun sonraları yürüdü gitti, arkasına dahi bakmadan

Kız ikinci dörtlüğü oracıkta okurken

Geçti istemem gelmeni

Yokluğunda buldum seni.

Bırak vehmimde gölgeni

Gelme bundan sonra neye fayda!

Aradan seneler, epey fakat epey uzun seneler geçti. Delikanlı bugün halen düşünüyor. O uzun, epey uzun bekleyiş mi öldürmüştü aşkını? Ya da beklerken, ölesiye beklerken hayalinde öylesine 1 sevgili yaratmıştı ki, bundan sonra yaşayan asla kimse bu hayali dolduramazdı. O sevgilinin kendisi dahi. hayalindekini canlı tutmak için mi, canlısını silmişti yani? Ya da. Ya da. 1 şiirin romantizmine mi kapılmış, 1 delikanlılık jesti uğruna, mutluluğunun üzerinden öylece yürüyüp gitmiş, acaba? Delikanlı bu soruların yanıtını bugün halen bilmiyor.

Hıncal ULUÇ


Makaleyi Derecelendirin:

Toplam oy: 1, Oran: 4/5

Yazdır | Gönder | Yayınla | Yazara Geribildirim | Etiketler

    • Son Eğlence ve Yaşam Makaleleri
    • Ahmet Polat'dan Makaleler
  • Yüksek Motivasyon Düzeyi İçin Üç Anahtar
    Yazar: Mehmet KÖSE | Tarih: 19.04.2009
    “Motive olamıyorum” lafı insanlardan düzenli olarak duyduğum bir şey. Onlardan bu kelimeleri duyduğumda, bunun altında yatan bir neden olduğunu bilirim. Kullanılmayan 3 prensip vardır.E...
  • Motivasyon – Hızın Önemi
    Yazar: Mehmet KÖSE | Tarih: 19.04.2009
    Motive olmaya çalışırken, savaşın yarısı başlayarak kazanılmış demektir. Geri kalan yarısının büyük kısmıysa devam etmekle kazanılır.Eğer istediğiniz şeye karşı yüksek bir i...
  • İstek Gücü Neden Bende İşe Yaramıyor?
    Yazar: Mehmet KÖSE | Tarih: 19.04.2009
    Bilinçli zihninizin beyninizin sadece 1/6’sını oluşturduğunu, geri kalan 5/6’nın ise bilinçaltından müteşekkil olduğunu biliyor muydunuz? Pazartesi gününün hayatımız değiştirmek ...
  • Bulunduğunuz Yeri Sevmeniz İçin 7 Tavsiye
    Yazar: Mehmet KÖSE | Tarih: 19.04.2009
    “Dün geçmiştir, yarın gelecektir, bugün ise bir hediyedir” – Bill KeaneBugün, hepimizin aldığı güzelce paketlenmiş bir hediyedir. Yeni bir gün için heyecanlanmalıyız ve sıklıkla...
  • Benim Motivasyonum Ne?
    Yazar: Mehmet KÖSE | Tarih: 19.04.2009
    Kendinizi motive olmuş hissetmek bazen zor bir uğraş olabilir. Bazen kendinizi ayağa kalkıp devam etmek için gereken ve hayallerinizin peşinden koşmanızı sağlayan şeyden yoksun hissedersin...
  • Aktif Bir Şekilde Kadın Aramak mı, Doğal Yoldan Kadınları Etkilemek mi?
    Yazar: Mehmet KÖSE | Tarih: 05.03.2009
    Mesele kadın bulmak olunca, bunun temelde iki yolu vardır, birincisi amacı kadınlarla tanışmaktan başka bir şey olmayan birçok yolu deneyerek kadın aramaktır ki; bunun bazı örnekleri inte...
  • Kıskançlık ve ben yada sadece kıskançlık
    Yazar: Emre | Tarih: 13.01.2009
    Hala bile hangi organdan geldiği bile bilinmeyen, adını kim nasıl veya neye göre koyduğu belirsiz bir duygudur kıskançlık… Hiç düşündük mü kıskançlığın niye var olduğunu ya da b...
  • El Fenerleri İçin Eğlenceli Kullanımlar
    Yazar: Mehmet KÖSE | Tarih: 19.11.2008
    El fenerleri geç yatmaların, arka bahçe kamplarının ve gece kır yürüyüşlerinin vazgeçilmez bir parçasıdır. El fenerinin bilinen güvenlik kullanımlarının yanı sıra, saatler boyunca ...
  • Rio Karnavalı’nın Tarihçesi
    Yazar: Mehmet KÖSE | Tarih: 26.10.2008
    Rio Karnavalı’nın tarihteki kayıtları 1723’ü gösteriyor. Portekiz adalarından ve Cabo Verde, Acores, Madeira’dan hakemler Entrudo’yu tanıttılar. Fikir genel olarak herkesin sırılsı...
  • Dizi Enflasyonu
    Yazar: Ali Akdeniz | Tarih: 15.09.2008
    Malumunuz onlarca televizyon kanalımız ve bu kanallarda yayınlanan yüzlerce yerli dizimiz var.Toplumun her kesiminden insan için farklı konularda senaryoya dökülüp yayınlanan diziler artık ...
  • Yabancı Sermaye Nedir?
    Yazar: Ahmet Polat | Tarih: 08.09.2008
    Yabancı sermaye kısa anlamıyla; 1 ülkeden farklı 1 ülkeye yapılan sermaye aktarma işlemidir. Yabancı sermaye ülkelere resmi sermaye akımı ve hususi sermaye akımı bi şekilde 2 biçimde ...
  • Dünyanın İlk Güzellik Yarışması
    Yazar: Ahmet Polat | Tarih: 08.09.2008
    Günümüzden dört 1000 sene önceye gidelim.Dünyanın ilk güzellik yarışmasının ve Troya savaşının arifesindeyiz.Ve en büyük şiirine İlyada ya sahne olacak o günün Anadolusuna düş g...
  • Albrecht Durer
    Yazar: Ahmet Polat | Tarih: 08.09.2008
    Albrecht Durer 1471-1528 yılları arasında yaşamış 1 ressam.18 çocuklu 1 ailenin resimle ilgilenen iki erkek çocuğundan biri. İki kardeşin de resme karşı olağanüstü 1 ilgileri ve yetene...
  • İnsan Hakları
    Yazar: Ahmet Polat | Tarih: 08.09.2008
    İNSAN HAKLARI İnsan hakları bireylerin salt insan olmakla kazandıkları haklardır. İnsanların insan bi şekilde taşıdıkları değerin sömürü baskı, kıyım ve bütün çeşit lü ...
  • Dostluğun Öyküsü
    Yazar: Ahmet Polat | Tarih: 08.09.2008
    Ahmet ve Nihat adında 2 arkadaş varmış. eşdeğer okulda okuyorlarmış. Ahmet İstanbulda yaşayan, evi, arabası yeterince parası olan biriymiş. Nihat memleketten İstanbula gelmiş zor koşul...
  • Cırcır Böceği
    Yazar: Ahmet Polat | Tarih: 08.09.2008
    Genç 1 çiftçi hayatında ilk kez New Yorka gitmişti. Gökdelenlerin yüksekliği ve insanların çokluğundan şaşkına dönmüştü. Kalabalık 1 bulvarda yürürken, kulağına aşina 1 cırcı...
  • Bir Profesörün Mezun Edeceği Talebelerine Verdiği Son Ders
    Yazar: Ahmet Polat | Tarih: 08.09.2008
    Bilgisayar Mühendisi Arkadaş, İnşallah iyi 1 donanımcı ya da iyi 1 programcı ya da iyi 1 networkçu ya da iyi 1 sistem administratorü olacaksın. ancak şu önemli meseleleri sakın aklından ...
  • Uzun Atlama
    Yazar: Ahmet Polat | Tarih: 08.09.2008
    (Tek Adım Atlama)Uzun atlama (Tek adım atlama) : Tek sıçrayışta en ırak mesafeye ulaşmaya dayanan pist ve alan sporudur. Olimpiyat yarışmalarında mekan alan uzun atlama, 1896 yılından gü...
  • Bir sevi Hikayesi
    Yazar: Ahmet Polat | Tarih: 08.09.2008
    BİR AŞK HİKAYESİÜniversiteli delikanlı Kolejli kıza 1 voleybol maçında rastladı. mektep salonundaydı Tribünsüz,minik 1 salon. Seyircilerle, oyuncular arasında, sahanın çizgisi vardı y...
  • Eşitlik
    Yazar: Ahmet Polat | Tarih: 08.09.2008
    Eşitlik ilkesi, 1982 Anayasasının 10uncu maddesinde şu biçimde ifadesini bulmuştur: Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, politik fikir, felsefi iman, din, mezhep, ve benzeri sebeplerle ayırım g...

Yorumlar (0)
Yorum Gönderin
Profesyonel bir yorumcu olmak için yorumlar.com'a üye olunuz.



Makaleler.comKullanım KoşullarıGizlilik PolitikasıEditör Yönergeleriİletişim